| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 07.08.2026 |
MEHMET KAMAÇ (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İlk defa böyle AK PARTİ Grubundan muhalefete baktığımda, 5 muhalefet partisinin AK PARTİ Grubunu, iktidarı anlamadığını ben de görüyorum. Niye anlamadığını görüyorum? Çünkü teklif paketinin adı üstünde, "Çocukları Koruma Kanunu" diyoruz, bence teklifle getirilen bütün bu maddelere baktığımızda "Çocukları korumanın en kısa ve en etkili yolu çocukları cezaevine atıp orada barındırmak" yani teklifin kısa adı, kısa şekli de bu. Niye söylüyoruz bunu? Çünkü 2'nci maddesinde 12-15 yaşındaki çocukların cezası artırılıyor, 6 ve 7'nci maddede de bunun infazı düzenleniyor ve infazı da yine idare gözlem kurullarının garabet olan kararlarının yenilerini çocuklar üzerinden şekillendiriyor. Dolayısıyla, bu kanunu, bu maddeleri, bu torba yasayı değerlendirdiğimizde, sanırım iktidar en kısa yolu öyle görmüş; çocukları cezaevine atacak, orada tutacak ve en kısa koruma yolu orada var. Onun dışında, eğer başka bir koruma yoluna giderse... Ya, çeteler var, suç örgütleri var, uyuşturucu baronları var yani var da, var. Bütün bunlara bir masraf yapmamak için böyle bir yola başvuruyor ama iktidar niye bunu söylüyor? Size bir metin üzerinden bir birkaç açıklama yapacağım. İslam hukukunda, sözlükte yetki, elverişlilik liyakat, yeterlilik anlamlarına gelen ehliyet kişinin dinî, hukuki hükümlere muhatap olmaya elverişliliği anlamına gelen bir fıkıh ve hukuk terimidir. Ehliyet için haklardan faydalanmaya, bu hakları kullanmaya ve borçlanmaya elverişli demektir. İslam hukukunda insan cenin safhasından itibaren aklı ve bedeni gelişim seyrine paralel olarak bu ehliyeti kazanmakta ve rüşt yani fikri olgunlukla bunu tamamlamaktadır. Şimdi, burada mezhebi görüşler var. İslam'da rüşt kavramı bütün bu silsile içerisinde yani ceninden başlayarak çocukluk, temyiz, büluğ ve rüşt silsilesi içerisinde mezhepler o konuda şöyle bir görüş bildirmiş: Bunun nihai noktası rüşttür, rüştün yaşı da 17 ve 18'dir diyor. Öte taraftan, medeni hukuka baktığımızda, şimdi 18 yaşından küçük çocuklar bankaya gidiyor, kredi alamıyor çünkü yaşı 18'den küçük; ehliyet almaya gidiyor, alamıyor, yaşı 18'den küçük; notere gidiyor, imzası kabul edilmiyor, yaşı 18'den küçük. Yani fıkha göre de medeni hukuka göre de 18 yaşındaki küçükler çocuk sayılır. Siz gerçekten fıkha göre mi hareket ediyorsunuz, hukuka göre mi hareket ediyorsunuz yoksa yeni bir kıstas mı belirlediniz ki 18 yaşındakilerin çocuk tanımını değiştiriyorsunuz ve cezalarını ağırlaştırıyorsunuz? Peki, ne oluyor? 7'nci maddeye baktığımızda yani 6 ve 7'nci maddede infaz düzenlemesi yapıyorsunuz. Ya, bakın, cezaevine atıyorsunuz çocukları ve onları idare gözlem kurullarının insafına teslim ediyorsunuz. Bence şunu söylerseniz çok daha kısa bir yol olur: Mesela, Adalet Bakanlığı bünyesinde kaç tane eğitim evi vardır, bunun sayısını biliyor musunuz arkadaşlar? Mesela, şunu söyleyebilirsiniz: "Ya, bizim eğitimevi altyapımız yeterli değil dolayısıyla biz çocukları cezaevlerinde tutacağız." Pekin Sözleşmesi'nin maddelerini nereye koyacaksınız? Orada şöyle açık bir belirleme var: Bir çocuk için, çocuk tanımına uyan bir birey için en son ihtimal ya da en son yoldur cezaevinde tutmak çünkü bu çocuk; bu çocuğun eğitimi var, bu çocuğun psikolojisi var, bu çocuğun geleceği var. Bir toplumda bir çocuk o toplumun geleceğidir. Siz çocukların cezalarını ağırlaştırıp cezaevinde tuttuğunuzda o çocuğun eğitimini, sosyal gelişimini, psikolojik yapısını nasıl bir şeye tabi tutacaksınız, nasıl bunu ölçeceksiniz, nasıl geliştireceksiniz? Bence siz hazır bunu yapmışken çocuk tutukevlerinin idare gözlem kurullarına cezaevinin tesisatçısını getirin, koyun oraya, güvenlik görevlisini, bir asker koyun oraya, bir gardiyan koyun, cezaevi aşçısını getirin ve bir çocuğu değerlendirsin. Ya, arkadaşlar, sosyal gelişimci lazım, psikolog lazım, pedagog lazım ve bu uygulamanın diğer cezaevlerinde nasıl böyle garabet sonuçlar doğurduğunu hepiniz gördünüz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MEHMET KAMAÇ (Devamla) - Eğer siz bu ülkenin geleceğini düşünüyorsanız, eğer bu ülkede çocukların korunmasını istiyorsanız çocukları korumanın yolu cezaevine atmak ve cezaevinde tutmak değil; çocukları korumanın yolu, onları suça sürükleyen her kim varsa onları alıp cezaevlerinde tutmak, çocukları da olması gerektiği gibi bir eğitimdin geçirmektir diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)