| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 121 |
| Tarih: | 06.08.2026 |
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, özellikle okullarda akran zorbalıklarıyla başlayan, daha sonra çocukların katledilmesine varacak kadar tehlikeli olan, bu boyutta toplumu rahatsız eden bu kanunu hazırlayanlara, başta Tuba Durgut Hanımefendi olmak üzere, katkı veren herkese teşekkür ediyorum, desteğimizin olduğunu da başından belirtiyorum.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Allah razı olsun, ben teşekkür ediyorum.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Bu teklif, bu çocukları suçtan koruma iddiasıyla önümüze geldi ama maalesef bu teklif, suçu doğuran nedenlerle değil, sadece ortaya çıkan sonuçla ilgileniyor. Suçun nedenlerini hiç konuşmuyoruz, sadece cezasını konuşuyoruz. Oysa biz diyoruz ki: Suça koşan çocuğu durduralım esas, esas mesele de burada. Peki, bu çocuklar nerede büyüdü? Bu çocuklar kimin döneminde yetişti? 2002'den 2025'e kadar Türkiye'de 30 milyon çocuk doğdu yirmi üç senede. Bu çocukların büyük bir kısmı rezidansların gölgesinde kalan yoksul mahallelerde büyüyorlar. Çetelerin yuvalandığı sokaklarda, sentetik uyuşturucunun dolaştığı mahallelerde yaşıyorlar. Yokluk sofralarında karınların doyuruyor bu çocuklar. TÜİK rakamları çok acı gerçeklerle dolu. TÜSİAD tarafından hazırlanan bir rapor var, öğrencilerin yüzde 31'i okuldan önce kahvaltı etmiyor, yüzde 20'si parası olmadığı için en az bir gün aç kalıyor; bakın, çok önemli. Ayrıca, öğrencilerin yüzde 2'si okuldan sonra akşam hiç yemek yemiyor; biz bu çocuklardan bahsediyoruz. Sonra, sosyal medyada sergilenen o lüks hayatları, o sofraları görüyor bu çocuklar ama o hayata çalışarak da ulaşamayacaklarını iyi biliyorlar. İşte, o noktada şiddeti meşru hâle getiriyorlar kafalarında; tehlikenin büyüklüğünün bilmiyorum farkında mısınız. Terörsüz Türkiye masalları anlatıyorsunuz, bu çocuklara hain terör örgütüne gitmiyor, çetelere gidiyorlar. Sokakları, şehirleri esir alan bir yapılanmayla karşı karşıyayız şu anda. 16-17-18 yaşlarında bu çocuklar yeni nesil suç örgütlerinin eline düşüyor. Unutmayın, bu suç örgütleri yarının terör örgütleri. Tüm finansmanlarını uyuyan hücrelerine, terör örgütü PKK'yla paralel olan siyasi yapılanmalarına ve sözüm ona kendi siyasetlerini geliştirmeye harcıyorlar. Kolombiya'da bunu Escobar denedi, onun denediği bir yoldu bu; gelecekte Türkiye'de de deneyecekler, göreceksiniz. Terör artık sokağa çıktığınızda kapınızın önüne kadar çok yakın. Üst düzey emniyet kaynaklarına göre Z kuşağı terörüyle karşı karşıyayız. Üzülerek söylüyorum: Çetelerin avucundaki mahalleler ve bazı okullarımız suça koşan çocuk üreten fabrikalara dönüşmüş durumda. Öğretmenlerin bile can güvenliği yok, örneklerini yaşıyoruz. Öğretmenler sinmiş durumdalar. Sosyal medya tamamen kontrolden çıkmış, suç örgütleri çocuk devşiriyorlar sosyal medyadan, suç propagandası yapılıyor sosyal medyada, şiddet özendiriliyor özellikle dizi, filmlerde. Uyuşturucu artık normal hâle geldi maalesef, arabeskten bozma rap müzikleri, bazı sosyal medya fenomenleri suç kültürünü de cazip hâle getiriyorlar; siz bunlarla mücadele etmiyorsunuz maalesef. Sadece infazı ağırlaştırarak sorunu çözeceğinizi zannediyorsunuz. "Toplum güvenliği" diyorsunuz ama Türk Ceza Kanunu'nun 84'üncü maddesindeki intihara yönlendirme, 86'ncı maddesindeki kasten yaralama, 87'nci maddesindeki ağırlaşmış yaralama, 106'ncı maddesindeki tehdit suçlarını kapsam dışında bırakmışsınız. Organ kaybına neden olan yaralama ağır değil de nedir ağır olan? Bir çocuğu intihara sürüklemek ağır bir suç değil midir? Tehdit, nice cinayetin ve nice organize suçun ilk adımıdır; bunu toplumda yaşıyoruz. Bunları kapsam dışında bırakarak nasıl tutarlı bir infaz sistemi kurabilirsiniz bilmiyorum. Biz elbette çocukların yeniden topluma kazandırılmasını istiyoruz ama mağdurun hakkını da koruyan, toplumun vicdanını gözeten, gerçek anlamda caydırıcı bir sistem kurulmasını istiyoruz.
Bu mesele birkaç infaz maddesiyle çözülecek kadar basit değil. Çocuk suçlu doğmaz, çocuk içinde doğduğu düzenin aynasıdır; düzen bozuk. Sadece çocuklara suç yükleyerek bu işi çözemeyiz. Eğer gerçekten çocuklarımızı korumak istiyorsak cezalardan önce bu çocukları suça sürükleyen sebepleri ortadan kaldırmak zorundayız. Eğitimi düzelteceğiz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Toplumda gelir adaletini sağlayacağız. Gelir adaleti konusunda Türkiye çok sıkıntılı durumda. Sayın Bakan 18 bin dolar izah etmiş; 3.600 dolardan 18 bin dolara, yaklaşık 850 bin lira yapıyor. Türkiye'de kimin 850 bin lira her ailede ortalama geliri var 23 bin lira asgari ücretin olduğu bir yerde? Gelir dağılımındaki adaletsizlik bitmeden bu işler bitmiyor.
Bizim mücadelemiz çocuklarla değil, çocukları suça iten düzenledir. Bu çocuklar maalesef sizin döneminizde yetişti. O yüzden bizlere kulak verin, bu düzeni hep beraber düzeltelim.
Saygılar sunuyorum. (İYİ Parti, Yeni Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)