| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 07.08.2026 |
BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Sayın Divan, değerli milletvekilleri; 286 sıra sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 7'nci maddesi üzerine İYİ Parti Grubumuz adına söz aldım. Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, burada, çocuk hükümlülerin ceza infaz süreçlerine ilişkin bir düzenlemeyi görüşüyoruz ancak daha işin başında şu gerçeği ifade etmemiz gerekiyor: Eğer bir ülkenin çocukları işledikleri suçlar ve cezaevleri üzerinden konuşuluyorsa orada yalnızca çocukların değil yaklaşık yirmi dört yıldır ülkeyi yönetenlerin izlemiş olduğu ekonomik ve sosyal politikalarının da sorgulanması gerekir.
Değerli milletvekilleri, Türk aile yapısı güçlü bağlar, karşılıklı sevgi, saygı, dayanışma ve yardımlaşma özellikleriyle tarih boyunca tüm dünyaya örnek olmuşken yirmi dört yıllık AKP iktidarıyla tüm bu özelliklerini neredeyse kaybetmiş, artık "Biz bu hâle nasıl geldik?" sorusunu sordurur hâle gelmiştir. İktidar yıllardır karşı karşıya kaldığı her toplumsal sorunda olduğu gibi bu soruna da popülist yaklaşarak çocukları suça sürükleyen sebepleri ortadan kaldırmak yerine, suç işledikten sonra nasıl infaz edileceklerini tartışmaktadır. Oysa, mesele yalnızca cezalandırma ve cezasını çektikten sonra topluma kazandırma meselesi değildir. Çocukları suça sürükleyen ve suç örgütlerinin kucağına iten ekonomik ve sosyal politikaların da titizlikle gözden geçirilmesi gerekir.
Değerli milletvekilleri, buradan ülkeyi yönetenlere sormak istiyorum: Bugün ülkemizde kaç çocuk yoksulluk nedeniyle eğitim hayatından kopmuştur? Kaç çocuk parçalanmış ailelerin, bağımlılığın, şiddetin ve sosyal dışlanmanın içinde sürüklenmektedir? Kaç çocuk umutsuzluk nedeniyle suç örgütlerinin, uyuşturucu tacirlerinin ve sokak çetelerinin eline düşmüştür? Bunların cevabını vermeden ceza düzenlemesini konuşmak asla yeterli olmayacaktır.
Değerli milletvekilleri, teklifte çocuk hükümlülerin eğitimevlerine ayrılmasına ilişkin süreç yeniden düzenlenmekte. Elbette çocukların eğitim odaklı kurumlarda bulunmasını, rehabilitasyon süreçlerinin güçlendirilmesini destekliyoruz ancak burada önemli olan, kanun metninde yazılanlardan daha ziyade uygulamanın nasıl olacağıdır. Bugün birçok kurumda psikolog eksiktir, sosyal hizmet uzmanı eksiktir, çocuk gelişimcisi eksiktir. "Rehabilitasyon" dediğiniz şey yalnızca kuru bir binadan ibaret değildir. Rehabilitasyon eğitimle, psikolojik destekle, sosyal uyum programlarıyla ve nitelikli personelle sağlanır. Ne yazık ki AKP iktidarının kronikleşmiş "Göç gide gide yolda düzelir." anlayışı burada karşımıza çıkmaktadır. Önce kanunu çıkarıyor, sonra "Altyapıyı nasıl oluştururum?"un derdine düşüyor; önce tabelayı asıyor, sonra içini doldurmaya çalışıyor. Sonuçta da iyi niyetli görünen düzenlemeler uygulamada beklenen faydayı sağlayamıyor.
Değerli milletvekilleri, çocuklar hata yapabilir, çocuklar yanlış çevrelerin etkisine girebilir ancak devletin görevi o çocuğa daha aile ortamında iken sahip çıkmak, zararlı alışkanlıklardan korumak olmalıdır. Bugün ülkemizde milyonlarca aile ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, gençler gelecek kaygısıyla cebelleşirken, eğitim sistemi sürekli değişikliklerle yıpratılırken çocuk suçluluğunu yalnızca ceza infaz sistemi üzerinden değerlendirmek gerçekleri görmezden gelmektir. Biz İYİ Parti olarak çocuklarımızın korunmasını, eğitilmesini ve topluma kazandırılmasını sonuna kadar savunuyoruz ancak çocukların geleceğini güvence altına alacak olan şey, sadece kanun maddeleri değil adil bir yönetim, güçlü bir sosyal devlet, ekonomik sıkıntılarla boğuşmayan bir aile, nitelikli bir eğitim sistemi ve fırsat eşitliğidir diyor, Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)