GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

EDİZ ÜN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; birkaç gündür burada Çocuk Koruma Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde konuşmalar yapıyoruz. Peki, suça karışmış çocukların cezalarını artırarak suç oranlarını düşürebileceğimizi mi zannediyoruz? Bence hayır. Bu kanun teklifi bu hâliyle maalesef suça sürüklenen çocukları bu suçlardan uzaklaştırmayacaktır çünkü hepimiz üzülerek izliyoruz, her gün televizyonlarda farklı haber bültenlerinde suça karışan çocukların işlediği suçlarla alakalı günden güne artan sayılar var.

Oysa, bunu daha temel bazı sorunlara eğilerek çözebiliriz. Mesela, bu sorunlar nedir? Köyden kente göçle birlikte üretime dair hiçbir fikri olmayan, üretimin ne olduğunu bilmeyen, alın terinin ne olduğunu bilmeyen bir genç, bir toplum yarattık. Şimdi, yarattığınız bu kuşağın getirdiği sorunları kanunlarla çözmeye çalışıyoruz, bence işe yaramayacaktır. Yapılması gereken, suça sürüklenen çocukları hapishanelere tıkmak değil, suça sürüklenmelerini engellemektir. Bunun en önemli ayağı da köyleri yeniden ayağa kaldırmaktır. Kısacası, köylüyü yeniden ayağa kaldıracak politikalar üretmektir. Mevcut tarım politikalarına baktığımızda üretmekten çok yurt dışından ithalat yöntemiyle Uruguay'dan, Rusya'dan, Ukrayna'dan ithal eden bir ülke konumuna düştük maalesef. Üretimi ve tarımı desteklemediğimiz sürece, köyden kente göçü engellemediğimiz sürece ne işsizliğin ne de suçun önüne geçemeyiz. Büyük şehirlerin suç mahalli hâline gelmesine, gençlerimizin uyuşturucu batağına, çetelere teslim olmasına neden olan maalesef bu yanlış politikalardır.

Bakın, seçim bölgem Edirne'de yakında ayçiçeği hasadı başlayacak. Burada da üretim yerine ithalat politikalarına değer verildi. İktidarınızda tam yirmi dört yılda 53 milyar dolarlık ayçiçeği ithal etmişiz. Üretim rekorları kırmamız gereken bu bol bereketli günlerde dahi ayçiçeğini yurt dışından ithal etmek durumunda kalmışız.

2026 yılının ilk yarısında da daha bakın, ayçiçeği hasadı başlamamışken 2,7 milyon ton ithalata tam 1,7 milyar dolar ödemişiz ve bu sorunları çözmemizin elzem olduğunu düşünüyorum ve sorunları da çözebiliriz. Peki, biz üretim yapabilir miyiz? Tabii ki yapabiliriz, yeter ki çiftçiye destek verilsin, üretici karşılığını, alın terinin karşılığını alacağını bilsin, gençlerine güvensin, biz üretiriz de devletimize kazandırırız da. Ama sizler ne yapıyorsunuz? Maalesef her yıl olduğu gibi ithalatı seçiyor, ithalatı destekliyorsunuz. Örneğin en son fındık fiyatı açıklandı, tamamen üretim maliyetlerinin altında açıklanan bir fiyat. Fındık üreticisine ne diyorsunuz kısaca ben özetleyim: "Ağaçlarınızı sökün, şehre dönün, asgari ücretle geçinmeye çalışın ama bu asgari ücretle de hiçbir suça bulaşmayın." Maalesef ki tarım politikalarını dikkate almamak, tarım politikalarını geliştiremediğiniz için köyden kente göçü engelleyemediğiniz için, gençlere umut olamadığınız için biz kanun teklifleriyle, kanunlar yaparak suçun önüne geçemeyiz.

Değerli milletvekilleri, çiftçi üretmek için destek bekliyor, gençler gelecek için umut bekliyor, insanlarımız yarına umutla bakmak istiyor, çocuklarına güzel bir ülke bırakmak istiyor ama maalesef iktidar bayat nakaratları tekrarlayıp farklı sonuçlar bekliyor. Bu kanundan çözüm bekleyeceğinize gelin, önce bataklığı kurutalım. Gençlerin yüzünü üretime döndürelim, bu politikalara kafa yoralım. Başka ülkelerin çiftçilerini zengin edeceğimize, başka ülkelerin gençlerine hayal kurmayı öğreteceğimize bu paraları kendi çiftçilerimize ödeyelim, kendi gençlerimiz hayal kurmayı tekrar başarabilsin. Köylerimiz yeniden üretimle güçlensin, çocuk sesleriyle şenlensin, gençler üretsin, ülkemiz kazansın. Bakın bakalım suç oranları düşüyor mu, düşmüyor mu?

Saygılar. (CHP sıralarından alkışlar)