GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

İZZET AKBULUT (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.

Kanun teklifinin ismine baktığımız zaman "çocuk koruma"yla başlıyor. Aslında şöyle içeriğine bir baktığınızda, çocuklarımızın cezalandırılmasıyla karşı karşıya kaldığımız bir kanun teklifi. Tabii, suç varsa ortada bir ceza olmalı, buna karşı değiliz; tabii ki cezalar caydırıcı olmalı ama biz de, devlet olarak, devletin yürütme organı Hükûmet olarak sizler de muhakkak muhakkak bu suça sürüklenen çocuklar konusunda bir şeyler yapmalıyız.

Bugün, 2025 verilerine baktığımızda karşımızda TÜİK rakamları bize çok feci bir tabloyu sergiliyor. Ne diyor? Çocukların karıştığı toplam olay sayısı 609.959. Bu olayların kaçında çocuklar suça sürüklenmiş diye baktığımız zaman, 196 bin gibi bir rakamla karşı karşıya kalıyoruz yani aşağı yukarı, ortalama günde 538 çocuk denilecek yaşta yurttaşımız suça bulaşıyor. Bunu nasıl engelleyemiyoruz? Devletimiz güçlüdür, elinde polisimiz var, askerimiz var, istihbarat birimlerimiz var; muhakkak ve muhakkak bu çocuklarımızı bu suç örgütlerinden, suç şebekelerinden, çocuklarımızı suça sürükleyen kişilerden ya da organize çetelerden korumamız gerekmiyor mu? Baktığınız zaman, çocuklar ne gibi suçlar işlemiş diyorsunuz; öncelikle ilk suç yaralama olarak karşımıza geliyor, ikinci suç uyuşturucu, o da yüzde 10 oranında. Tabii, yaralama olaylarının içine baktığımız zaman da ne yazık ki birçok çocuğumuzun uyuşturucu etkisi altında böyle kötü olayları yaşattığını ya da yaşadığını görüyoruz. Söylemeye çalıştığımız şudur ki bugün bu ülkede uyuşturucu illetinden ülkemizi kurtarsak sadece yüzde 10 oranında suça sürüklenen çocukların sayısını düşürmüş olacağız -az önce söyledik, günde 540 kadar- yani 55 kadar çocuk bugün daha az suça karışmış olacak. En azından bizler sorumluluğumuzu yapacağız.

Tabii, bir başka nedenleri ne olabilir? Yoksulluk. Ülkede her geçen gün derinleşen ekonomik yoksulluk var. Bu çocukların birçoğunun bu yoksulluk sebebiyle bu suçlara bulaştığını da göz ardı etmemek gerekiyor. Bakın, bazı rakamlar çıkardık, Türkiye'de çocukların yaklaşık yüzde 36,8'i yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında saygıdeğer milletvekilleri; bu oran yaklaşık 7,9 milyon çocuğumuza denk geliyor. "Avrupa Birliğinde ne kadar?" diye bakıyorsunuz, bu oran yüzde 24 düzeyinde. Bizde yüzde 36,8; Avrupa Birliğinde yüzde 24. Peki, biz bu çocuklara sadece "yoksul" dersek "Yoksul çocuklar bu işi yapıyor." dersek de yanlış anlaşılır ama yoksulluğun bu anlamda büyük bir faktör olduğunu düşünmek zorundayız.

Aynı oranda eğitim, bu ülkede çocuklarımıza nitelikli eğitim verebiliyor muyuz? Onların eğitimiyle alakalı gerekli nitelikli eğitime ulaşabilmeleri adına devlet olarak üzerimize düşeni yapabiliyor muyuz? Bunlarla alakalı da muhakkak inceleme yapmak durumundayız. Eğitime ayrılan kaynağı baktığımız zaman Türkiye'de öğrenci başına eğitim harcaması ortalama 4.500 dolar civarında, OECD ülkelerine baktığımız zaman yaklaşık 14 bin dolar, bizde 4.500 dolar, onlarda 14 bin dolar. Bu anlamda muhakkak bunu da en azından OECD ülkelerin ortalamasına yaklaştırmamız gerekiyor. Bütçede eğitime ayrılan paya baktığımız zaman toplam bütçenin yüzde 12'leri, yüzde 13'lerindeyken şu anda eğitime ayrılan harcamamız bütçeden yüzde 10 seviyelerine düşürülmüş durumda. Yani tabii ki cezalar caydırıcı olmalı, ona eyvallah, bir şey dediğimiz yok, tekrar söylüyoruz ama bu ülkede yoksulluğu bitirmek zorundayız. Bu ülkede çocuklarımıza çok daha nitelikli eğitimi Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri olarak bizler sağlamalıyız diyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

Sağ olun, var olun. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)