GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP'nin ifade ve basın özgürlüğünü abluka altına alan baskı, sansür, engelleme girişimleri maalesef artarak devam etmekte. Türkiye 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıraya geriledi çünkü haberi, yazısı, paylaşımı nedeniyle gazeteciler soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya. Bakın, temmuz ayının üçte 1'i adli tatildi ama o ayda bile gazeteciler en az 40 kez hâkim karşısına çıktı; 8 gazeteci gözaltına alındı, 2 gazeteci tutuklandı. Yılın başından bu yana yedi aylık süreçte 350 kez hâkim karşısına çıktı gazeteciler haberini, yazısını savunmak için. En az 50 gazeteci gözaltına alındı. İsmail Arı, Alican Uludağ, Nedim Oruç, Pınar Gayıp, Yıldız Tar, Sibel Gürcihan'ın da aralarında olduğu 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. Merdan Yanardağ, uydurma casusluk davanızdan tam iki yüz seksen beş gündür, otuz beş yıllık gazeteci Ali Çağatay "tweet" attı diye bir buçuk aydır özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum, zindandalar.

Değerli arkadaşlar, Meclisimiz tarihî günlere tanıklık ediyor. Bir yandan terörü bitireceğiz, toplumsal barışı sağlayacağız diyoruz; peki ama bu tarihî süreci kim yazacak, kim anlatacak? Gazetecileri cezaevine koyarak, haberlerini sansürleyerek, siteleri karartarak mı yapacaksınız? Gazeteciler emekli eyleminde, madenci direnişinde, 19 Mart darbesinde, 1 Mayıs, 8 Mart, NATO protestolarında meydanlardan haber yapacak ama engelleniyor. Tutuklu meslektaşına destek için yürümesine dahi abluka konuyor. Dünyanın öbür ucundan gelen gazeteci Ankara'da zirve izliyor ama kendi gazetecimize yasaklanıyor. Siteleri, sosyal medya hesapları kapatılıyor. Yetmiyor, hepsi bir de zindana tıkılıyor. Silivri'de ve diğer adliyelerde habercilere mahkeme salonları yasaklanıyor. Davaları anbean aktaran gazeteciler gerekçesiz gözaltına alınıyor.

Yine, gün geçmiyor ki yolunu milletimizin açtığı Yeni Partimizdeki yol arkadaşlarımıza, belediye başkanlarımıza operasyon olmasın. Tam beş yüz günü aşkın süredir haksız, hukuksuz tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, 15,5 milyon yurttaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına, sesine, afişine ve hatta adına bile tahammül edemeyenler, şimdi de onu dijital darbe yöntemleriyle susturmaya çalışıyor. Tam 11 kez hesaplarını engellediniz. Bu karartma sadece İmamoğlu'nun sesini kısmak değil, milletimizin haber alma, siyasal bilgiye erişim ve demokratik tercih oluşturma hakkını da yok etme girişimidir. İşte bu yüzden, değerli arkadaşlarım, biz, bu "erişim engeli" denen karartma ve sansürün hayatımıza, toplumsal hafızamıza ve demokratik alanımıza hasarını konuşmak zorundayız çünkü durum çok vahim.

Bakın, İfade Özgürlüğü Derneğinin rakamları ortada: 2025 sonu itibarıyla Türkiye'den erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı 1,5 milyonu aşmış durumda. Sayenizde erişim engelleri sistematik ve kalıcı bir dijital sıkıyönetim rejimine dönüşmüş durumda. Vatandaşın sesini duyurduğu neredeyse her kitlesel olayda X, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi platformlara bant daraltmak rutine binmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi keyfî erişim engellemenizi, haber karartmanızı hukuksuz bulmuştu.

Peki, siz ne yaptınız? Bu ayıbı ortadan kaldırmak yerine "millî güvenlik" ve "kamu düzeni" kılıfıyla bu dijital sansürü misliyle sürdürüyorsunuz. Siyasetçi görüş veriyor, gazeteci haberini paylaşıyor, yurttaş yorumunu yapıyor; hepsine anında karartma, anında sansür. Son bir ayda Alican Uludağ, Can Bursalı, Yıldız Tar ve daha birçok gazetecinin hesaplarını; İBB davasındaki büyük iftira ve kumpasları anlık paylaşan İstanbul Yargılıyor Platformu'nu; AKP'nin bu kara düzenini, vergi adaletsizliklerini yayınladığımız siteyi ve yüzlerce belgeli içeriği ve hesabı kapattınız.

Sayın milletvekilleri; burada, gözlerimizin önünde bu ülkenin toplumsal hafızası sistematik bir biçimde silinmekte, karartılmaktadır. Bugünlerin tarihini yazacak olan arşivler yok edilmektedir. Gerçeğin üstünü tek tıkla kapatabileceğini sanan bu anlayış, gazetecinin haberine de yurttaşın haber alma hakkına da açıkça savaş ilan etmiştir. Siz interneti kısarak, hesapları karartıp bant daraltarak sadece gerçeği değil bu ülkenin ekonomisini, akademisini, gençlerini ve

dünyayla olan bağını cezalandırmaktasınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) - Teşekkür ederim.

İşte, bu nedenle bu önergeyle diyoruz ki: "Gelin, bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun ve bu dijital sıkıyönetimin tahribatı bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılsın.

Sayın milletvekilleri, bilgiye erişim hakkı aktif yurttaşlığın ve demokratik denetimin temelidir. Demokrasi, bilgiye özgür ve güvenilir erişim olmadan yaşayamaz. Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız.

Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)