GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ekim 2024 tarihinde terörsüz Türkiye girişimiyle başlayan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyon ve ortaklaşa yayımlanmış rapor, son olarak da dün önemli bir katılımla Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa Teklifi'yle ilişkin yürütülen süreç hakkında verilmiş olan önerge üzerine söz almış bulunuyorum.

Önümüzdeki günlerde bu konuyu enine boyuna çokça değerlendireceğiz. Ben bugün bir girizgâh olması babında böyle bir girişimin meşruluk sorunu veya temellendirilmesi üzerine birkaç söz ifade etmek istiyorum.

Aslında sorulması gereken soru, kamu hukuku açısından da devletler hukuku açısından ve milletimize karşı sorumluluk açısından da şudur: Silahlı isyan ya da terör örgütlerinin görüşmeler yoluyla feshi, silahsızlandırılması veya sonlandırılması çabaları meşru mudur?

Bu meşruluk meselesine kendi yakın tarihimizden örnekler vermeden önce modern devletler döneminde yani yaklaşık son iki yüz yıldır herhangi bir ülke içi çatışma, isyan ya da terör faaliyetinde hiçbir isyan ya da terör örgütünün modern bir ulus devlete diz çöktüremediğini ama aynı şekilde de hiçbir modern devletin isyan eden veya teröre başvuran örgüt mensuplarının her birini tek tek ve son ferdine kadar etkisizleştirmek suretiyle de ortadan kaldıramadığını tespit etmek lazım. Çatışma çözümü, tecrübesi ya da akademik birikimi olarak adlandırılabilecek bu başlıkta Kolombiya, İspanya, Güney Afrika, Filipinler ve Endonezya'dan birçok örneği önümüzde konuşacağız ki Endonezya gibi, Filipinler gibi birinde devlet, birinde isyancı örgütün İslam'la ilişkili olduğu örnekler, Avrupa ya da Amerika ya da Afrika örneklerinin her biri özel birer numunedir.

Bizim kendi tarihimize baktığımızda 1920 ile 1938 arasında en meşhuru 28 Ağrı isyanı sonrası çıkarılan yasa olmak üzere birçok isyan girişiminin Ankara'dan, Meclis tarafından ya da hükûmet tarafından yapılan görüşmelerle sonlandırıldığını ve daha sonra birtakım yasal muafiyetler sağlandığını, İstiklal Mahkemesinin bütün kararlarının 1937'de bütün sonuçlarıyla Atatürk hayattayken İsmet İnönü'yle birlikte ortadan kaldırıldığını da not etmemiz gerekiyor. Somut olayda PKK örneğine baktığımızda, 1980'den bu yana bütün liderler ve hükûmetler döneminde şu Mecliste en az 10 yasa çıkarılmış; ismi "pişmanlık" olmuş, "eve dönüş" olmuş, "topluma kazandırma" olmuş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Görüşmeler yoluyla yani askerî mücadele, bir zafer ve yenilgi ikilemi dışında bir kapı açılmaya çalışılmış ama sonuç alınamamış. Bu çabaları gösteren iktidarlara baktığımızda rahmetli Turgut Özal'ı, Süleyman Demirel'i, Necmettin Erbakan'ı görüyoruz. AK PARTİ döneminde 2004, 2009, 2011, 2013 ve şimdi 2024 girişimini görüyoruz. Aynı şekilde, en az 13 sayısı kayıt altına alınmış; tecrübeye baktığımızda, siyasetin dışında MİT ve Genelkurmay Başkanının da çabalarını görüyoruz.

Bütün bunlara baktığımızda kamu düzeninden feragat etmeden, Türkiye'nin demokratikleşme sorunlarını masaya koymadan, Kürt halkı adına temsiliyet makamını kimseye tevdi etmeden ve Türkiye'nin demokratikleşmesini siyasi zeminde konuşmak suretiyle böyle bir girişimin meşru olduğunu düşünüyoruz. Bütün eleştirilerimizle birlikte bu sürecin hedefinin doğru olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerde detaylı konuşacağız. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)