GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

"Kimsesizlerin kimsesi olacağız, sessiz yığınların sesi olacağız." dediniz, "Dicle'nin kenarında bir kuzuyu kurt kapsa ondan biz sorumlu olacağız." dediniz ve "'İşçinin, emekçinin alın teri kurumadan onun hakkı verilmelidir.' diyen bir anlayıştan geliyoruz." dediniz ama yirmi dört yıl sonra geldiğiniz yerleri unuttunuz. Ben artık bu Parlamentoda Doruk Madencilik, Yıldızlar SSS Holdingin yapmış olduğu zulmü konuşmaya bıktım, usandım, siz dinlemekten usanmadınız. Bir kere daha söyleyeceğim, bir kere daha söyleyeceğim: Elimde faturalar var, bakın, defalarca toplantı yapıldı, defalarca görüşmeler yapıldı, hâlâ madenciler sokaklarda, hâlâ madenciler perişan. "3 bin liralık doğal gazımı ödeyemedim vekilim?" diyor, "Bankadan kredi çektim, faizi aldı başını gitti, ödeyemiyorum vekilim." diyor, "Borçlarım zirve yaptı, ödeyemiyorum." diyor, "Ek hesap açtırdım, ödeyemiyorum vekilim." diyor; bunların hepsi Doruk Madenciliğin zulmettiği işçilerin faturaları. Bir tanesi de en son şunu gösterdi, dedi ki: "Vekilim, bak, mahkeme kararı var burada, mahkeme Doruk Madenciliğin bana borcunu ödemesine hükmetti, niye ben paramı alamıyorum?"

Sayın Yenişehirlioğlu, siz hukukçusunuz, böyle bir uygulama olur mu, böyle bir zulme, böyle bir haksızlığa sizin gönlünüz nasıl rıza gösteriyor Allah aşkına? Çoluğunun çocuğunun nafakası kesilmiş, evine alışveriş yapamıyor, işçiler Ankara'da Ulus Meydanı'nda, sokaklarda o sıcağın altında perperişan bekliyor. Defalarca söyledim, bir kere daha kayda geçmesi için söyleyeceğim: Tam 2.364 adet maden ruhsatı vermişsiniz. Tamam, anladık, yandaş, sahibi yandaş sizin partiliniz, yıllarca sizinle beraber oldu; ya, bu kadar da olmaz ki Allah aşkına! Adama Ankara'nın büyüklüğünden daha geniş bir alana maden ruhsatı vermişsiniz, 29.694 kilometrekare. Böyle bir rezalet, böyle bir kepazelik olur mu? Cumhuriyet döneminde bile toplam bu kadar maden ruhsatı verilmedi. 100 milyonlarca liralık teşvik vermişsiniz, umurunuzda değil, desteklemişsiniz ve tam 480 milyon dolar kamu bankalarından kredi vermişsiniz ve bu kredileri verirken de adam size kendi malını mülkünü değil, hazine arazisini teminat göstermiş. Ben söylemiyorum, hepsi Sayıştay raporlarında var; bakın, bu raporlarda var. Ve bu adam hâlâ işçisinin parasını ödemiyor. Daha geçtiğimiz haftalarda Enerji Bakanı dedi ki: "Zaten bu firmanın yaptığı her şey sorunlu. Ben de bir daha bunlara ruhsat verirsem..." "Ben de bir daha bunlara ruhsat verirsem..." dediği gün, adam yemedi içmedi, kalktı, ruhsat verdi, aynı firmaya aynı bakan götürdü, ruhsat verdi.

Şimdi, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunun Başkanı Vedat Bey, bu konu kendisine intikal edildiğinde geçtiğimiz günlerde aynen şu ifadeyi kullandı: "Şirketin eylemleri sadece emeğe karşı değil, devlete karşı, hukuka karşı. Savcıları göreve çağırıyorum." Ya, Allah aşkına, siz devleti böyle mi idare edeceksiniz? Koskoca Komisyon Başkanı devlete karşı, hukuka karşı eylem yaptığını söylüyor, sokaklarda perperişan vatandaş. "Savcıları göreve çağırıyorum." diyor. 3 tane bakan oturup toplantı yapıyor, netice yok. "Söz verdiler." deniyor, netice yok ve insanlar sokakta perperişan.

Bugün bir kere daha ikaz ediyorum, artık bununla ilgili gerekeni yapın, bu insanların mağduriyetine son verin. Ciddi manada bir mağduriyet var, insanlar perişan. Ne var ne yoksa oluk oluk vermişsiniz. Eti Maden; Atatürk 1937'de kurmuş fabrikayı, götürüp vermişsiniz, yirmi sene çalıştırmış, ondan sonra kapatmış işletmeyi. Cumhuriyet döneminin kazanımlarını bile adama peşkeş çekmişsiniz, adam hâlâ o kapattığı işletmelerde mağdur olan işçilerin, emekçilerin hakkını, hukukunu vermiyor. Buradan bir kere daha ikaz ediyorum, İYİ PARTİ olarak ikaz ediyoruz size: Allah aşkına, bu ülkeyi olması gerektiği gibi yönetin, devlet içerisinde devletçikleri kurmuş bu yandaşlarınıza da artık bu kadar alan açmayın, gereğini yapın diyorum.

İkinci bir konu, ihracat rakamları. Sayın Yenişehirlioğlu geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin ne kadar muazzam ihracat yaptığından bahsetti. Zaten çok net bir AK PARTİ klasiğidir: "Uçtuk, kaçtık. Dünya lideriyiz, bizden daha büyüğü yok, ihracatta rekor kırıyoruz." Ben de Sayın Yenişehirlioğlu'nun açıkladığı rakamlar üzerine oturdum, bir çalışma yaptım. Sayın Yenişehirlioğlu, muhtemelen size danışmanlarınız bunları söylemedi veyahut da siz diğer AK PARTİ'li bakanlar gibi bu rakamlardan bahsetmek istemediniz ama bunların hepsi TÜİK'in verdiği rakamlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bakın, iktidarınız döneminde ihracat ve ithalat rakamlarını çıkarttım: 1,55 trilyon dolarlık dış ticaret açığı var. Siz diyorsunuz ya "Uçuyoruz, kaçıyoruz, rekor kırıyoruz." falan diye; döneminizde 1,55 trilyon dolar dış ticaret açığı var, korkunç bir paradan bahsediyoruz. Ocak-temmuz arası dış ticaret açığımız 60 milyar dolar ve ne yazık ki bütün bunları kapatabilmek için ne yapıyorsunuz? İngiliz tefeciden, küresel tefeciden yüksek faiz, düşük döviz kuruyla borç alıyorsunuz ve aldığınız bu parayı ödemek için de yine milletin sırtına vergi yükü yüklüyorsunuz. İhracat rakamlarında büyük bir çelişki var, büyük bir paradoks var, hiç durmadan artan bir dış ticaret açığı var. Sizin iki gün önce Meclis konuşmasında "Rekor kırdık." dediğiniz -konuşmanızın tutanağı da burada- ayda, baktım, tam 10 milyar 370 milyon dolarlık dış ticaret açığımız var ve bu dış ticaret açığını kapatmak için de Maliye Bakanınız yine küresel tefecilerin kapısını çalıyor "Ne olur bana para verin, ben bu parayla bu açığı kapatacağım." deyip ne yazık ki Türk ekonomisini perişan edecek adımlar atıyor. Bu rakamlarla ilgili de size bir kez daha gerçeği hatırlatma ihtiyacı hissettim.

Bir başka hatırlatmak istediğim şey de şu: Bundan yaklaşık altı ay önce yine bu Mecliste, bu Parlamentonun çatısı altında bir diğer Grup Başkan Vekilinizle ilgili... Daha doğrusu bir konuyla ilgili yaptığımız müzakerede ya da tartışmada Grup Başkan Vekiliniz dedi ki: "Muazzam bir çözüm bulduk." Türkiye'deki et tüketimi, et fiyatları, et ithalatıyla ilgili bir değerlendirme yapılırken dedi ki Grup Başkan Vekiliniz, konuşması da burada: "Muazzam bir çözüm bulduk." Altı ay önce söyledi bunu: "Artık et ithalatı azalacak." Niye? "Çünkü koyun dağıtacağız köylülere, hayvan yetiştiricilerine koyun vereceğiz, bundan sonra inşallah et ithalatı falan olmayacak." dedi. Ben aynı zamanda bilim adamıyım, rakamlarla konuşurum, net belgelerle, bilgilerle konuşurum. Oturdum baktım, Sayın Grup Başkan Vekilinizin altı ay önce "Et ithalatı düşecek." dediği günden bugüne neler olmuş diye baktım; et ithalatında büyük bir patlama olmuş, inanılmaz bir patlama olmuş. Brezilya'dan ithal ettiğiniz hayvanlarda neredeyse yüzde 70-80 artış olmuş. Uruguay'dan ithal ettiğimiz hayvanlarda yüzde 100'e yakın bir artış olmuş. Ödediğiniz para da altı ay içerisinde 2'ye katlamış. Bu şekilde Türkiye'deki hayvancılık sektörünü ayakta tutamazsınız, bu davranışla bu insanlara et yediremezsiniz. Böyle yapmaya devam ederseniz Türkiye'de hayvancılığı bitireceksiniz, sektörü bitireceksiniz.

Yine, geçtiğimiz günlerde baktım, yetkilileri göndermişsiniz, yurt dışında, Paraguay'da hayvan ithalatıyla ilgili anlaşma yapmışsınız. Paraguay gazeteleri sizden bahsediyor, aman Allah'ım! "Çok mutluyuz çünkü Türkler geldi, burada ithalat yapacaklar." diyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bizim Dışişleri Bakanlığı yetkililerimiz, Tarım Bakanlığı yetkililerimiz Paraguaylı yetkililerle oturmuşlar, anlaşma yapıyorlar. Demek ki sizin niyetiniz et çetelerini beslemek Tony'yi, John'yi beslemek, onları zengin etmek bir taraftan da yerli üreticiyi tüketmek. Önümüzdeki aylarda Paraguay'dan da ithalata başlayacaksınız, bunun da bilgilerini aldık, bunlarla ilgili de eğer bilmiyorsanız, sizden bu gerçekler saklandıysa ona dair bilgi de veririz diyorum. Bir kez daha yerli üretimi, yerli tarımı ve hayvancılığı teşvik etmeniz gerektiğini vurguluyorum.

Hepinize çok teşekkür ediyorum.