| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 121 |
| Tarih: | 06.08.2026 |
CHP GRUBU ADINA BARIŞ BEKTAŞ (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri, gelinen noktada, idarenin bilinçli bir şekilde mahkûmlara reva gördüğü uygulamaları da aşarak yapısal sorunlar nedeniyle âdeta zulme dönüşmüştür. Bu yüzden insan onurunu zedeleyen uygulamalar çözüme kavuşuncaya kadar bu kürsüden sürekli dile getirilmelidir. Hukuk devleti olmanın ölçüsü yalnızca özgür insanların değil, özgürlüğünden yoksun bırakılmış insanların da temel haklarının güvence altına alınmasıyla sağlanır. Devlet, ceza tedbiri uyguladığı kişilerin yaşamından ve sağlığından sorumludur. Ceza, özgürlüğün kısıtlanmasıdır, insan onurunun askıya alınması değildir. Bu nedenle sadece işkence ve kötü muamele değil, bu sonuçları doğurabilecek yapısal eksikliklerin de çözülmesi şarttır. 1 Temmuz 2026 itibarıyla cezaevlerimizde 427.525 kişi bulunuyor, resmî kapasite ise 304.956. Avrupa Konseyinin 22 Mayıs 2026 tarihli raporuna göre Türkiye, 100 bin kişi de 458 mahkumla kıtanın en yüksek oranına sahip, cezaevlerindeki doluluk oranı ise yüzde 131. Bu oranla Türkiye Avrupa ülkeleri arasında zirvede yer alıyor. Cezaevleri, ıslah ve tedbir kurumlarından insan onurunun ayaklar altına alındığı mekânlara dönüşmüştür. Mahkumlar nöbetleşe ya da yatakları birleştirerek uyuyabilmekte ve çoğunlukla da yerde yatmaktadırlar. Üstelik birçok hükümlü ve tutuklu ailelerinden yüzlerce kilometre uzağa sevk edilmekte ve aileler için de çileli bir süreç başlamaktadır. Eşlerin, çocukların hayatlarındaki zorluklar yetmezmiş gibi ziyaret süreçlerini de uzun yol, konaklama gerektirir bir eziyete dönüştürmek vicdani değildir. Yaşlıların ve ekonomik kısıtı olan ailelerin görüş hakkı fiilen yasaklanmaktadır. İktidarın bu konudaki çözümü ise doğrudan kapasite algısıyla 2028'e kadar 50 adet cezaevi yapmaktır. Değerli milletvekilleri, hiçbir ülke cezaevi inşa ederek adalet üretemez. İktidar, ekonomi gibi adaleti de inşaat üzerine bina etmekte ve yeni cezaevi inşaatlarını çözüm gibi sunmaktadır. Suçun önlenmesi ve sosyal politikaların artırılması yerine cezaevi inşaatıyla ilgilenen iktidar, yüksek güvenlikli Y ve S tipi cezaevleri ile ağır tecrit uygulamaları inşa etmekte.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
BARIŞ BEKTAŞ (Devamla) - Tek kişilik odalara dayalı sistemin ve sosyal alanların sınırlandırılması mahkûmların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Tekrar suç işlemenin önüne geçmek, ıslah ve rehabilitasyon yerine tecrit ve tamamen kriminal hâle getirmek doğru bir yöntem değildir.
Bizler farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ancak insan onurunun korunması, adil infaz rejiminin tesisi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Ülkemizin gelişmişlik düzeyi devletin infaz rejimine emanet edilmiş bireylerin şartlarıyla doğru orantılıdır ve acilen bu şartların rehabilite edilmesi gereklidir. Cezaevleri, intikamın değil modern rejimlerin uygulandığı kurumlar olmalıdır. Bu nedenle, bu önerge desteklenmelidir.
Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)