| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 122 |
| Tarih: | 07.08.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Terörsüz Türkiye... Türkiye'nin terörsüz olmasını inanıyorum ki herkes ister, istemeyen ihanet içerisindedir. Sadece terörsüz Türkiye değil teröristsiz Türkiye ve ihanetsiz Türkiye olsun istiyoruz. Bir yasa teklifi getirildi, şu anda Komisyonda görüşülüyor, sonra da Genel Kurula gelecek ve burada bütün siyasi partiler tarihe not düşecek şekilde ve ilerleyen on yıllarda hesap verecek şekilde kanaatlerini, görüşlerini paylaşacaklar. Fakat burada bizim ihmal ettiğimiz veya üzerinde durmadığımız bir şey var. Öncelikle bu ülkede terör niye var? Bununla ilgili kim bugüne kadar ne yaptı? Yirmi dört yıldır iktidardasınız değerli arkadaşlar, terörü bitirebilmek için, terörün kökünü kurutabilmek için hangi önlemleri aldınız, hangi adımları attınız ve bugüne kadar hangi neticeyi aldınız? Bunları kamuoyuna anlatmak mecburiyetindesiniz. Ne oldu da bugün diyorsunuz ki: "Yapacak bir şey yok, canibaşıyla oturalım, pazarlık yapalım, şu yasayı geçirelim." Sizi bu hâle ne getirdi? Terörü bitirmek için yıllardan beri hangi ekonomik adımları attınız? Hangi hukuki adımları attınız -bir tanesini atmışsınız, şimdi onu paylaşacağım- hangi siyasi adımları attınız? Hangi demokratik, hangi kültürel adımları attınız, hangi diplomatik adımları attınız? Hangi istihbari, asgari adımları attınız da netice aldınız veya alamadınız? Yirmi dört yıldır bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz, bununla ilgili bu ülkeye hesap vermeniz gerekmiyor mu? Şimdi, karşımıza çıkmış, diyorsunuz ki: "E, ne yapalım? Teröre 3 trilyon dolar para harcadık, beceremedik bu işi, oturalım, pazarlık yapalım, 9 bin teröriste af getirelim, bu iş bitsin." Bu iş bu kadar ucuz mu? Bu iş bu kadar kolay mı? O 3 trilyon da sizin 3 trilyonuz değil zaten aziz Türk milletinin 3 trilyonu; şehit olanlar da bu toprakların, bu vatanın evlatları. Bu kadar basit, bu kadar yetersiz, bu kadar çiğ ve sığ argümanlarla milletin karşısına çıkıp "Hadi şu yasayı geçirelim, bu işi halledelim." mi diyeceksiniz? Neden yirmi dört yıldır bu işi beceremediniz, neden? Hangi adımları attınız, hangi adımları atmadınız bunun hesabını vermeniz lazım.
Şimdi, sizi yine iktidarınız döneminde geçmiş, kabul edilmiş bir yasaya götüreceğim. Yıl 2014. Yasa burada. Bu yasayı bu Parlamentoda siz oyladınız. Nedir yasanın adı? "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" Kabul ettiniz bunu, on iki yıl oldu. Bütün yetki Sayın Erdoğan'a verilmiş, kabineye verilmiş, Bakanlar Kuruluna verilmiş, on iki yıldır bu Parlamento size bu yetkiyi vermişken neden beceremediniz? Hangi adımları attınız? Niye başaramadınız? Bunun hesabını vermeniz lazım. Bu yasayla bütün yetkiyi Sayın Erdoğan'a vermişsiniz "Bu işin başında Sayın Erdoğan var, Cumhurbaşkanı var." demişsiniz, yasa çıkmış Parlamentodan. Aynı zamanda bugün tekrar getirdiğiniz yasa teklifi örneğinde olduğu gibi "Bir Komisyon kuralım, bir kurul kuralım." demişsiniz ve o zaman da varmış bu korku "Bu kurul herhangi bir şekilde yargılanmasın, sorumsuz olsun, hesap vermesin." demişsiniz. Tam on iki yıl önce yapmışsınız bunu. Şimdi soruyorum: On iki yıldan beri bu yetki elinizdeyken neden bu adımları atmadınız, neden atamadınız? Elinizden tutan mı vardı? Neden beceremediniz? Bunun hesabını aziz Türk milletine vermeniz lazım.
Şimdi, bu yasa çıktıktan sonra, tam bir yıl sonra Sayın Erdoğan'ın Balıkesir'de yaptığı bir konuşmayı size okuyacağım: "Hâlâ bakıyorsun, varsa yoksa Kürt sorunu. Kardeşim, ne Kürt sorunu ya? Artık böyle bir şey yok. Türk'ün de sorunu var, Laz'ın da sorunu var, Abaza'nın da sorunu var, Boşnak'ın da sorunu var; hepsinin sorunu var. Kardeşim, senin neyin eksik? Bir Kürt olarak bu ülkede Cumhurbaşkanı oldun mu; oldun. Başbakan çıkardın mı; çıkardın. Bakan çıkardın mı; çıkardın. Silahlı Kuvvetlerde var mısın; varsın. Ne istiyorsun daha? Yol yoktu, yolunuzu yaptık." Bu yasa çıktıktan sonra Sayın Erdoğan'ın meseleye bakışı bu. Şimdi, sormak lazım size: Yirmi dört yıldır bu meseleyle ilgili neden bir adım atmadınız, atamadınız; meseleye bu şekilde bakan siz ne oldu da bugün terör örgütüyle bir masanın etrafında oturup onunla pazarlık yapar hâle geldiniz? Daha bitmedi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Sizin bakanınız söylemiş, İçişleri Bakanı "Meclise gelirler, belki silah bırakacaklarını söylerler. Neyi bırakacaklar? 86 terörist kalmış zaten Türkiye'de, adım atamıyorlar zaten. Neyi bırakacaklar?" Bunu söyleyen sizin İçişleri Bakanınız, tarihi de burada. Bir kere olsun hesap vermeniz gerekmiyor mu, ne oldu? "Neyi bırakacaklar?" diyen İçişleri Bakanınız neden koştur koştur gitti, bu yasa teklifine imzayı attı.
Yine, aynı İçişleri Bakanı cumhuriyetin 99'uncu yılında diyor ki: "Cumhuriyetin 100'üncü yılı geldiğinde bir tek terörist kalmayacak, hiçbir terörist kalmayacak." Ne oldu?
Yine, Sayın Erdoğan, 2025'in başında demiş ki: "PKK'yı ülke içinde eylem yapamaz, sınırlarımıza yaklaşamaz hâle getirdik." Bunu da söyleyen Sayın Erdoğan. Ne oldu Allah aşkına, ne oldu sizi terör örgütüyle masaya oturtup bu pazarlığı yaptıran? Bu önergeye "evet" deyin, bütün bu soruların cevabını beraber araştıralım. "Evet" demezseniz sizin bu gerçeklerden korktuğunuz, milletin gözünden bütün gerçekleri kaçırdığınız anlamı çıkacak ki bu aziz millet size bunun hesabını soracak.
Teşekkür ederim. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)