GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:120
Tarih:05.08.2026

MUSA KÜÇÜK (Gümüşhane) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün gündem dışı söz aldığım konu yalnızca hukuk sistemimizi değil, aile yapımızı, eğitim politikalarımızı, sosyal hizmet anlayışımızı ve geleceğimizi yakından ilgilendiren önemli bir meseledir; o da çocuklarımızın suça sürüklenmesinin önlenmesi ve suça sürüklenen çocuklarımızın yeniden topluma kazandırılmasıdır. Her çocuk güven içinde büyümeyi, eğitim almayı, sağlıklı gelişmeyi, sevgi ve şefkat ortamında yetişmeyi ve geleceğe umutla bakmayı hak etmektedir. Çocuklarımızın sağlıklı bireyler olarak yetişmesi sadece ailelerin değil, devletimizin, eğitim kurumlarımızın ve toplumumuzun ortak sorumluluğudur. Bu nedenle, çocukların suçla karşı karşıya kalmasını yalnızca adli bir mesele olarak değerlendirmek yeterli değildir; bu konu aile, eğitim, sosyal hizmet, sağlık, güvenlik ve yerel yönetimlerin eş güdüm içerisinde çalışmasını gerektiren çok boyutlu bir toplumsal meseledir. Anayasa'mızın 41'inci maddesi ailenin korunmasını ve çocuk haklarını güvence altına alırken devletimize, çocukları her türlü ihmal, istismar ve şiddete karşı koruma görevini vermektedir. Anayasa’nın 61'inci maddesi ise korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için gerekli tedbirlerin alınmasını anayasal bir yükümlülük olarak düzenlemektedir. Ülkemizin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme de çocuklarla ilgili her türlü uygulamada çocuğun üstün yararı ilkesini esas almaktadır. Bu anlayış doğrultusunda çocuklarımızın fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimini destekleyecek çalışmaların güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Değerli milletvekilleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan ve suça sürüklenen çocukların haklarını güvence altına alan önemli bir hukuki zemindir. Kanunda öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin etkin şekilde uygulanması çocuklarımızın eğitimden kopmadan toplumsal hayata kazandırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bunun yanında, kurumlar arasında koordinasyonun güçlendirilmesi, bilgi paylaşımının geliştirilmesi ve çocuk odaklı hizmetlerin etkinliğinin artırılması bu alandaki çalışmalara önemli katkılar sağlayacaktır. Çocukların suça sürüklenmesinde eğitimden uzaklaşma, aile içi sorunlar, bağımlılık, ihmal, istismar ve olumsuz çevre koşulları önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle, risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edilmesi, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, okul-aile iş birliğinin geliştirilmesi ve sosyal hizmet mekanizmasının etkin şekilde işletilmesi önem taşımaktadır. Ayrıca, çocuklarımızın spor, sanat, kültür ve bilim faaliyetlerine katılımının artırılması ile güvenli sosyal yaşam alanlarının yaygınlaştırılması onların özgüven sahibi bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayacaktır. Suça sürüklenen çocuklara yaklaşımda temel hedefimiz cezalandırmaktan ziyade rehabilitasyon, eğitim ve yeniden topluma kazandırma olmalıdır. Psikolojik destek hizmetlerinin, aile danışmanlığının ve bireysel gelişim programlarının yaygınlaştırılması çocuklarımızın yeniden topluma kazandırılmasına önemli katkı sunacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin "Sağlam bir aile yapısını her zaman ön planda tutan Türkler tarih boyunca varlıklarını korumuşlar ve güçlü devletlere sahip olmuşlardır. Bu yüzden, Türk aile yapısının söz konusu tehditlere karşı korunması gerekmektedir." sözleri aile kurumunun ve çocuklarımızın gelecek açısından taşıdığı hayati önemi açıkça ortaya koymaktadır. Çocuklarımız geleceğimizin teminatı ve milletimizin en kıymetli hazinesidir, onların güvenli, sağlıklı, eğitimli ve mutlu bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Çocuklarımız için atılacak her adım ülkemizin yarınlarına yapılmış en değerli yatırımdır. Bu düşüncelerle, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Meclis Araştırması Komisyonu Başkanımız başta olmak üzere, Komisyon üyesi değerli milletvekili arkadaşlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu süreçte görev yapan tüm kurum ve kuruluşlarımıza şükranlarımı sunuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)