GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:118
Tarih:30.07.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA BÜNYAMİN BOZGEYİK (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

AK PARTİ Grubumuz adına Cumhuriyet Halk Partisinin özelleştirme süreçlerine ilişkin grup önerisi üzerinde söz almış bulunuyorum. Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla hürmetle selamlıyorum.

Kıymetli milletvekilleri, malumunuz olduğu üzere devletlerin gerçek gücü, sahip oldukları insan kaynağını ve mevcut imkânlarını akılcı, planlı ve kapsayıcı bir anlayışla değerlendirebilmelerine bağlıdır. Hepimiz biliyoruz ki kaynaklarını etkin, verimli ve doğru yönetemeyen ülkelerin güçlü ve etkili bir konuma ulaşmaları mümkün değildir. Bizim anlayışımızda bu kavramların tamamı insanı ve toplumu merkeze alan bir perspektifle şekillenmiş, tüm politikalarımızın temelini bu yaklaşım oluşturmuştur. Özelleştirme dünyanın birçok ülkesinde uygulanan meşru bir ekonomi politikasıdır. Esas olan, kamu yararını gözetmek, rekabeti artırmak, verimliliği yükseltmek ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanmaktır. Tabii ki de kamu kaynaklarının etkin, verimli ve şeffaf şekilde yönetilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de de özelleştirme uygulamaları 1986'dan bu yana yapılmakta, 1994 yılında 4046 sayılı Kanun'un kabul edilmesiyle özellikle Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kurulmuş, o günden itibaren Özelleştirme İdaresi Başkanlığımız tarafından kanunun çizdiği çerçevede, ilgili mevzuata uygun olarak şeffaf ihale süreçleriyle ve yargı denetimine açık şekilde yürütülmektedir. AK PARTİ iktidarımız döneminde kamu maliyesinde sağlanan disiplin sayesinde bir zamanlar memur maaşını ödeyemeyen, yüksek faiz sarmalı altında ezilen, IMF kapılarında bekleyen Türkiye'den, çok şükür, güçlü mali yapısıyla yatırım yapan, üretimi ve istihdamı destekleyen bir Türkiye'ye ulaştık. Geçmişte plansızlığın, savurganlığın ve popülist anlayışların ağır bedeller ödemiş bir ülkeyiz. Sosyal güvenlik sisteminin nasıl zayıflatıldığını, bankacılık sektörünün nasıl büyük zarar gördüğünü, devlet kaynaklarının nasıl kötüye kullanıldığını ve milletin alın teri üzerinden çıkar çevrelerinin nasıl zenginleştiğini hepimiz çok iyi hatırlıyoruz.

Şunun altını çizmekte fayda var: İddia edildiği gibi kamu varlıklarının satışı bütçe açıklarını kapatmaya yönelik çaresiz bir yöntem değildir. Her yatırım ve tasarruf kararı stratejik öncelikler ve kamu yararı gözetilerek alınmaktadır, üstelik özelleştirme süreçleri her türlü denetime açıktır. Asıl sorgulanması gereken, her dönemde Türkiye'nin kalkınma hamlelerine ideolojik saiklerle set çekmeye çalışan bu anlayıştır, ülkemizin üretim kapasitesini artıran, rekabet gücünü yükselten her adımı değersizleştirmeye çalışıp yapılanların görmezden gelinmesidir. Biz ise Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde milletimizin emanetini koruyarak kaynakları yatırımla, üretimle ve istihdamla buluşturmaya devam ediyoruz.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

BÜNYAMİN BOZGEYİK (Devamla) - Kamu kaynaklarında 86 milyon vatandaşımızın hakkı bulunduğunun, bu emanetin içinde ihtiyaç sahibinin, yetimin, öksüzün, milletimizin her bir ferdinin payının olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Milletimizin ortak malının israf edilmesine, hukuka aykırı yöntemlerle kullanılmasına ve kişisel çıkar hesaplarına araç edilmesine de asla müsamaha göstermedik, göstermeyeceğiz.

Bu nedenle, bu önergeye katılmadığımızı ifade ederek aziz milletimizi ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)