| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
SERKAN SARI (Balıkesir) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum, o güzel alkışlarınız için de teşekkür ediyorum.
Posta Hizmetleri Kanunu'yla ilgili bir madde hakkında söz almış bulunuyorum. Bu torba yasada PTT çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili bir düzenleme yapılıyor. Bu düzenleme ne yazık ki çalışanların hakkını gasp düzenlemesidir. Bunu baştan belirtmek isterim. İçeriğini de ayrıntılı bir şekilde açıklayacağım.
Posta Kurumu 1840 yılında, bundan yüz seksen altı yıl önce kurulmuş, cumhuriyetten de daha eski köklere sahip bir kurum. Göreve geldiğiniz gibi bütün kamu kurumlarını, teşekküllerini bir bir yok ettiniz, şimdi PTT'ye göz diktiniz. Yazıktır, günahtır! O günden bugüne bu kadar eski kaç tane kurum var bu ülkede? Bunun değerlerini, birikimini, kültürünü korumak, sahip çıkmak yerine ne yazık ki buranın kaynağını heba ediyorsunuz; rantından kendi kadrolarınıza imkân yaratabilmek için, kadrolaşmak için düzenlemeler yapıyorsunuz. 2018 yılında Türkiye Varlık Fonuna devrettiniz Kurumu. Varlık Fonuna devrettiniz, iyi mi oldu? Tabii ki olmadı. AKP icraatlarının hepsinde olduğu gibi, yaptığınız bu düzenlemeyle 2025 yılında, sadece geçen sene 4,5 milyar TL zarar ettirdiniz. O yetmedi, 2018'den bugüne kadar 13,5 milyar lira ki bugünkü değerle bugünkü kura çevirdiğimizde katbekat fazlasına gelen milyarlarca liralık parayı bu kurumda yönetimsizliğiniz, beceriksizliğiniz, kadro atamalarınız, liyakatsiz atamalarınız, AKP'nin arkabahçesine çevirmeye çalıştığınız bu Kurumu zarar eden bir kurum hâline getirdiniz; üzücüdür, acıdır.
Şimdi, ne yapmak istiyorsunuz, biliyor musunuz? Buradaki personeli tasfiye edeceksiniz; personelin yüzde 50'sini başka kurumlara aktarıyorsunuz, kalan yüzde 50'sini de emekli etmek için hazırlanıyorsunuz. Emeklilik haklarını, özlük haklarını vermeden onları emekli edebilmek için idari sözleşmeli personel olmaya zorlayacaksınız. Bunlar kimler? İdari ceza almayanlar, yaşı ilerlemiş olanlar, emekliliği yaklaşmış olanlar. Ne için yapıyorsunuz bunu, kurumun menfaati için mi? Hayır. Kurumu özelleştireceksiniz, özelleştireceğiniz şirkete zarar ve yük bırakmamak için. "Onun da zararını ben alayım, onun da yükünü ben alayım; aman, özelleştirdiğimiz yandaşımız bu özelleştirmeden zarar etmesin, bütün yükü yine milletimiz, halkımız... Onların vergileriyle elde edilmiş kaynaklardan ödeyelim." derdindesiniz. Ha, bu yetmiyor, bir de bu idari personel sözleşmesiyle personelin geleceğini, ücretlerini, sosyal haklarını, terfilerini, sözleşmelerinin devam edip etmeyeceğini yönetim kuruluna, 7 kişilik yönetim kurulunun iki dudağının arasına bırakıyorsunuz. Böyle kanun çıkar mı arkadaşlar? "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." diyoruz burada ama milletin lehine olmayan ne varsa AKP'nin elinde, bu Meclisin kürsüsünde.
Ben, bu süreçle ilgili açık bir şekilde ifade ediyorum: Yazıktır, şu emekçinin bari hakkını kısmayın. Zaten verdiğiniz maaş belli, bundan sonra da ne vereceğiniz meçhul çünkü koyulan sınır... Üst sınır koyulmuş, Cumhurbaşkanının onayına tabi, alt sınırla ilgili bir sınırlama yok. İdari personel sözleşmesiyle beraber personel keyfî bir maaş uygulamasına razı olacak. Niye? Özelleştirdiğiniz şirket istediği rakamlarla burada bu personeli çalıştırabilsin diye; yazıktır. Vadettiniz, "Sözleşmeli personeli bitiriyoruz, herkesi güvence sahibi yapacağız. Bu ülkede güvencesiz kimse kamuda kalmayacak." dediniz. Yalan, bildiğiniz düpedüz yalan. O günden bugüne bu vaatlerinizi tutmadınız. 446.400 sözleşmeli personel hâlâ kamu kurum teşekküllerinde çalışıyor ama ne yazık ki sözünü tutmayanların genelde yüzü kızarır ama baktım da yüzü kızaran kimseyi de görmüyorum. Kadroya tabi olan bu sözleşmeli statüde çalışan kurumları sayayım: Sağlık Bakanlığında var, Millî Eğitim Bakanlığında da var, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında var, Tarım ve Orman Bakanlığında var, belediyelerde, il özel idarelerinde, hatta bir şey söyleyeceğim, tam bu konuşmayı yaptığımız Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çalışan personel de yine aynı şekilde, milletvekili danışmanlarımız da aynı şekilde. Özlük haklarını vermiyorsunuz, yanımızda çalıştırdığımız personelin bugün işten ayrılsa ne kıdem tazminatı var ne işsizlik ödeneği var. Böyle güvencesiz bir şekilde çalışmayı bu Meclis kendi personeline bile hak görmüş durumda ama elinizi vicdanınıza koyun desem vicdanınızın yerini bulabileceğinizi düşünmüyorum, olup olmadığını da bilmiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SERKAN SARI (Devamla) - Bugün bu süreçte sadece bu kurumlar mıydı ki sizin tahrip ettiğiniz? Evet, sadece bunlar değil AKP'nin yıkımı. Geldiğinizden beri yıktığınız kurumları sayalım. TEKEL, geldiğiniz gibi özelleştirdiniz, oradan oraya, elden ele elden ele hem personelini rezil ettiniz hem kurumu rezil ettiniz hem de devletin, milletin kaynağını heba ettiniz. TÜRKŞEKER fabrikasında farklı bir durum yok. Fabrikaların büyük bir çoğunluğunu özelleştirdiniz, kalanını da niteliksizleştirerek üretim kabiliyetini düşürdünüz. Kamunun yüzde 74 olan üretim potansiyeli bugün bakımsızlık, yeterince yatırım yapılmaması, planlamanın doğru olmaması, beceriksiz kadrolarınızın iş yapamamasından dolayı yüzde 34'lere kadar düşmüş durumda. Toprak Mahsulleri Ofisi deseniz aynı durumda; "çiftçinin dostu" dediğimiz Toprak Mahsulleri Ofisi ne yazık ki yeterli kota açıklayamıyor, yeterli kaynak ayırmıyor, verdiği taban fiyatı geç açıklayıp çiftçiyi korumaktan aciz bir duruma geliyor. TİGEM'de durum aynı, Et Balık Kurumunda, TÜRK TELEKOM'da, Köy Hizmetlerinde, SEKA'da... Bütün kurumları bir bir yok ettiniz. Yazıktır, günahtır size! (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Serkan Bey, tebrikler.
SERKAN SARI (Devamla) - Teşekkür ediyorum.