GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:123
Tarih:08.08.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün verdiğimiz araştırma önergesi, tek bir olayın, tek bir kamu görevlisinin ya da tek bir valinin araştırılması için verilmiş bir önerge değildir. Biz daha temel bir sorunun cevabını arıyoruz: Devlet, daha doğrusu, devlete hükûmet eden iktidar, kendisine emanet edilen kamu gücünün bazı yetki sahipleri tarafından kişisel nüfuza dönüşmesini önleyebiliyor mu? Çünkü hukuk devletinde mesele yalnızca suç işlenip işlenmediği değildir. Asıl mesele, makamdan doğan gücün bir kişiyi denetlenemez hâle getirip getirmediğidir. Bir vali, bir emniyet müdürü, üst düzey bir bürokrat ya da bir bakan, yetkisini, hiyerarşik gücünü, kamu kaynaklarını ya da kurduğu kişisel ilişkileri, ailevi veya üçüncü kişilerin menfaati için kullanmaya kalkarsa devlet bunu ne zaman fark eder? Gülistan Doku dosyası ve Kahramanmaraş okul saldırısı yakın zamanın çarpıcı iki örneği. Gülistan Doku dosyası tam da bu nedenle hepimize çok ağır sorular sorduruyor. Gülistan Doku 5 Ocak 2020'den beri kayıp. Aradan altı yılı aşkın süre geçtikten sonra dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturmada tutuklama kararı verildi. Elbette ortada henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet . hükmü yok. Biz de burada hiç kimse hakkında hüküm vermiyoruz ancak şunu sormak zorundayız: Eğer kamu gücünün kötüye kullanıldığına dair emareler varsa devlet bunları neden zamanında, daha doğrusu bu kadar uzun sürede göremedi? Suç şüphesi ortaya çıktıktan altı yıl sonra mı fark edilmeliydi yoksa daha ilk işaretlerde mi? Denetim gerçekten güçlü olsaydı, şikâyet mekanizmaları hiyerarşiden yeterince bağımsız işleyebilseydi, kamu görevlileri üstleri hakkında korkmadan ihbarda bulunabilseydi bu meselelerin ortaya çıkması için yıllarca beklemek gerekir miydi? Bu soruların ardından akla gelen daha neler var da duymuyoruz, bilmiyoruz olmalı mıydı?

Anayasa’nın 137'nci maddesi konusu suç teşkil eden emrin hiçbir surette yerine getirilemeyeceğini söylüyor fakat hukukun kâğıt üstünde yazılı olması yetmez, yetmiyor, o emre "hayır" diyebilecek kamu görevlisini de korumak gerekiyor. Bir polis amiri hakkında şikâyeti yine aynı hiyerarşinin içine bırakıyorsanız, bir bürokrat üstünü ihbar ettiğinde tayininden ve terfisinden endişe ediyorsa sistemin kendisini sorgulamak zorundayız. Üstelik bunu yalnız biz söylemiyoruz GRECO'nun Türkiye değerlendirmesinde polis ve jandarmanın siyasi ve idari makamlar karşısında operasyonel bağımsızlığının güçlendirilmesi, çıkar çatışmalarının kayıt altına alınması, üst düzey atamalarda şeffaflığın artırılması, usulsüzlük bildiren personelin korunması ve kolluk hakkında gerçekten bağımsız bir dış şikâyet mekanizması oluşturulması tavsiye ediliyor. Dünyada bunun iyi örnekleri de mevcut. Fransa'da bağımsız bir yapı üst düzey kamu görevlilerinin mal varlığı ve menfaat bildirimlerini denetliyor. Çıkar çatışmasını suç ortaya çıktıktan sonra değil, daha oluşmadan önlemeye çalışıyor. Kanada'da bakanları da kapsayan, çıkar çatışması rejimini parlamentoya karşı sorumlu, bağımsız bir etik komiseri denetliyor. İngiltere'de yine benzer bir yapı, polis teşkilatının en üst kademeleri hakkındaki ciddi iddiaları kurum dışında denetleyebiliyor ama mesele kurumların varlığı da değil aslında çünkü Türkiye'de kurumlarımız var, Etik Kurulumuz var, Mülkiye Teftiş Kurulumuz var, Kolluk Gözetim Komisyonumuz da var. Gerektiğinde en güçlü makamın karşısında dahi çalışıp çalışamadıkları önemli çünkü kamu gücü bir imtiyaz değildir değerli milletvekilleri, bir emanettir. O emaneti kullanan herkes şunu bilmeli: Makamı ne kadar yüksek olursa olsun denetimin dışında değildir hiç kimse.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Ve hiçbir anne, hiçbir aile "Acaba karşımdaki kişinin makamı adaletten daha mı güçlü?" diye düşünmek zorunda kalmamalı. Biz bu araştırma önergesini tam da bunun için veriyoruz. Devletin gücünü zayıflatmak için değil, aksine daha artırmak, o gücün hukuk içinde kalmasını sağlayarak devletimize duyulan güveni güçlendirmek için veriyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)