GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Osmanlı'nın son dönemleri, yaklaşık yüz otuz, yüz kırk yıl önce terör örgütleri kuruldu veya kurduruldu; arkasında emperyalistler var, İngilizler var, Fransızlar var, Ruslar var. Ermeni terör örgütleri kurduruldu, Hınçak ve Taşnak terör örgütleri; büyük katliamlar yaptılar, büyük kıyımlar yaptılar. Osmanlı mücadele etti, zaman zaman başa çıktı, zaman zaman başa çıkamadı, bir kısmını aldı, içeriye attı, bu örgütlerin arkasındaki irade devreye girdi, "Reform yapmanız lazım." dedi, "Onlar siyasi tutuklular." dedi, "Serbest bırakın." dedi ve Osmanlı dinledi bunları ve serbest bıraktı. Ardından bu mahkûmların bir kısmı milletvekili oldu. Bunlardan bir tanesi mesela Erzurum Mebusudur; Karekin Pastırmacıyan. Ve bunlar daha sonra Osmanlı'da yine eylem yapmaya başladılar, Osmanlı Bankasını bastılar ve Osmanlı'nın dağılış süreci böyle başladı. Aslına bakarsanız birçok sebep vardı ama bu sebeplerden bir tanesi de Osmanlı coğrafyasında kurdurulmuş olan terör örgütleriydi ve arkasındaki emperyalist iradeydi.

Meclis kayıtlarına geçmesi için söylüyorum: PKK terör örgütünün arkasında emperyalist bir irade vardır. 50 bin kişiyi katleden bu terör örgütü, çoluğumuzu çocuğumuzu katleden, polisimizi, emniyet görevlilerimizi, askerimizi, öğretmenimizi katleden bu narkoterör örgütünün arkasında emperyalist irade vardır. Terörle mücadelenin yolları bellidir. Terörü besleyen hangi ortam varsa kurutulmalı ve terörün arkasındaki irade yok edilmelidir. Defalarca söyledik yıllardan beri; yirmi üç, yirmi dört yıldan beri iktidardasınız, terörü bitirebilmek için ekonomik önlemler aldınız mı, demokratik önlemler aldınız mı, hukuki önlemler aldınız mı, kültürel adımlar attınız mı, arkasındaki iradeyle pazarlık yaptınız mı, onları zorladınız mı, diplomatik adımlar attınız mı, askerî ve istihbari önlemleri yeterince aldınız mı? Yirmi dört yıldır iktidardasınız ve şimdi bir yasa teklifi getiriyorsunuz buraya. Bütün bunları yapmadan ya da yaptıysanız da beceremeden, sanki savaş kaybetmiş gibi bu ülkeyi bir terör örgütünün karşısında diz çöker vaziyette bir pazarlık masasına oturtuyorsunuz ve yasa teklifini Kandil biliyordu, Kandil'deki baronlar biliyordu, İmralı biliyordu, Millî İstihbarat Teşkilatı biliyordu, saray biliyordu ama siz bilmiyordunuz. Son ana kadar neye imza attığınızı bilmeden boş bir kağıda imza attınız ve o yasa teklifi buraya geldi. Nihayet çarşamba günü kapalı grup toplantısında dendi ki "Yasa teklifi şudur." ve elinize o zaman da verilmedi o yasa teklifi. Neyi nereden kaçırıyorsunuz Allah aşkına? 50 bin kişinin katili bir terör örgütünü ve 9 bin militanını affedeceksiniz. Kendiniz altına imza attığınız kâğıdın veyahut da yasa teklifinin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Nihayet size kısacık bir bilgi verildi, sonra da bir panik başladı aranızda, bir telaş başladı "Acaba bir gün yargılanır mıyız? Acaba bir gün hesap vermek zorunda kalır mıyız?" Acaba bölgemize gittiğimizde ne söyleriz, ne cevap veririz, milletin tepkisi ne olur?" İşte, bütün bunlardan korktuğunuz için de gizli saklı iş yapmaya, milletin gözünün önünden gerçekleri kaçırmaya devam ettiniz. 9 bin kişiyi affediyorsunuz, rakamlar belli. Diyeceksiniz ki "Nereden biliyorsunuz?" Sizden öğrenmedik, İngiliz yayın kuruluşundan öğrendik, Reuters'tan öğrendik. Başka? Bu iradenin arkasındaki Amerikan Büyükelçiliğinden öğrendik. Neler yapmak istediklerini onlardan öğreniyoruz, sizden değil ve siz böylesine bir ihanet sürecinin altına imza atıyorsunuz, sonra da tir tir titriyorsunuz kapalı grup toplantılarında "Acaba başımıza bir iş gelir mi?" Hiç tarihten ders almıyor musunuz Allah aşkına? Başınıza bir iş gelir mi diye korkacağınıza dönün tarihe bakın, 12 Eylül anayasasına bakın, darbe anayasasına bakın. 15'inci maddesi... Kendilerini korumak için o darbeciler 15'inci maddeyi eklediler, geçici maddeyi; yıllar sonra siz kaldırdınız ve o darbeciler yargılandı. Bugün 9 bin teröristi affedecek olan bu adımların arkasında duranlara hesap sorulmayacağını mı zannediyorsunuz? Niye böyle bir adım atıyorsunuz? Yirmi dört yıldan beri neyi beceremediniz de neyi halledemediniz de hangi adımları atmayı bilemediniz de bugün terörün karşısında diz çökmüş bir görüntü veriyorsunuz? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletine yakışıyor mu bu görüntü? İmralı'yla pazarlık yapacak insan mıydınız siz Allah aşkına?Yola çıkarken böyle mi söylüyordunuz? Bu ülkenin birçok meselesi var, ısrarla ve altını çizerek söylüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bu meselelerin tamamının çözüleceği yer burasıdır, demokrasidir, insan haklarıdır, demokrasinin kurum ve kurallarının işlemesidir, insan hakları ve özgürlüklerdir, hukukun üstünlüğüdür, bu ülkenin refahıdır, bu ülkedeki bütün insanların, herkesin, aziz Türk milletinin kucaklaşmasıdır, bir ve beraber olmasıdır, bu ülkenin şeffaf yönetilmesidir, çalınmayışıdır, çırpılmayışıdır, devlet kurumlarının hesap vermesidir; bütün bunları yapmadınız, yirmi dört yıldan beri atmanız gereken hiçbir adımı atmadınız. Bugün koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti terör örgütünün karşısında sanki diz çökmüş gibi pazarlık yapıyorsunuz.

Baktım yasa teklifine, gelecek buraya, hepsini tek tek konuşacağız, tek tek konuşacağız hepsini, neler yaptığınızı ve neler yapmak istediğinizi. Affediyorsunuz, affederken de korkuyorsunuz, korktuğunuz için de 10'uncu maddeyi eklediniz, diyorsunuz ki "Aman, Komisyona dokunmasınlar, bir kurul kurulacak, bu kurula kimse dokunmasın."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Dokunulmazlık veriyorsunuz onlara çünkü yaptığınızın ne olduğunu biliyorsunuz, attığınız adımın nelere mal olacağını biliyorsunuz. Yetmemiş gibi, eli kanlı o katilleri buraya sokmak için yasayı değiştiriyorsunuz, onlara infaz ertelemesiyle ilgili olması gereken sürenin dışında diyorsunuz ki: "Kurul karar versin, iki yıl içerisinde Parlamentoya gelsinler, siyaset yapsınlar." Bunun altına imza atıyorsunuz. Buradan aziz Türk milletine sesleniyorum: Bu ülkenin meseleleri vardır, bu ülkenin problemleri vardır, bunların çözümünün adresi burasıdır ve bu ülke ancak ve ancak buradan yönetildiğinde, atılan adımların arkasında emperyal kültür ve irade olmadığında ayağa kalkar. Bu ülkede Kürtlerin de sorunu var, Türkmenlerin de sorunu var, Alevilerin de sorunu var, Sünnilerin de sorunu var, hepimizin sorunu var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Ama bu sorunların çözümünün arkasında bir terör örgütü ve onların yularını tutan emperyalist irade olamaz. Kendinize gelin diyorum, bu attığınız adımın nelere mal olacağını şimdiden öngörün diyorum. Anayasa'ya aykırı yaptığınız iş, çok net ve İYİ Parti olarak bir önerge verdik "Anayasaya aykırıdır, çekin bunu." dedik, işleme almadınız. "Anayasa Komisyonunda görüşülsün çünkü Anayasa'ya aykırı, Anayasa Komisyonunda ele alınsın." dedik, işleme almadınız. "Tali komisyonlar kurulsun." dedik, işleme almadınız. "İçişleri Bakanı gelsin, Millî Savunma Bakanı gelsin, Dışişleri Bakanı gelsin, MİT Başkanı gelsin." dedik, işleme almadınız. "Bütün millet ne yaptığınızı görsün, televizyonlarda canlı yayınlayalım." dedik, işleme almadınız. "Ufak tefek salonlarda değil büyük salonlarda yapalım bunları." dedik, işleme almadınız. Almayın ama bu millet sizin ne yaptığınızı, hangi adımı attığınızı görüyor ve günü geldiğinde hesap soracak size. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim Sayın Başkan.