| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 121 |
| Tarih: | 06.08.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İfade özgürlüğü Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde açıkça ifade edilmiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarında geniş yer bulmuş bir alandır hatta 2003 yılında AK PARTİ iktidarı döneminde yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nde de açık açık tarif edilmiştir. Ben, tabii, burada bu maddeleri saymayacağım, zira iktidarın hukukçuları bunları adları gibi biliyorlardır. 2003 yılında sözleşmenin kabulünden tutun, temel hak ve hürriyetler konusunda yıllarca yapılan bunca iyileştirmeden sonra son on yıldır maalesef bu alanda geriye gidiyoruz. Kıymetli milletvekilleri "özgürlük" dediğimiz şey sınırlarını muktedirin belirlediği bir alan değildir ya da ucu size dokunduğunda daralan ancak muhalifinize yöneldiğinde genişleyen bir alanda değildir. Siz hiç muhalefet kurumunun varlığının hikmetini düşündünüz mü? Ya da eleştiri kültürünün topluma kazandırdığı geniş ve renkli bakış açısının kıymetini sorguladınız mı? "Eleştiri" dediğimiz şey, insanın yaratılışı gereği kaçınılmaz hatalarını fark edebildiği bir kontrol mekanizmasıdır. Eleştiri, iktidarların yanlış politikalarına karşı ortaya çıkan toplumsal rahatsızlığın hatta öfkenin toplumsal huzuru etkilemeden tahliye edilmesini sağlayan bir kanaldır. Eğer siz bu tahliye kanalını kapatırsanız, insanların söz söyleme, eleştirme, farklı fikirler ortaya koyma özgürlüklerini ellerinden alırsanız çok daha kötü bir tabloyla karşılaşırsınız. Vatandaşlarımız, gençlerimiz her gün sadece fikirlerini, eleştirilerini ifade etti diye gazetecilerin, sanatçıların, siyasetçilerin tek tek içeri alındığını gördüğünde içlerinde bu ülkenin istikbaline dair bir umut kalır mı sanıyorsunuz? Tutuksuz yargılanmasında hiçbir beis olmayan bu isimlerin şafak baskınlarıyla, kelepçelerle gözaltına alınması, siyasi saiklerle kolluğun ve yargının harekete geçirilmesi karşısında toplumumuz bir siyasetsizliğe sevk ediliyor. Siyasete olan güven, yargıya olan güven yerle bir oldu. Kaldı ki, değerli arkadaşlar, siz ifade özgürlüğü hakkındaki mevzuatı istediğiniz kişiye özel yasalar hâline getiriyorsunuz. Bakıyoruz, iktidara karşı en ufak bir eleştiri hakarete, halkı kin ve düşmanlığa sevke girerken muhaliflere karşı yapılan küfür ve hakaret ağır eleştiri sınırlarında kabul edilebiliyor. Tam da barış ve demokrasi süreci yürütülürken muhalefete karşı yapılan siyasi operasyonlar sürecin ruhuna da sürece verilecek toplumsal desteğe de zarar veriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - İktidarı her insanın ihtiyacı olan eleştiri mekanizmasını sert tedbirlerle bastırmak yerine bu eleştirilere kulak vermeye davet ediyorum. Barışı büyütelim, demokrasiyi genişletelim, toplumsal huzur ve refahı her anlamda kalıcı kılmak için beraber çalışalım. Bunun yolu özgürlükleri genişletmekten geçer, ifade özgürlüğü de bunun başında gelir.
Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)