GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA HEVAL BOZDAĞ (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

TÜİK, temmuz ayı enflasyon oranlarını yine düşük açıkladı, hepimiz gördük; ENAG ve İTO'ya göre enflasyon oranları arasında yine açık ara fark var. Maalesef, yıllardır bu şekilde toplum enflasyona ezdiriliyor, yoksullaştırılıyor. TÜİK kendini haziran ayında açıkçası aştı, yüzde 1 civarında bir enflasyon açıkladı. Biliyorsunuz, işçi ve memur emeklileri kümülatif olarak bu sonuçlar üzerinden zam aldılar, almaları gereken ücretlerin çok altında ücretler aldılar.

Sayın vekiller, toplumun alım gücü çok azaldı. Bir asgari ücretli ocak ayında 23.450 lirayla alabildiğini bugün bütün maaşıyla 28.075 lirayla alamıyor. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 30'larda. Merkez Bankasının hedef enflasyonu tutturamayacağı da ortada, yine yüzde 30'ların üzerinde enflasyonla kapatacak. Bu durumda, günlük ihtiyaçlarını karşılayamayan toplum ancak borçlanarak yaşamını sürdürüyor, esnaf ise krediyle dükkânını döndürüyor. Türkiye'de 147 milyon kredi kartı sahibinin borçları 3 trilyon lirayı aşmış durumda. Bireysel ve ticari kredi ve kredi kartı faiz oranları o kadar yüksek ki borç yükleri giderek artıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu 31 Temmuz Cuma gününe ait haftalık bankacılık sektörü verileri ise çok çarpıcı. Tüketici kredileri 3 trilyon 430 milyar lira ve bunun 2,5 trilyonu ihtiyaç kredisi, içinde taşıt yok, konut yok, sadece geçinebilmek için borçlanmış insanlar. Bireysel kredi kartları 3 trilyon 422 milyar civarı. Toplamda 7 trilyona dayanmış bir borç yükü var. Türkiye nüfusunun yarısı bankalara borçlu. Yetişkinlerin yalnızca yüzde 14'ünün borcu yok. 2 milyon kişi yasal takipte. Yılın başından bu yana takibe düşen alacaklarda yüzde 33 oranında bir artış olmuş. İcra ve iflas dairelerine ise 5 milyona yakın yeni dosya gelmiş. Sistemdeki toplam icra iflas dosya yükü 25 milyon. Burada büyük sanayici de küçük ve orta işletmeler de kimse tutunamıyor. Tüm bunların karşısında kazanan kim? Bankalar. Bankaların faiz karları 3,1 trilyon lirayı aşarak rekor kırmış. Öyle ki sadece son beş ayda borçludan tahsil edilen gecikme ve ceza faizi yüzde 142 oranında artış göstermiş. Bu tablonun sorumlusu kim? İşçi değil, emekçi değil, iktidarın ekonomi politikaları.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

HEVAL BOZDAĞ (Devamla) - Teşekkürler.

bu duruma karşılık bazı düzenlemelerin yapılması, toplumun borç yükünden çıkması ve en önemlisi emeğinin karşılığı adil bir ücret alması kaçınılmazdır. Gelir ile gider arasındaki açık kapanmadığı sürece borç yapılandırması gibi palyatif tedbirlerle ise çözüm üretilemez. İktidar bu konuda derhâl adım atmalıdır. Ekonomi politikalarında radikal dönüşümlere ihtiyaç var. Sermaye lobilerine, bankacılık ve finans sektörüne bağımlı olmayan daha toplumcu ekonomik politikalara. Tüm toplumun üretkenliğini ve refahını önceleyen daha kolektif ekonomik tercihlere, modellere ihtiyaç var. Ancak böyle, bu politikalarla bu cendereden çıkılabilir.

Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)