GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA AYÇA TAŞKENT (Sakarya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün görüşmekte olduğumuz araştırma önergesi yalnızca konut piyasasına ilişkin bir teknik inceleme talebi değildir, aslında ülkenin geleceğini konuşacağız çünkü barınma sorunu artık yalnızca bir ekonomik mesele olmaktan çıkmış, eğitim hakkını, çalışma hakkını, çalışma hayatını, aile kurmayı, kent yaşamını ve toplumsal eşitliği doğrudan belirleyen en temel sorunlardan biri hâline gelmiştir. Anayasa'mızın 57'nci maddesi devlete konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alma görevi vermektedir. Ancak bugün milyonlarca yurttaş için barınma bir anayasal hak değil, her ay yeniden verilmek zorunda kalınan bir yaşam mücadelesine dönüşmüştür. Bugün üniversiteyi kazanan bir genç için en büyük sevinç kazandığı bölüm değildir, en büyük endişesi acaba kalacak yer bulabilecek miyimdir? Kamu yurtlarının kapasitesi yetersizdir. Özel yurt ücretleri birçok aile için karşılanamaz durumdadır. Kiralar ise öğrencilerin eğitim hakkını doğrudan tehdit edecek seviyelere ulaşmıştır. Kalacak yer bulamadığı için okulunu donduran, kayıt yaptıramayan ya da eğitimini yarıda bırakan gençler vardır. Bu tablo yalnızca bireysel mağduriyet değil, ülkenin geleceği açısından da ağır bir kayıptır.

Diğer yandan, çalışan insanlar da maaşlarını almadan önce kiralarını hesaplıyor. Asgari ücretle çalışan milyonlarca yurttaş gelirinin çok büyük bölümünü yalnızca kiraya ayırmak zorunda kalıyor. Memurlar tayin oldukları şehirlerde ev bulamıyor. Yeni mezun gençler çalışmak istedikleri kentlerde yaşayamadıkları için iş fırsatlarını reddediyor. Yeni evlenecek çiftler için artık düğün tarihî değil, ev kirası konuşuluyor. Bir toplum düşünün ki insanlar gelecek için plan yapamıyor çünkü başını sokacak bir ev bulmak zorunda.

İşte, bugün Türkiye tam da böyle bir tabloyla karşı karşıya. Barınma krizinin belki de en acı tarafı, emeklilerin içinde bulunduğu durumdur. Bu ülkeye yıllarca emek vermiş insanların -emekli olduklarında huzurlu bir yaşam sürmeyi hak ederken- kira ödeyemedikleri için otogarlarda gecelediğine, pansiyonlarda yaşam sürdürmeye çalıştığına tanık oluyoruz. Bu, yalnızca ekonomik bir veri değildir; bu, sosyal devlet anlayışının ne kadar aşındığının en çarpıcı göstergelerinden biridir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de milyonlarca insan uygun fiyatlı konut bulamazken aynı zamanda yüz binlerce konut da boş durmaktadır. Bu çelişki bize şunu göstermektedir: Sorun yalnızca konut üretimi değildir. Sorun, konutun bir yaşam alanı olmaktan çıkarılıp yatırım ve spekülasyon aracına dönüştürülmüş olmasıdır. Konut piyasasının denetlenmemesi, sosyal konut üretiminin yetersiz kalması ve kamusal barınma politikalarının zayıflatılması, bu krizi her geçen gün daha da büyütmektedir.

Barınma krizinin sonuçları; yalnızca kira artışları ya da insanların bir ömür çalışıp bir ev sahibi olamaması değildir. Yoksulluğun kuşaktan kuşağa aktarıldığı, kentlerin yalnızca yüksek gelir gruplarının yaşayabildiği alanlara dönüştüğü gerçeğini görüyoruz artık. Yani bugün barınma sorunu toplumsal yapıyı değiştiren çok yönlü bir krizdir. İşte bu nedenle araştırma önergemiz son derece açıktır: Gerçek konut ihtiyacı ortaya çıkarılsın, boş konut stoku tespit edilsin. Kira artışlarının nedenleri bilimsel biçimde incelensin, öğrenci yurt kapasiteleri artırılsın; gençlerin, öğrencilerin, emekçilerin, emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların yaşadığı barınma sorunları tüm yönleriyle araştırılsın ve bu Meclis sosyal devlet ilkesine uygun çözümler üretsin.

Değerli milletvekilleri, araştırma komisyonları siyasi polemik yapmak için değil, gerçekleri ortaya çıkarmak için kurulur. İşte, bu nedenle biz bu araştırma önergesi için birlikte araştıralım diyoruz. Biz biliyoruz ki barınma, piyasanın insafına bırakılacak bir ayrıcalık değildir. Barınma, insan onurunun temel koşuludur ve sosyal devletin en temel sorumluluklarından biridir. Bu nedenle Türkiye'de derinleşen barınma krizinin bütün boyutlarıyla araştırılması amacıyla verdiğimiz Meclis araştırma önergesine destek vermenizi bekliyor ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)