| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 123 |
| Tarih: | 08.08.2026 |
MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; öncelikle sizleri saygıyla selamlıyorum.
Tabii, İstanbul'un Sarıyer ilçesi buradan bakıldığında, işte, Boğaz'ın incisi, Boğaz'ın çok önemli bir ilçesi diye görülür fakat ön görünüm Sarıyer'in arkasında neler yaşandığı tam olarak bilinmez. 350 bin nüfusu var, 177 kilometrekarelik bir ilçeden bahsediyoruz. Dikkat buyurun; 350 bin nüfus. 350 bin nüfusun yüzde 70'i imar ve tapu problemleriyle boğuşuyor ve Sarıyer denildiğinde sadece şimdi biz Sarıyer'deki Boğaz'ın güzellikleriyle maalesef bu Sarıyer'i değerlendirmek durumunda kalıyoruz. Artık Sarıyer'de imar ve tapu problemi denildiğinde çaresizliğin karakter olduğu bir noktaya geldiğini de ifade etmem gerekir. Peki, bu sorunlar neler? Bu sorunları sizlerin dikkatine sunmak istiyorum. Tapu tahsis belgeleri problemleri var. Hazine arazileri, belediye mülkiyeti, özel mülkiyet, hisseli parseller nedeniyle yıllardır çözülemeyen hak sahipliği sorunları var. İzaleişüyu davaları mahalle dokusunu ve barınma güvenliğini iyice tehdit ediyor. Mesela, Maden Mahallesi diye bir mahallemiz var, orada 912, 913, 914 numaralı adalar bu sorunun en somut örnekleri olarak şu anda Sarıyer'de de yakından takip ediliyor. Ecrimisil ödeyen vatandaşlarımızın uzun yıllara dayanan kullanımı kalıcı ve adil bir statüye dönüştürülemiyor. Kâzım Karabekir, Pınar, Ferahevler, Reşitpaşa, Fatih Sultan Mehmet, Rumeli Hisarı, Kocataş, Derbent, Çamlıtepe ve Sarıdağ, Baltalimanı, Emirgan, Çayırbaşı, Poligon. Bütün bu mahalleleri niye zikrettim biliyor musunuz? Yüzde 70 imar ve tapu problemlerinin bu kadar mahallede nasıl tartışıldığını bilin ve bir çözüm programına ihtiyaç olduğunu ifade etmek adına zikrettim. Boğaziçi'nin tarihî ve doğal dokusunu korumak yani öngörünümü korumak elbette hepimizin görevi ancak bunu koruyorum derken orada, riskli yapılarda yaşam mücadelesi veren insanların o dertlerini dinlememek de, onları yok saymak da ayrı bir sorun olarak maalesef devam ediyor. Kentsel dönüşüm bir bütün ama "kentsel dönüşüm" denildiğinde sadece binaların yenilenmesi akla geliyor. Oysa, bina yenilemenin dışında mülkiyet belirsizliğini çözmek, insanları yerinden etmemek, doğayı ve üretim alanlarını korumak, kıyılara sahip çıkmak ve vatandaşlarımızı karar alma süreçlerine dâhil etmek de kentsel dönüşüm uygulamalarının bir sonucudur. Dar ve orta gelirli vatandaşlarımız mevcut kredi, kira yardımı ve hibe araçlarıyla İstanbul'daki dönüşüm maliyetini karşılayamıyor. En büyük endişeleri "Bizleri burada yaşatmayacaklar." oluyor. "Biz" ve "onlar" tanımı vatandaşın zihninde nasıl şekilleniyor, onu sizin takdirlerinize bırakıyorum.
Parsel bazlı ve yalnızca emsal artışına dayanan dönüşüm ulaşım, okul, sağlık, yeşil alan ve altyapı sorunlarını daha da büyütebiliyor. Dönüşüm yerinde, hak kaybı olmadan ve mahallelinin sosyal, ekonomik bağlarını koruyarak yürütülmelidir; bunu buradan ifade etmek istiyorum. 2012 tarihli 6360 sayılı Büyükehir Kanunu sonrasında İstanbul'un kırsal niteliğe sahip 11 ilçesinde toplam 151 köy mahalle statüsüne dönüştü, bunların 8 tanesi de Sarıyer'de. Şimdi, Arnavutköy'de 8, Başakşehir'de 1, Beykoz'da 20, Çatalca'da 27, Çekmeköy'de 4, Eyüp'te 7, Pendik'te 5; bunları uzatabiliriz, toplam 151. Şimdi, bu 8 mahalle daha önce Sarıyer'de çeşitli üretimler yapıyor, ekonomiye katkıda bulunuyor. İstanbul merkezinin biraz dışında olduğu için de çok rahatlıkla farklı ticari maksatlarla değerlendirilen mahallelerdi, köylerdi, şimdi mahalleye döndü; oraların sosyolojisi, kimyası, üretim kapasitesi, her şeyi altüst oldu, bunu buradan belirtmem gerekiyor. Çözüm nedir? Çözüm; bakanlık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sarıyer Belediyesi, üniversiteler, meslek odaları, Sarıyer Kent Konseyi, muhtarlıklar ve mahalle muhtarları arasında sürekli bir çalışma mekanizmasının kurulmasıdır. Ayrıca, 2024 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde oy birliğiyle kabul edilen 1/5.000'lik imar planlarının bakanlık onayı bir an önce yerine getirilmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de alınan kararların gereğini yerine getirecek hazırlıkları bir an önce tamamlamalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Hemen bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Mülkiyet, yapı riski, altyapı, sosyal kırılganlık, tarım, mera ve kamusal alan verilerinin tek sistemde toplanması ve bu verilere halkın ulaşımı sağlanmalıdır. Hak sahipliğini koruyan, kiracıların taleplerini dikkate alan, tahliyeyi son seçenek olarak gören; kira, kredi ve hibe desteğini İstanbul maliyetlerine göre güncelleyen bir model hayata geçirilmelidir. Koruma kurulları, belediyeler ve bakanlık arasında güçlendirme ve yenileme başvurularını bilimsel, ilmi ölçütlerle hızlandıran ortak bir süreç mutlaka hayata geçirilmelidir diyor, Sarıyer'in imar ve tapu problemlerinin çözümü için bütün yetkilileri, bütün kurumları, bakanlık dâhil hepsini göreve çağırıyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.