GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:120
Tarih:05.08.2026

GÜLCAN KAÇMAZ SAYYİĞİT (Van) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grubumuzun Ezidi Kürtlere yönelik soykırım hakkında vermiş olduğu önerge üzerine söz aldım. Bu vesileyle 74'üncü fermana karşı Şengal'de kadınlar öncülüğünde inşa edilen yeni yaşamı buradan, Genel Kuruldan saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

74 fermana rağmen bir halkın hayata bakış açısını ortaya koyan ve bunu kendine rehber edinmiş şu sözlere hep birlikte kulak verelim. Ezidiler şöyle der: "Güneşe yüzümüzü döneriz çünkü ışık karanlığa üstün gelsin diye, kalbimizi ise insanlığa çeviririz çünkü en büyük ibadet iyiliktir."

Kıymetli milletvekilleri, Kurmanci, Zaza, Gorani ve Sorani; Orta Doğu'da bir bütün olarak Kürtlere bakıldığında karşımıza bir katliamlar silsilesi çıkacaktır. Modern çağın bölüşüm savaşlarında Kürtlerin varlığı inkâr edilmiş, statü sahibi olmamaları için her türlü yola başvurulmuştur. Şüphesiz, bölgesel ve uluslararası bölüşüm savaşlarında en çok Aleviler ve Ezidi halklar zarar görmüştür. Bu anlamda, Dersim 1938'den 74'üncü fermana uzanan zulüm silsilesi doğrudan Kürtlerin ontolojik olarak hedef alındığı 2 büyük örnek olarak karşımızda durmaktadır.

Tarihler 3 Ağustos 2014'ü gösterdiğinde, IŞİD Şengal'e saldırmış, binlerce Ezidi Kürt'ü vahşice katletmiş, 5 binden fazla kadın ve çocuk kaçırılarak Musul, Telafer ve Rakka gibi şehirlerde kurulan köle pazarlarında satılmış, din değiştirmeye zorlanmış, cinsel şiddete maruz bırakılmıştır. Bir şekilde hayatta kalanlar ise varını yoğunu terk etmek zorunda kalırken bugün de birçok Ezidi, mülteci kamplarında zorlu bir yaşam sürdürmekle baş başa bırakılmıştır. Dolayısıyla, IŞİD'in soykırımının izleri hâlen silinmedi, yaralar hâlen sarılmadı; Ezidi halkı üzerindeki katliam riski de devam ediyor. Soykırımın üzerinden on iki yıl geçmesine rağmen binlerce kişinin akıbeti hâlâ bilinmiyor. Ezidi kaynaklar 300 bine yakın Ezidi'nin hâlen göçmen olarak yaşadığını ve 2.500 kişinin de IŞİD'in elinde olduğunu söylüyor. Bu sebeple, barbar IŞİD çetelerini ve onlara destek verenleri buradan lanetliyor; katledilen her bir Ezidi'yi burada saygıyla, sevgiyle, minnetle anıyorum.

Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; Şengal'de Ezidi halkına karşı yapılan saldırı herhangi bir halka yapılan sıradan bir saldırı olarak değerlendirilmemelidir. Bu saldırılarla doğrudan Ezidilerin kültürel ve inançsal varlığı hedef alınmıştır; kadın ve çocuklar savaş ganimeti olarak kaçırılırken, zorla din değiştirmeye zorlanmış, erkek ve yaşlı kim varsa katliamdan geçirilmiştir. Bunun adını açıkça ortaya koyalım: Bu bir inanç soykırımıdır, bu bir etnik soykırımdır. Bugün Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok devlet ve uluslararası kuruluş Ezidi soykırımı olarak bugünü kabul etmektedir. Milyonlarca Kürt vatandaşı olan bu Meclis, Ezidi halkının yaşadığı trajediyi bir soykırım olarak tanımalıdır. Büyük çoğunluğu federe Kürdistan'da olmak üzere Ezidiler sadece Gürcistan'da, Suriye'de, Ermenistan'da, İran'da ve diasporada yaşamıyor, Türkiye'de de önemli bir Ezidi nüfus bulunmakta. Dolayısıyla, Ezidilere yönelik katliamları görmemek, onları inkâr etmekten başka bir şey değildir.

Geldiğimiz aşamada "barış ve demokratik toplum sürecinden önce ve sonra" diyebileceğimiz kritik bir eşikteyiz; cumhuriyetin yüz üç yıldır ihmal ettiği eşitlik ve barış hukukunu kurmanın arifesindeyiz. Çerçeve yasanın büyük bir konsensüsüyle meclisten geçmesi uzun bir yolculuğun ilk adımı olarak karşımızda duruyor. Bununla birlikte Türkiye'nin diğer ülkelerde yaşayan Kürtlere yönelik tehdit ve güvenlik algısı da değişmelidir, Kürtlerin kazanımını kendisi için tehdit gören anlayış terk edilmelidir. Şengal'de Ezidilerin statüsüz kalması üzerine politika kurmanın bir anlamı da yoktur, bir geleceği de yoktur. Ezidi halkının bir daha katliamlarla yüz yüze kalmaması için Birleşmiş Milletler öncülüğünde mutlaka bir güvenlik şemsiyesi kurulmalıdır. Ezidi Kürtlere yönelik her saldırı, Ezidi Kürtlere yönelik her katliam girişimi doğal olarak 50 milyon Kürdü de etkileyecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

GÜLCAN KAÇMAZ SAYYİĞİT (Devamla) - Teşekkür ederim.

Bu anlamda, Genel Kurulda bulunan iktidar ve muhalefet partilerinin Ezidi Kürtlerin maruz kaldığı katliamları görmeleri ve bugün de süregelen sorunlarının çözülmesi amacıyla önergemize destek vermeleri hem insani hem de vicdani bir sorumluluktur. Acılarımızı ve trajedilerimizi yarıştırmadan, bilakis onları birlikte sararak ortak geleceğimizi hep birlikte inşa edebiliriz diyorum.

Buradan Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyenleri saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim Sayın Başkan.