GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:06.08.2026

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; bütün demokratik ve medeni ülkelerde milletvekillerinin yasama sorumsuzluğu vardır, kürsü dokunulmazlığı vardır. Haddizatında bu onlara verilmiş bir hak değildir, milletin bir hakkıdır çünkü millet adına rahatça konuşabilsinler, kararlarını özgürce verebilsinler diye kendilerine bu hak verilmiştir ve millet adına verilmiştir. Ne yazık ki ağırlıklı olarak ya da tamamı muhalefet milletvekillerine bağlı veya onlarla alakalı binin üzerinde şu anda Mecliste fezleke var, benim de var çok sayıda. Bakanlarla ilgili yolsuzluk ifşası yapmışım burada, soru önergesi vermişim, cevap vermemişler, dışarıda konuşmuşum fezleke göndermişler. Bandırma'ya kaçak hayvan sokmaya çalışmışlar, itiraz etmişim, belge açıklamışım fezleke göndermişler. Şimdi bunları yaparsanız bu ülkede demokrasiyi kurum ve kurallarıyla işler hâle getiremezsiniz.

Peki, fezleke süreci nasıl çalışıyor? Fezlekeyle ilgili evraklar çok özel yöntemlerle, gizli bir şekilde Meclise gelir ve Meclis Komisyonunda ancak o fezlekenin muhatabına bizzat teslim edilir. Kendimle ilgili fezlekeler için Ankara dışında olmam münasebetiyle danışmanlarımı gönderdim, fezlekeleri alamadım; doğrusu da buydu zaten. Peki, şimdi, Sayın Özgür Özel'le ilgili ve Sayın Veli Ağbaba'yla ilgili hazırlanmış olan bu fezlekeler daha Meclise gelmeden neden kamuoyuna servis ediliyor? Bunun arkasında kim var ve hangi amaç var? Bu son derece yanlıştır arkadaşlar. Bu, demokrasiye vurulmuş bir darbedir, demokrasinin kurum ve kurallarının işleyişine getirilmiş bir darbedir, yanlışlıktır. Bu itibarla buradan hem Meclis Başkanımıza hem Sayın Adalet Bakanımıza açık çağrı yapıyorum: Bu usulsüzlüklerin, bu yanlışlıkların arkasında kim varsa, hangi niyetle yaptıysa, bir itibar infazı niyetiyle yapıldıysa, medyadaki infaz mangaları tarafından yürütülen bir süreçse bunun önüne geçilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Peki, Sayın Başkanım, bir cümleyle tamamlayayım.

BAŞKAN - Sayın Özdağ'a haksızlık yapmış olacağım ama buyurun.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Kabul ederseniz Sayın Özdağ bir cümleyle...

SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Estağfurullah, tabii, efendim, buyurun efendim.

BAŞKAN - Sayın Özdağ, kusura bakmayın.

SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Yok, efendim, asla, hayır efendim.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Tabiatıyla bu demokrasinin bir problemidir eğer biz buna müdahale etmezsek, buna itiraz etmezsek bu süreci yürütenler ve arkasındaki irade açıkça ortaya çıkmaz ve ifşa edilmezse demokrasi ne yazık ki yara alacaktır, hukukun üstünlüğüyle ilgili zaten bu ülkede pek çok problemimiz var, o da büyük ölçüde yara alacaktır.

Buradan Sayın Meclis Başkanına, Sayın Adalet Bakanına bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Bu ifşa sürecinde daha Meclise gelmemiş fezlekelerin kamuoyuna yansıtılması ve medyadaki infaz mangaları marifetiyle insanların itibarlarının infaz edilmesi kabul edilemez. Bununla ilgili lütfen gereğini yapın, arkasında kim varsa, hangi niyetle yapılmışsa önüne geçin. Bu, sadece Sayın Özgür Özel ve arkadaşları için değil ve sadece bizler için değil, tüm demokrasiye ve bu ülkedeki bütün parlamenter rejime duyulan saygı gereğidir.

Teşekkür ediyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)