| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 123 |
| Tarih: | 08.08.2026 |
YENİ PARTİ GRUBU ADINA MURAT ÇAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, günümüz Türkiyesinde bazı kapılar vardır, halkın yüzüne kapanır ama bazı tanıdıklar için açılır; bazı telefonlar vardır, bir vatandaş aradığında çalmaz ama bir soyadı, bir yakınlık, bir ilişki devreye girdiğinde bütün mekanizmalar harekete geçer. Konuştuğumuz mesele tam da budur. Bir valinin doğrudan altında çalışan personele devleti aparat olarak kullandırarak kendisinin, ailesinin püsürlü işlerini, hukuksuz işlerini devlet imkânlarıyla hallettirmesidir. O yüzden, devletin kapılarının kimlere açıldığı, devletin gücünün kimler tarafından ne işler için kullanıldığının tartışmasını yapıyoruz. Gülistan Doku cinayeti ve soruşturması tam da bu işin merkezindedir. Devleti getirdiğiniz yirmi dört yılın sonucunda devletin hâlinin ne hâlde olduğunun göstergesidir. Soruşturma dosyasında ortaya saçılan her yeni bilgi tek bir gerçeğe işaret ediyor. Bu ülkede bazıları için hukuk ağır işler, bazıları içinse keyfî olarak işler. Devlet bazıları için anadır, bazıları için koruma kalkanıdır çünkü kamu otoritesi artık tarafsız bir terazinin değil ilişkiler ağının gölgesindedir. AKP iktidarı, yıllar içinde devleti bir aygıt, bir mekanizma olmaktan çıkarıp bağlantılar sistemine ya da kurumları aparat hâline getirmeye başlamıştır. Mülki idare amirleri, üst düzey kolluk yöneticileri ve bürokratlar, millet adına kullandıkları yetkiyi, kimi zaman bir yakınını korumak, kimi zaman bir dosyayı yönlendirmek, kimi zaman da bir gerçeği örtmek için kullanır hâle geldi. "Hukuk devleti gitti, yerine parti devleti geldi." diye eleştiriyorduk, şimdi görüyoruz ki en yukarıdan illere kadar şahsım devleti gelmiş. Devlet adabı gitti, yerine devleti şahsi çıkarları, kişisel menfaatleri için kullananlar gelmiş. Liyakatin yerini sadakat, hukukun yerini talimat alırsa işte varacağınız nokta tam da burasıdır. Gülistan Doku'nun akıbeti karanlıkta bırakılırken aslında karartılmak istenen şey, sadece bir suç değil, topyekûn bir sistem ayıbıdır. Bu araştırma önergesi bu yüzden bir prosedür değil, bir eşiktir aslında. Duvarında "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." yazan bu Meclis kamu gücünün kimlerin çıkarına kullanıldığını sorgulayacak güçtedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
MURAT ÇAN (Devamla) - Şahsım devleti düzeni kabul edilemezdir.
Değerli milletvekilleri, duruşumuz net olmalıdır. Devlet, birilerinin ailesine tahsis edilmiş bir imkân değildir. Devlet, milletin ortak iradesidir, o iradeyi nepotizme teslim eden anlayış sadece bugünü değil, bu ülkenin yarınını da çürütmektedir. Bu değerlendirmelerimiz ışığında araştırma önergesini desteklediğimizi bir kez daha belirtiyoruz ama "Devlet benim ben." diyen anlayıştan, "şahsım devleti" anlayışından bir an önce kurtulunmalıdır, arınılmalıdır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum, teşekkürler. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)