| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 121 |
| Tarih: | 06.08.2026 |
ÖZGÜL SAKİ (İstanbul) - Teşekkürler.
Evet, adının Çocuk Koruma Kanunu olduğu teklifi konuşuyoruz ama bu teklif sahiplerinin çocukları korumak gibi bir niyeti yok. Bunu nereden anlıyoruz? Biraz önce teklif sahiplerinin daha baştan "cani" sözcüğünü kullanarak başlamasından anlıyoruz mesela.
Ayrıca, yine, biraz önce konuşmasında şöyle bir gerekçe söyledi: Yani insanın aklı almıyor "Çocuk az ceza alır ise suç örgütleri nasıl olsa az ceza alıyor diye çocukları çeteleştiriyormuş, o yüzden çocukları fazla ceza verelim ki suç örgütleri kullanmasın." Bu nasıl bir düşünce sistematiği? Suç örgütlerinin dibini kurutamıyorsunuz, aksine onları organize olarak siz kullanıyorsunuz, sonra da diyorsunuz ki: "Suç örgütleri lazım ama çocukları da şey yapmasınlar, biz çocukları cezalandıralım. Böyle bir mantık içindesiniz.
Sonra bu madde 2, o kadar korkunç bir madde ki siz de bunun ne kadar korkunç olduğunu biliyorsunuz. O yüzden Komisyonda mesela "Burada revize edeceğiz, değişiklik yapacağız." dediniz ama yapmadınız.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Kim veriyor o kadar çocuğun eline silahı?
ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Neden yapmadınız? Çünkü aynı o mantık içindesiniz.
Sonra gelelim madde 2'nin ayrıntılarına. Bakın, bütün temel prensipler çocuk adalet sisteminde koruyucu, önleyici, onarıcı yaklaşımı söyler ama siz ne yapıyorsunuz? Güvenlik, denetim ve kapatma. Üstelik burada suç örgütlerini mazur gösterip çocukları suçlu gösteriyorsunuz, böyle bir anlayışı kabul etmek mümkün değil.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Suç örgütüne af isteyen sizsiniz, af istemeyin o zaman PKK'ya.
ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Ayrıca bu maddenin çocukluk kavramını ortadan kaldırmasının inanılmaz boyutları var, bunu siz de biliyorsunuz. Nedir o? 12 yaştan 18 yaşa kadar olanları "çocuk" kavramının dışına ittiğinizde bakın ne yapacaksınız, daha önce de yaptınız çünkü. 12 yaştan itibaren çocukların işçileştirilmesi artık meşru olacak "Erken yaşta evlilik" deyip çocuk istismarını meşrulaştırmanın zeminini hazırlıyorsunuz. Cinsel istismarlarda "Küçüğün rızası" söylemini meşrulaştırmaya zemin hazırlayan bir şey, 12 yaşından 18 yaşına kadar çocukluk kavramını yok saymak. Ayrıca sanki suç işleyen, ağır suç işleyen -tırnak içinde- çocuklara öyle bir manipülasyonla politikalar yapıyorsunuz ki sanki hiçbir yaptırımı olmayacak.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - O kadar duyarlısınız ki onlarca bebeği katledene af istiyorsunuz!
ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Buradaki hiç kimse çocukların suçla ilişkilendirilmiş olmasının hiçbir şekilde yaptırımı olmasın demiyor ama ne diyor? Çocuklar çocuktur, o yüzden yetişkinler sorumludur. Siz, MESEM'lerde çocuklar ölürken "Patronlar böyle istiyor." diye meşrulaştırırsanız çocukların geleceğine ilişkin hiçbir sosyal, toplumsal bir tedbir almazsanız ve bütün sorumluluğu çocuklara yüklerseniz işte bu suç sisteminden çıkamazsınız. Ayrıca, tabii ki ağır suçlarda hem suça sürüklenen çocuğu hem mağdur olan çocuğu ve onun yakınlarını dikkate almak gerekir. Onları yok saymak mümkün değildir. Zaten çeşitli yaptırımlar da uygulanıyor ama siz yine kendi sorumluluğunuzu üstünüzden atmak için bu acıları araçsallaştırıyorsunuz, manipülasyona konu yapıyorsunuz ve çocukları birbirinin karşısına koyarak, üstelik çocuğu suça sürükleyen sistemin en temelinde yoksulluk, ayrımcılık, ırkçılık varken bir de böyle gerekçelendirerek ırkçılığı ve ayrımcılığı meşrulaştırıyorsunuz. Sonra da bütün bu sistemin içinde diyorsunuz ki: "Biz çocukları koruyoruz." Nereden koruyorsunuz çocukları? İlk yaptığınız, çocuklar... Ya bunu gerekçelendiriyorsunuz, insanın aklı almıyor. Çocuk 12 yaşı, 18 yaşı, ilk defa çocuk eğitimevlerine gitsin, kapatılma son çaredir diyoruz. Ya, rahat rahat burada "Hayır, önce kapatılsın, sonra idare gözlem kurullarından geçsin, sonra eğitimevine gitsin." diye akıllara ziyan önerileri bize "Çocukları koruyoruz." diyerek dayatıyorsunuz. Peki, bunu neden yapıyorsunuz? Çünkü hep yaptığınız gibi kendi sorumluluğunuzu görünmez kılmak istiyorsunuz. O kadar gözünüz kararmış ki her gün 3 kadın öldürülüyor, koruma kararıyla öldürülüyor. Dokuz gün önce başvuru yapmış, dokuz gün sonra öldürülüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Bunlara ilişkin hiçbir tedbiriniz yok, her defasında kadını odağa alıyorsunuz ve sorumluluk duymuyorsunuz. Ama her zaman yaptığınız gibi burada "Çocukları koruyoruz." diyerek kadın cinayetlerini araçsallaştırıp çocukları kapatmayı meşrulaştırmayı bize dayatıyorsunuz. Böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmiyoruz.
Örnekler çok açık. Eğer niyetiniz çocukları korumak olsa, eğer çocukların suça sürüklenmesini engellemek olsa, eğitim müfredatından başlayarak tüm siyasal, toplumsal, hukuksal düzeni çocukların yararına kurgularsanız. Ama siz -her zaman yaptığınız gibi- kendi suçlarınız görünmez kılınsın, elinizi yıkayıp kenara çekilin, çocuklar suçlu olsun, kadınlar suçlu olsun istiyorsunuz. Siz, bu suç ilişkilerinin içinde kendi iktidarınızı devam ettirin, tek istediğiniz bu. Ne kadınlar umurunuzda ne çocuklar umurunuzda. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)