| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 121 |
| Tarih: | 06.08.2026 |
CHP GRUBU ADINA GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi olarak verdiğimiz bu araştırma önergesiyle sadece kredi kartı borçlarını araştırmayı amaçlamıyoruz. Bu önergemizle, kredi kartı ve bireysel kredi borçlarındaki patlamanın nedenlerini, faiz politikalarının vatandaş üzerindeki etkilerini ve bankacılık sisteminin bu süreçteki rolünü ortaya çıkarmayı amaçlıyoruz çünkü bugün Türkiye'nin en büyük ekonomi sorunu enflasyon olduğu kadar, borçlanarak yaşamak zorunda bırakılan milyonlardır.
AKP'nin yirmi üç yıllık ekonomi politikasının özeti şudur: Üretimi değil, borcu büyüttüler; refahı değil, faizi büyüttüler; geliri değil, kredi limitlerini büyüttüler ve bugün bunun bedelini vatandaş ödüyor. Bakın, saray ve AKP iktidarı 2026 yılı bütçesinde 2 trilyon 508 milyar lira açık öngörüyor. Yine, kendi bütçesinde 2 trilyon 800 milyar liralık faiz ödemesini kabul ediyor yani iktidarın yönettiği ekonomi de devlet de faize çalışıyor ama o faizin yükü dönüp dolaşıp vatandaşın omzuna yükleniyor çünkü maaşlar eriyor, hayat pahalılığı büyüyor, borç ise katlanıyor. Son BDDK verileri bu gerçeği bütün gerçekliğiyle ve açıklığıyla ortaya koyuyor. Vatandaşların tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borcu 6 trilyon 677 milyar liraya ulaştı. Bunun 3 trilyon 279 milyar lirası yalnızca bireysel kredi kartı borcu. Daha çarpıcı olan ise şu: 2 trilyon 44 milyar lirası taksitsiz kredi kartı borcu. Bu rakam bize çok şey anlatıyor çünkü artık insanlar kredi kartıyla televizyon almıyor, telefon, mobilya ve ev eşyası almıyor. Kredi kartıyla market alışverişini yapıyor, elektrik faturasını ödüyor, eczaneden ilacını alıyor. Eskiden taksit otomobile, beyaz eşya ve televizyon gibi ürünlere yapılırdı. Bugün ise vatandaş sofrasına koyacağı sebze ve meyveyi bile pazarda beş taksitle almak zorunda bırakılıyor. İşte Türkiye'nin acı gerçeği de budur. Borç artık yatırım için değil, hayatta kalabilmek için yapılıyor. Üstelik sadece kredi kartı da değil, ihtiyaç kredileri 2 trilyon 544 milyar liraya ulaşmış durumda. Vatandaşın "eksi hesap" dediği kredili mevduat hesapları ise 910 milyar lirayı aşmış. Vatandaş maaşıyla ay sonunu getiremiyor, gelir, gideri karşılamıyor. Bunun en ağır sonucu bugün yargı dosyalarında da karşımıza çıkıyor. 178 milyar 800 milyon liralık kredi kartı borcu artık yasal takipte. Toplam takipteki bireysel kredi ve kredi kartı borcu ise 337 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu rakam sadece bankaların kayıtları değildir, bu rakamlar icra kapısındaki ailelerdir, haciz korkusuyla yaşayan insanlardır, çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayamadığı için uykusuz kalan anne babalardır. Bir tarafta bankalar tarihî kârlar açıklıyor, diğer tarafta vatandaş borcunun faizini ödeyebilmek için yeniden borçlanmak zorunda kalıyor.
Değerli milletvekilleri, biz sadece bu tabloyu eleştirmiyoruz, aynı zamanda çözüm de öneriyoruz. Bu nedenle, kredi kartı ve bireysel kredi borçlarında işlemiş faizlerin silinmesini, vatandaşın yalnızca anapara borcunu faizsiz şekilde ödeyebilmesini sağlayacak kanun teklifimi de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunmuş bulunmaktayım. Çünkü amacımız, bankaların faiz sarmalına mahkûm olan ve bu borç yükünün altında ezilen milyonlarca insanımıza nefes aldırmaktır. İşte, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu düzenin, bu çarpık düzenin araştırılmasını istiyoruz çünkü sorun kredi kartında değil sorun vatandaşı kredi kartıyla yaşamaya mahkûm eden ekonomi anlayışıdır, sorun üretimi değil borcu, emeği değil faizi büyüten iktidar politikalarıdır.
Değerli milletvekilleri, vatandaşı bu borç ve faiz sarmalından çıkarmak artık ekonomik olduğu kadar toplumsal bir zorunluluktur. Aksi hâlde, sadece borçlar büyümeyecek, icra dosyaları büyüyecek, hacizler artacak, aile dramları derinleşecek ve ne yazık ki umudunu kaybeden, bu ağır yükün altında ezilen daha fazla insanın acısına tanıklık edeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÜLCAN KIŞ (Devamla) - Teşekkür ederim.
Bu Meclis milyonlarca vatandaşın feryadına sessiz kalmamalıdır. Bu düşüncelerle, kredi kartı ve bireysel kredi borçlarındaki artışın, faiz politikalarının ve bankacılık uygulamalarının vatandaş üzerindeki etkilerinin araştırılmasını öngören Meclis araştırması
önergemizin kabul edilmesini umut ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)