| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; yüce Meclisi ve ekranları başında bizi izleyen milletimizi saygıyla selamlıyorum ve hayırlı bir hafta geçirmeyi umut ediyorum.
Bugün, tabii, benim nöbetimin ilk günü. O yüzden gündem dışında böyle bir giriş konuşması yapmak istedim. Bugün bu mikrofonda Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili olmaktan öteye yıllardır sesi duyulmayan işçinin, emekçinin, çiftçinin, gencin, kadının, işsizin, yoksulluğun ne demek olduğunu yaşayarak bilen milyonların sesi olmak için de bulunuyorum çünkü ben o hikâyeyi en iyi bilenlerdenim. O hikâyeleri kitaplardan okumadım, filmlerden izlemedim, o hikâyeyi bizzat ben de yaşadım. Ben bir işçi ailesinin 3 çocuğundan 1'isiyim. 3 kız kardeştik, aynı ayakkabıları sırayla giydik, aynı elbiseleri dönüşümlü kullandık. Kitap satın alamadığımız için okuduğumuz bütün kitapları Eskişehir Millî Kütüphaneden almıştık ve okul aile birliğinin kışları bot verdiği, çizme verdiği çocuklardan birisiyim. Eğitim hayatımı böyle tamamladım. Sonra 9 Eylül hukuk fakültesini kazandım, yine devlet üniversitesinde okuyup devlet yurdunda kaldım, devlet burslarıyla okudum ve o yüzden cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değil cumhuriyet bir işçi çocuğunun kaderinin değiştirilebilmesidir benim için. 1999 yılında üniversite 2'nci sınıf öğrencisiyken seçimlerde müşahit olarak görev almıştım. Seçimde Cumhuriyet Halk Partisi Meclis dışında kaldı. O gün kendi kendime "Yakınmak yetmez, bir şey yapmak gerekir." dedim ve Cumhuriyet Halk Partisinde siyaset yapmaya başladım, milletvekili olasıya kadar da örgütün birçok kademesinde görev aldım. O dönem de A4'ün 2 tarafını kullandığımız bir dönemdi; il binalarının telefonları kesikti, onları burslarımızla ödedik; 1 simidi 4'e bölüp, paylaşıp seçim çalışmaları yaptığımız zamanlardan geçtik ve bugünlere geldik. Bir saniye bile partimle ilgili bir tereddüt yaşamadım çünkü benim için cumhuriyet ile Cumhuriyet Halk Partisinin hikâyesi birbirinden ayrı düşünülemez. Cumhuriyet fırsat eşitliğidir, cumhuriyet sosyal devlettir, cumhuriyet alın terinin değeridir, cumhuriyet umuttur. Cumhuriyet Halk Partisi de bu umudun kurucu iradesidir, bu ülkenin vicdanıdır, eşit yurttaşlığın güvencesidir; Cumhuriyet Halk Partisi emeğin, hukukun, demokrasinin teminatıdır. Biz bu ülkeyi ayrıştırmaya değil kurulduğumuz günden beri birleştirmeye talibiz. Kimsenin kimliğine, inancına, yaşam tarzına bakmadan 86 milyonun onurunu, hukukunu, geleceğini birlikte savunmaya talibiz çünkü bizim siyaset anlayışımızın temelinde hep insan vardı, bundan sonra da insan olacak. Cumhuriyeti kuran irade aynı zamanda, bu ülkede yoksul çocukların okuyabilmesini, kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasını, köylünün milletin efendisi sayılmasını da sağlayan iradedir. Bugün o iradenin yüzyılı aşan emanetini temsil eden bir partinin Grup Başkan Vekili olarak bu konuşmayı yapıyor olmak elbette benim şahsi başarım değildir; bu, tamamen cumhuriyetin başarısıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu, yoksul bir çocuğun da bu ülkenin en yüce kurumunda millet adına konuşabileceğinin de bir göstergesi, cumhuriyetin başarısıdır ama bu tarihsel miras yalnızca övünülecek bir geçmiş değildir, omuzlarımızda taşıdığımız da büyük bir sorumluluktur. O sorumluluk cumhuriyetin eşitlik sözünü yeniden ayağa kaldırmak, sosyal devleti yeniden güçlendirmek ve bu ülkenin hiçbir çocuğunu doğduğu ailenin imkânlarına mahkûm etmemektir.
Değerli milletvekilleri, tabii ki sadece kendi hayatımı anlatmayacağım burada, benim hikâyem bu ülkede milyonlarca insanın hikâyesi; sabah ezanıyla yola çıkıp akşam evine dönen işçinin, ürettiği hâlde borçlanan çiftçinin, ömrünü çalışarak geçirdiği hâlde emekli olduğunda geçinemeyen insanın, çocuğunun beslenme çantasını nasıl dolduracağını düşünen annenin, atama bekleyen öğretmenlerin, mülakatta hakkı elinden alınan gencin, üniversiteyi bitirdiği hâlde geleceğini başka ülkelerde arayan evlatlarımızın hikâyesi. Bugün bu ülkede Türkiye'nin en büyük sorunu yalnızca ekonomik kriz de değil, asıl kriz adalete olan güvenin sarsılması, asıl kriz emeğin karşılığını yitirmesi, asıl kriz gençlerin "Ne kadar çalışırsam çalışayım hayatım değişmeyecek." duygusuna mahkûm edilmesidir.
Değerli milletvekilleri, sosyal devlet bir lütuf değildir, sosyal devlet cumhuriyetin vatandaşına verdiği bir sözdür. Bu söz, hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitiminden vazgeçmeyecek; bu söz, hiçbir genç imkânsızlık nedeniyle hayallerini ertelemeyecek; bu söz, hiçbir kadın yaşam hakkı için tek başına mücadele etmeyecek; bu söz, hiçbir emekli ömrünün sonunda yoksulluğa mahkûm edilmeyecek ve bu söz, hiçbir çiftçi ürettiği için cezalandırılmayacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun
SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir) - Teşekkür ederim Başkanım.
Cumhuriyet Halk Partisinin mücadelesi yalnızca seçim kazanma mücadelesi de değildir. Bizim mücadelemiz, alın terinin değer gördüğü bir Türkiye içindir; gençlerin valiz değil gelecek hazırladığı bir Türkiye içindir; kadınların korkmadan yaşayabildiği bir Türkiye içindir; çocukların açlıkla değil umutla büyüdüğü bir Türkiye içindir; hukukun güçlüye göre değil herkes için eşit işlediği bir Türkiye içindir. Bu yüzden, Mustafa Kemal Atatürk'ün "İki büyük eserimden biri" dediği Cumhuriyet Halk Partisinin, Grup Başkan Vekilliği görevini de bir makam değil büyük bir sorumluluk olarak görüyorum.
Değerli milletvekilleri, bu bağlamda, kimsenin kuşkusu olmasın, Cumhuriyet Halk Partililerin pusulası hiçbir zaman koltuk değildi, koltuk da olmayacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Bizim pusulamız millettir, bizim pusulamız adalettir, bizim pusulamız eşit yurttaşlıktır, bizim pusulamız cumhuriyetin kurucu değerleridir ve bize yol gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözü olmaya devam edecektir: "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." (CHP sıralarından alkışlar)
Buradan bütün vatandaşlarımıza da seslenmek istiyorum: Asla yalnız değilsiniz, asla umudunuzu kaybetmeyin; cumhuriyet var oldukça umut vardır, Cumhuriyet Halk Partisi var oldukça bu Mecliste sizin sesiniz olacaktır. Biz 86 milyonun hakkını savunmaya ant içmiş bir geleneğin temsilcileriyiz; sizin hakkınız, hukukunuz ve geleceğiniz için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)