| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 07.08.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yeni Parti'nin Türkiye'deki konut sorunuyla ilgili önergesi hakkında grubumuz adına söz almış bulunuyorum.
Gerçekten önemli bir yaraya parmak basıldı çünkü Türkiye'de özellikle 2018 yılından bu yana çok ciddi bir ekonomik kriz yaşanıyor ve bu ekonomik krizi gölgelemek için de TÜİK rakamlarıyla âdeta oynanıyor. Bazıları bunu sanki TÜİK'i itibarsızlaştırmak için haksız bir eleştiri olarak ortaya koyuyor olabilir ama sadece tek bir tavsiyede bulunmak istiyorum: İstanbul Ticaret Odasının 2018 yılına kadar açıkladığı enflasyon oranları ile TÜİK'in 2018 yılına kadar açıklamış olduğu enflasyon oranlarını karşılaştırın, paralel bir göstergeyle neredeyse birbiriyle benzer rakamları, enflasyon oranı olarak bulduğunu hep beraber görmüş olacağız ama ne hikmettir ki 2018'den itibaren İstanbul Ticaret Odasının enflasyon oranı yukarı doğru giderken TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranı ise aşağı doğru gidiyor ve makas git gide açılıyor. Bu da TÜİK'in aslında tespit ettiği enflasyon oranlarının reel piyasa koşullarına uygun olmayan, tamamen göz boyama ve makyaj ürünü bir enflasyon oranı olduğunu ortaya koyuyor. Bu, beraberinde neyi getiriyor? Beraberinde ekonomik göstergelerin bozulmasını, beraberinde faizin bozulmasını, beraberinde finansmana erişimi ve en önemlisi de her geçen gün gıda ve konut enflasyonunun normal enflasyon oranlarından çok daha yüksek noktalara çıktığını gösteriyor. Dolayısıyla, artık konut Türkiye'de bir sosyal mesele hâline geldi.
Ve yine, istatistiklerde şunu net bir şekilde görüyoruz ki, son yıllarda kiracı ve ev sahibi olma oranlarına baktığımız zaman, konut sahibi olan ikametgâh sahibi kişilerin oranlarının düştüğünü, kiracı sayısının ise hep beraber arttığını görüyoruz.
Ve yine, özellikle nüfusun köylerden ilçelere, ilçelerden de büyükşehirlere gitmesi, metropol ilçe ve illerde şehir merkezlerinde âdeta barınmayı imkânsız hâle getirmekte ve insanlar ömürlerinin büyük bir kısmını işten eve giderken ulaşımla ilgili maalesef, zaman kayıplarında yaşamaktadır ve siz bunu çözmek yerine, maalesef, 2023 Mayısta seçimlere giderken, vatandaşın ev sahibi olma umudunu sömürmek adına TOKİ'yle bir kampanya başlattınız. Ne dediniz? "Herkes ev sahibi olacak." TOKİ'ye 500 TL peşinat yatıran herkes neredeyse ev sahibi olacakmış gibi bir hava oluşturdunuz. 10 milyonu aşkın kişi müracaat etti 500 TL parayı TOKİ'nin hesabına yatırarak. Peki, o 10 milyon kişiden -2023'ten bu yana üç sene geçti- kaç kişiyi ev sahibi yaptınız?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
BÜLENT KAYA (Devamla) - Umut tüccarlığıyla seçimi kazanmış olabilirsiniz ama o insanların ev sahibi olabilme umudunu sömürerek kazandığınız bir seçimden hayır elde edeceğinizi mi düşünüyorsunuz? O 500 TL'yi yatırıp ev sahibi olma umudunu yaşayan insanlar bugün o hayal kırıklıklarıyla size karşı neler düşünüyor acaba? Dolayısıyla, gelin, bu meseleyi enine boyuna Türkiye Büyük Millet Meclisinde hep beraber ele alalım. Millî Emlak Genel Müdürlüğüne ait çok geniş araziler var, belediyelerimizin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın burada arsa üreterek vatandaşımıza ucuz konut sahibi yapabilme imkânları var.
Yine, finansmana erişmeyle ilgili... Bugün yüzde 45-50'lerdeki bir mevduat faiziyle insanların konut kredisi kullanarak ev sahibi olma şansının olmadığını hep beraber görebiliyoruz. Gelin, vatandaşlarımızı faiz belasına bulaştırmadan bir dayanışma, bir kooperatif, bir tasarruf anlayışıyla insanları ev sahibi yapmak için bu önergeyi hep beraber görüşelim diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)