GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:122
Tarih:07.08.2026

GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin'imiz 321 kilometrelik sahiliyle, eşsiz koyları ve bereketli deniziyle Akdeniz'in en güzel kentlerinden biridir. Bu güzelliği de korumak, gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur ancak Mersin Körfezi ciddi bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına 3 Haziran 2025 tarihinde verdiğim soru önergesinde deniz suyundaki bozulmayı, sanayi ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliği, halk sağlığına yönelik riskleri ve Seyhan Nehri'nin körfeze taşıdığı kirletici yükü gündeme getirdim, "Mersin Körfezi alarm veriyor." dedim. Bakanlığın cevabı şudur: "İzliyoruz, denetliyoruz, takip ediyoruz." Aradan tam bir yıl geçti, Mersin'in sahillerine baktığımızda plastik atıklar kıyılarımıza vuruyor, mikro plastikler denizimize yayılıyor, vatandaşlarımız plastik atıkların arasında yüzmek zorunda kalıyor. O hâlde, soruyorum: Bir yıldır neyi izliyorsunuz? Denetliyorsanız bu kirlilik nasıl bu noktaya geldi? Önlem aldıysanız sonucu nerede, Mersin sahilleri neden bu hâlde? Daha vahimi, Bakanlığın resmî cevabında Mersin Körfezi'ndeki çevresel bozulmayı durdurmaya ve geri çevirmeye yönelik herhangi bir ekosistem restorasyon planının bulunmadığı da açıkça belirtilmektedir yani sorunu biliyorsunuz ama çözüm planınız yok.

Değerli milletvekilleri, burada birkaç plastik şişeden, birkaç poşetten söz etmiyoruz, sistematik bir çevre sorunuyla karşı karşıyayız. Çin'in plastik atık ithalatını büyük ölçüde yasaklamasının ardından Avrupa'nın plastik atıklarının rotası Türkiye'ye çevrildi. Türkiye, Avrupa'nın başlıca plastik atık varış noktalarından biri hâline gelmiştir. 2018 yılında 437 bin ton olan plastik atık ithalatı, 2024 yılında yaklaşık 1 milyon 290 bin tona ulaştı.

Peki, bu atıklar ülkeye girdikten sonra ne oluyor? Asıl sorulması gereken soru budur. Mersin ve Adana; ithal plastiklerin işlendiği en önemli merkezler olmuştur. Bilimsel çalışmalarda, geri dönüşüm tesislerinin aşağısındaki sulama kanallarında mikro plastik yoğunluğunun yukarıdaki noktalara göre 132 kat daha arttığı, su sistemlerine saatte 5,3 milyardan fazla mikro plastik parçacığının karışabildiği de ortaya konulmaktadır. Üstelik bu kirlilik olduğu yerde de kalmıyor; drenaj kanallarına, tarımsal sulama sistemlerine ve Seyhan Nehri'ne karışıyor, oradan Akdeniz'e ve Mersin Körfezi'ne ulaşıyor. İşte bu nedenle Seyhan Nehri'nin taşıdığı kirletici yükü gündeme getirdim. Elbette Mersin Körfezi'ndeki bütün mikroplastik kirliliğin tek bir kaynaktan geldiğini söylemiyoruz. Liman, tarım, balıkçılık ve sera faaliyetleri de kirlilik yaratıyor ama ortada araştırılması, denetlenmesi ve kaynağında durdurulması gereken ciddi bir karasal kirlilik yükü de olduğu oldukça açıktır. Denize ulaştıktan sonra plastik toplamak çözüm değildir. O plastiğin denize ulaşmasını engellemek Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığının asli görevidir. Devlet Su İşleri sorumluluğundaki kanallar ve geri dönüşüm tesisleri denetlenmelidir. Filtre ve arıtma sistemlerinin çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Mevzuatı ihlal edenlere caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır ve ithal edilen plastik atığın ülkeye girdikten sonra ne olduğunun da hesabı tutulmalıdır. Çünkü bu mesele Mersin Körfezi'yle de sınırlı değildir. Adana'dan Mersin'e, Alanya'dan Antalya'ya kadar Akdeniz kıyıları ayrı ayrı aynı tehditle karşı karşıya.

Değerli arkadaşlar, bu coğrafya Türkiye'nin turizminin vitrinidir. Milyonlarca insan bu kıyılara geliyor, yüz binlerce insan geçimini bu denizden ve turizmden sağlıyor. Türkiye milyarlarca dolarlık turizm geliri için dünyayla rekabet ederken sahillerimizin plastik atık görüntüleriyle dünya basınına taşınmasının ekonomik bedelini hesaplıyor musunuz? Bir taraftan turist gelsin diye milyonlar harcayarak diğer taraftan o turistin yüzdüğü denizi koruyamayacaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÜLCAN KIŞ (Devamla) - Teşekkür ederim.

Böyle turizm politikası da olmaz, çevre politikası da olmaz. Bu konuyu Mecliste konuşuyor, önergelerle de takip ediyorum. Artık "İzliyoruz." cevabını kabul etmiyorum. Mersin Körfezi için somut önlemler alındı mı? Seyhan Nehri ve drenaj kanallarındaki mikro plastik yükü ölçüldü mü? Kaç geri dönüşüm tesisi denetlendi, kaçında uygunsuzluk tespit edildi? Güncel mikro plastik analizleri nerede? Bir an önce kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Acilen plastik atık ithalatını yeniden gözden geçirmelisiniz, kirliliği kaynağında durdurmalısınız ve Akdeniz için bölgesel bir eylem planını hayata geçirmelisiniz. Avrupa kendi çöpünden kurtulacak diye Türkiye'nin denizlerini, toprağını ve suyunu feda edemezsiniz; Akdeniz'in cennet koylarını kaderine terk edemezsiniz. Artık izlemeyi bırakıp somut adımlar atmalısınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÜLCAN KIŞ (Devamla) - Mersin Körfezi plastik ve mikro plastik kirliliğinden kurtulmalı, Akdeniz'in doğası halk sağlığı ve gelecek kuşakların yaşam hakkı korunmalıdır diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)