GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:120
Tarih:05.08.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün ilk defa kendi içimi dökmek için huzurlarınızdayım. Maalesef, yaklaşık 2 Mayıs 2026'dan beri bir itirafçının, bir iftiracının sözleriyle bir saldırı altındayım. Gökhan Böcek bana 1 milyon euro verdiğini iddia etti, iddia nedeniyle Malatya'da yaklaşık on altı yıldan beri çalıştığım, evladım gibi gördüğüm çocuk tutuklandı. Değerli arkadaşlar, 2024 yılında bu arkadaş hiç Ankara'ya gelmemiş, ne HTS kaydı var ne baz kaydı var, altı aylık çocuğu var ve epeyden beri tutuklu. Eğer Gökhan Böcek'le benim HTS kaydım varsa, baz kaydım varsa, danışmanımın bir baz kaydı, HTS kaydı varsa idam edilmeye razıyım, idam edilmeye razıyım. Bir iftirayla, bir kirli saldırıyla karşı karşıyayız. Değerli arkadaşlar, bakın, ben bu şahsı 16 Eylül 2025'te babasını cezaevinde ziyarete gittiğim zaman gördüm, onu dışında görmedim. O iddia ettiği tarihlerde ben Malatya'dayım, 10 Ocak Gazeteciler Günü'nü kutluyorum.

Bir diğer durum, değerli arkadaşlar, yeğenimi aldılar. Gözaltına alındığında -birçoğunuz görmüşsünüzdür- alt yazı geçiyor, her yerde "Hesabında kaynağı belli olmayan yüklü para miktarı var." denildi. Sadece hesabına giren 150 bin lira yardım parasından tutuklandı, 150 bin lira; 150 bin liradan dolayı yeğenim tutuklandı.

Bir başka şey, değerli arkadaşlar, on dokuz yıldan beri Mecliste görev yapan bir danışmanım var. On dokuz yıldır burada çalışıyor, her işimi o yapıyor -ki siz de danışmanlarınıza yaptırıyorsunuz- bütün paramı ona veriyorum, o havale ediyor vesaire vesaire. Ramazanda ve deprem döneminde gelen bir paradan dolayı bu arkadaş da tutuklandı, şimdi cezaevi cezaevi gezdiriliyor, "Veli Ağbaba hakkında konuşmadığın sürece seni cezaevinde çıkartmayız." diyorlar.

Değerli arkadaşlar, hepimiz bir büyük depremi yaşadık, 6 Şubat depremini yaşadık. Burada Malatya'da birlikte görev yapan birçok arkadaşım da var. Sabahın ilk saatinden itibaren ne yapacağımı şaşırdım, yardım istedim, mesaj çektim, "tweet" attım "Malatya'ya yardım edin." diye ve depremin ilk akşamı bir iş adamı Elâzığ'dan tam 676 bin TL'lik bir kamyon kurabiye getirdi. O kurabiyeyi soba başında, odun başında, ateş başlarında sabaha kadar dağıttım, durmadım, durmadım; kimi zaman dostlarımdan, kimi zaman arkadaşlarımdan destek aldım; ayakkabı dağıttım, su dağıttım, ekmek dağıttım. Amasya'dan, bir arkadaşımdan, un istedim, 4 kamyon un gönderdi. 3 tane fırın açık Malatya'da, dedim ki: "Bunları al, ekmek yap, Allah rızası için dağıt. Masrafını kes."

Değerli arkadaşlar, tüm Malatya şahittir, soba dağıttım, odun dağıttım, tüm Malatya şahittir ama bunlar suç olarak gösteriliyor. Ben yaklaşık 50 kişilik ekiple çalıştım, danışmanlarım da var bunların içerisinde arkadaşlar, danışmanlarım da var. Mutfaklar kurduk vesaire vesaire. Bunların hepsi şimdi suç oldu.

Değerli arkadaşlar, benden yardım isteyip yardım etmediğim Allah'ın bir tane kulu yok, tüm Malatya şahittir, tüm Malatya şahittir. Hâlâ bu olaylar konuşuluyor.

Değerli arkadaşlar, şunu bilin ki araştırın, soruşturun, benim parayla ömrümde işim olmadı arkadaşlar, parayla ömrümde işim olmadı. Benim, yakınlarımın boğazımızdan bir kuruş haram para geçtiyse zehir olsun, zıkkım olsun, haram olsun, kan gelsin.

Değerli arkadaşlar, bakın, en son, bugün, bu sabah ağabeyim gözaltına alındı ihaleye fesat karıştırmaktan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Ağabeyim, ben, ailem ömrümüzde kamuyla iş yapmış değiliz, kamuya bir kuruşluk mal vermiş değiliz, bir tane ihaleye girmiş değiliz. Eğer kamuda bir ihaleye girdiysek vallahi idama da razıyım ben, bir tane ihaleye girmemişiz.

Değerli arkadaşlar, bakın, burada arkadaşlarımız var. Şimdi, MHP Milletvekili Mehmet Fendoğlu'nu görüyorum, benim anamı tanır, babamı tanır, ağabeyimi tanır, ailemi tanır. Eğer bir tane, bir cümle "Kötüdür." desin, milletvekilliğini bırakacağım. Buradan girebilir miyim bilmiyorum, AK PARTİ'li milletvekili arkadaşlar, geçmiş dönem, bugünkü dönem, eğer birisi Veli Ağbaba'yla ilgili, ailemle ilgili bir tane olumsuz cümle kurarsa kendimi vururum, kendimi vururum. Sayın Başkanım, biz 1974'ten beri esnafız, 1974'ten beri esnafız. Bakın, Malatya'da açın sorun bir yakınınıza, AK PARTİ İl Başkanına sorun, İlçe Başkanına sorun, belediye başkanlarına sorun, bizim kapımıza gelip yardım etmediğimiz bir tane cami yok, bir tane cemevi yok, yardım etmediğimiz bir tane okul yok, yardım etmediğimiz çocuk yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Başkanım, hemen, bir otuz saniye içinde bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Kapımızdan dönen kimse yok, sağcı olsun, solcu olsun, lütfen gidin bir Malatya'ya sorun.

Değerli arkadaşlar, bakın, hepimizin eşi dostu var. Seçimde kampanya yapıyoruz. Benim bir aracımı AK PARTİ'li bir arkadaş yaptı, hem de keskin AK PARTİ'li, dostum, o yaptı. Değerli arkadaşlar, bakın, hepimiz seçimde kampanyada destek alıyoruz. Allah aşkına, bunlar rüşvet sayılırsa hangi milletvekili dışarıda kalabilir? Ya da değerli arkadaşlar, bakın, danışmanlarımız üzerinden iş yapmışız; hangimiz danışmanlar üzerinden iş yapmıyoruz, hangimiz danışmanlar üzerinden yapmıyoruz?

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Veli Ağbaba, ben yapmıyorum öyle bir şey.

BAŞKAN - Sayın Güneş, lütfen, lütfen...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, siyaseten rakip olabiliriz, düşman da olabiliriz, sevmeyebilirsiniz de ama arkadaşlar, bu içeri attığınız çocukların yeni doğmuş bebekleri var, aileleri var, eşleri var. Allah aşkına, aileye saldırılır mı ya, şu anda benim aileme saldırılıyor, aileye saldırılır mı?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Allah Allah, bunu sen mi diyorsun!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Hangi ahlakta, hangi dinde, hangi imanda aileye saldırmak var?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, ben içimi döktüm. Dinlediğiniz için teşekkür ediyor, hepinizin vicdanına havale ediyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)