GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA SEYİT TORUN (Ordu) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, iktidar partisi 31 Mart 2024 seçim sonuçlarını maalesef bir türlü içine sindiremedi, sandıkta alamadığı iradeyi maalesef yargıyı kullanarak almaya çalışıyor. Yolsuzluğun partisi olmaz değerli arkadaşlar, kamu malına el uzatan kim olursa olsun soruşturulsun, delil varsa yargılansın, suçluysa cezasını çeksin; bu konuda tavrımız, duruşumuz nettir fakat AK PARTİ iktidarının yargı eliyle yaptığı gibi soruşturmaları cezaya, tutuklamaları mahkûmiyete, kayyumu da seçim sonucunu değiştirme aracına dönüştürmüş durumdadır. "AK PARTİ'liysen insan hukuktan muafsın, AK PARTİ'li değilsen ceberut bir muameleyle karşı karşıya kalırsın." Bu anlayışla AK PARTİ ülkemizdeki ikili hukuk sistemini kurumsallaştırmıştır. Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere bugün geldiğimiz noktada 30 belediye başkanımız tutuklandı, yaklaşık 7 il 29 ilçe belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı; daha bu sabah Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı. Her gün bir belediye başkanımız şafak operasyonuyla gözaltına alınıyor, sonra tutuklanıyor ve hemen görevden alınıyor. On beş aydır yalancı şahitlerle, iftiralarla, kopyala yapıştır yöntemlerle iddianameler yazmaya çalıştınız, onu da beceremediniz, duruşmalarda her tarafından dökülüyor. Yatarı bile olmayan suçlardan belediye başkanlarımız, bürokratlarımız aylardır hapiste. Kendi belediyelerinizde yolsuzluk ayyuka çıkmış durumda, bunu herkes biliyor, siz de biliyorsunuz, seçmenizde biliyor ama kime ceza verilmiş, kim cezalandırılmış? Kısa vadeli çıkarlarınızı gözetirken ülkemizin demokratik kurumlarına tamiri mümkün olmayan hasarlar veriyorsunuz.

Değerli milletvekilleri, bütün bu operasyonların nasıl, hangi talimatla yapıldığını gayet iyi biliyoruz, sizler de biliyorsunuz. Bakın, geçtiğimiz günlerde Grup Başkan Vekiliniz "677 AK PARTİ'li, 371 CHP'li belediye hakkında soruşturma izni verdik, ayırım yapmıyoruz." dedi. Adalet Bakanı da "Savcı dosyanın kapağına değil delile bakar." diyor. Biz de soruyoruz: Soruşturma izniyle şafak baskını aynı mıdır, aynı şey midir? "Evinden alınma gereği duyulanlar var ki evinden alınıyor dedi. İşte, sorun da tam da budur; yargılama başlamadan hüküm verilmesi, gözaltının siyasi mahkûmiyete çevrilmesi ve masumiyet karinesinin Meclis kürsüsünden bu sıralarda çiğnenmesi bu Meclise asla yakışmıyor. Geçen hafta muhalefetten seçilen Tuzla ve Çekmeköy Belediye Başkanları ile Şile Başkan Vekiline Cumhurbaşkanı eliyle AK PARTİ rozeti takıldı, üç gün sonra Türkiye, Menderes Belediyesine yapılan bir operasyonla uyandı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SEYİT TORUN (Devamla) - Bu 2 görüntü yan yana getirildiğinde belediye başkanlarına verilen siyasi mesaj açıktır: "Ya, iktidara katıl ya da kodese gir, hapse gir. Bize katılırsan dosyaların rafa kalkar, orada kalırsan Silivri ekspres yolcusu olursun." Bakın, bu bir dedikodu değil; sizin de bizim de birincil elden duyduğumuz bir gerçeklik bu.

Değerli milletvekilleri, gelin, bu önergeyi kabul edelim, kim haklı, kim haksız, hangi dosya hukuki, hangi işlem siyasi Türkiye Büyük Millet Meclisi araştırsın ve bu konuda gereken görevi yerine getirsin. Gelin, bu noktada bir başlangıç yapalım ve bu acziyeti, bu mağduriyeti giderelim.

Teşekkür ederim. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)