GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan, öncelikle, sondan sondan başa doğru gitmeyi tercih ediyorum.

Biraz önceki Adalet ve Kalkınma Partisinin saygıdeğer hatibi, aynı zamanda seçim bölgem olan Antalya Milletvekili ve kırk yılın yani terörle mücadeleyle geçen kırk yılın yirmi beş yılında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda ama bu kırk yılda hatiple ilgili başka bir detay var: Hatip aynı zamanda bu kırk yıl içerisinde, aynı zamanda Emniyet teşkilatında görev yaptı. Yani konuşmasının özünde şunu kendisi çok iyi bilir ki -bildiğini var sayıyorum yani sahip olduğu meslek dâhil olmak üzere bugüne kadarki milletvekili sıfatıyla da- örgütlü suç iki türlüdür: Siyasi ve ideolojik amaç öndeyse terördür, çıkar amacı öndeyse mafya tipi suçtur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Şimdi, bir terör örgütü silahını bırakıyorsa -doktrinde böyledir, uygulamada da böyledir- yani bunu biliyor olmanız lazım. "Silahımı bıraktım ve kendimi feshettim." diyorsa o zaman örgüt siyasi ve ideolojik amacına ulaşmış anlamına da gelir; bu bir. Kaldı ki örgütün yöneticileri...

(AK PARTİ sıralarından gürültüler)

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Takip etmiyor olabilirsiniz, siz önünüze gelen kanun teklifini okumuyorsunuz; adamların ne söylediğini nereden takip edeceksiniz?

Örgütün yöneticileri "Biz amacımıza ulaştık. Biz pişmanlık yasası istemiyoruz, pişman da değiliz. Biz her şeye ulaştık." deyip kendi tabanına bu mesajı veriyor. Örgütün tabanı teröristler, örgütün tabanı Kürtler değil.

Yine, hatip çok enteresan bir cümle sarf etti: "Bölgedeki Kürt kardeşler İran'daki sürece katılmadı." dedi. "Bölgedeki Kürt kardeş" dediğin senin PYD/YPG-SDG, PKK/KCK. Senin "Kürt kardeş" dediğin adamlar terör örgütü, tamam mı?

MUSTAFA HAKAN ÖZER (Konya) - Kimi kastettiğini sen daha mı iyi biliyorsun?

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Şimdi "pazarlıksız" dedi. On dokuz aydır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Bitiriyorum efendim, lütfen.

İSMAİL ERDEM (İstanbul) - Başkanım, buna bu kadar süre mi verilecek?

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Yeterli Başkanım.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Dinleyin!

BAŞKAN - Lütfen, son cümle... Bunun sonu gelmiyor ama!

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Şimdi "pazarlıksız" dedi, bu sürecin başında kendisi de ifade etti, "PKK kendini feshetme beyanında bulundu." dedi, "Silahları bıraktı." dedi; o zaman bu kanunu niye çıkarıyor, önce kanunu niye çıkarıyorsunuz o hâlde madem silah bıraktı? Kanunu çıkarıyorsun, silahları teslim alacaksın; almamışsın, alacaksın; öyle de, böyle de! Ya, milletin gözünün içine bakarak halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydınız alayınız.

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Sayın Başkanım...

MEHMET ŞAHİN (Kahramanmaraş) - Sayın Başkanım, bir sataşma yok, bir şey yok! Böyle bir şey yok!

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - İç Tüzük ihlali var. İç Tüzük'ü ihlal eden Anayasa'yı zaten ihlal eder!

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Partiye ilişkin de hatiplere bir tek şey söyleyeceğim: Şu "Kürt meselesi" demek yerine cumhuriyetin eşit yurttaşlığın teminatı olduğu fikrini benimseyip cumhuriyet mevzisini terk etmeseydiniz, gerçekten cumhuriyet mevzisini terk etmeseydiniz bugün bu tartışmanın tarafı değildik, yanımızda bu mücadeleyi veriyordunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Siz Mustafa Kemal'i ve cumhuriyeti terk ettiniz, bunu kendinize itiraf edin. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)