GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

CHP GRUBU ADINA KADİM DURMAZ (Tokat) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri ve bizleri izleyen esnafımız, sanatkârımız, emeklimiz, aziz yurttaşımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'de bankacılık sistemindeki kredi hacmi artık onlarca trilyon lirayı bulmuş durumdadır, bunun çok büyük bölümünü ticari kredileri oluşturmaktadır, bugün takipteki kamunun alacağı 800 milyar liranın üzerine çıkmıştır. Şimdi, buradan soruyorum: Bu paranın ne kadarı tahsil edilememiştir, ne kadarı icra takibindedir, ne kadarı varlık yönetimi şirketlerine devredilmiştir ne kadarı yeniden yapılandırılmıştır? Ve daha önemlisi, bu krediler kimlere hangi kriterlerle verilmiştir? Küçük esnaf, çiftçi, KOBİ'ler, emekli, işçi, memur, vatandaş bankaya gittiğinde gelir vergisi, kefil, ipotek teminat istiyor; çiftçinin ahırındaki hayvanının küpesine kadar sayıyor; esnafın dükkânını, çiftçinin tarlasını, vatandaşın ineğini teminat alıyorsunuz. Peki, milyarlarca liralık kredilerde aynı titizlik gösteriliyor mu? Üzgünüm; vicdanınız var, sorumluluğunuz var, vebaldesiniz. Yurt dışından iktidara yakın şirketlere, derneklere, vakıflara imtiyazlı hibeler veriyorsunuz. Bunların ben yeterince denetlendiği konusunda endişeliyim. Elinizi vicdanınıza koyun, vebaldesiniz. Sizin kredi dağıttığınız kamu bankalarının kaynağı da bilesiniz ki aziz milletindir. Kamu bankaları zarar ettiğinde veya tahsil edilemeyen kredilerin bedeli kamuya kaldığında fatura yine vatandaşa yükleniyor. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bizler "Ayrıcalık varsa adalet yoktur, şeffaf denetim yoksa güven yoktur." diyoruz; "Kredi tahsisinde torpil değil, kriter; yakınlık değil, liyakat; siyasi nüfuz değil, hukuk esas olmalıdır." diyoruz. Küçük esnafın, çiftçinin, KOBİ'nin borcunda sonuna kadar hukuk işletilirken büyük bir şirketin borcuna özel ilişkiler ve siyasi müdahalelerle yeniden yapılandırma yapılıyorsa burada AK PARTİ iktidarının milletin vicdanına verecek bir cevabının olması lazımdır.

Şunu da özellikle söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi olarak hiçbir şirketin batmasını, hiçbir işletmenin çalışanıyla birlikte mağdur olmasını istemiyoruz. Tam tersine, üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan işletmelerin yanında devletin olması gerektiğine inanıyor ve savunuyoruz ama kamu kaynağı kullanılıyorsa bunun karşılığında şeffaf ve hesap verilebilirliğin olması gerektiğini de söylüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

KADİM DURMAZ (Devamla) - Teşekkür ederim başkanım.

Kredi verilirken hangi kriter uygulandı? Geri ödemede riskin nasıl hesaplandığı, teminat yeterli miydi, risk yönetimi için ne yapıldı, iç denetim ne söyledi, kredi geri dönmediyse yeniden yapılandırıldı mı, kamu zararı oluştuysa kim hesap verdi, işte Meclis olarak bunların takipçisi olmalıyız çünkü mesele sadece bankacılık meselesi değil, mesele milletin alın teridir; mesele 23 bin lirayla geçinmeye mahkûm bıraktığınız emeklinin, esnafın, çiftçinin, KOBİ'lerin, sanayicilerin, çocuğunun geleceğini düşünen, yaşam mücadelesi veren insanların sorunudur ve kuruluş amacı çiftçi olan Ziraat Bankasından, küçük esnaf ve KOBİ'nin olması gereken Halk Bankasından lütfen elinizi çekiniz. Bunun için kişi ve şirketler bazında kredi yoğunluğunun özenle takip edilmesi gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KADİM DURMAZ (Devamla) - Bizim istediğimiz, gizlilik değil şeffaflık; bizim istediğimiz, adalet, beytülmalin korunmasıdır çünkü kamu kaynağının hesabı verilmezse güven kaybolur, güven kaybolursa devlete olan güven zedelenir, devlete olan inanç zedelenirse ekonomik krizden çok daha büyük adalet krizi doğar. Bu nedenle, gelin, bu öneriyle, el birliğiyle kamu bankalarında her kredi dosyasının arkasındaki kriteri, yeniden yapılandırma gerekçelerini ve milletin zararına yol açan her işlemin hesabını birlikte soralım çünkü bu para bizim değil aziz milletin Türkiye Büyük Millet Meclisine, Gazi Meclise emanetidir. Emanete sahip çıkmak bu Gazi Meclisin de ettiğimiz yemine, anda uygun en asli görevidir. Dikkate almazsanız enflasyonu kontrol edemezsiniz, pahalılığı durduramazsınız.

Önergeyi Türkiye'nin kurucu partisi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak destekliyor, olumlu oy vereceğimizi buradan beyan ediyoruz.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)