| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
ECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; 23 Temmuz tarihi Türkiye için önemli bir tarih. Ülkemizde bütün illerin kurtuluş günleri vardır ama Hatay'ın ana vatana iltihak günleri vardır. 23 Temmuz, Hatay'ın kendi öz iradesiyle devlet vasfını bir kenara bırakıp Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçası olmayı kabul ettiği gündür. 23 Temmuz ülkemize, milletimize hayırlı olsun.
Değerli milletvekilleri, yasa görüşüyoruz, mağduriyetler baştan sona belli, hiçbir derde deva olmayan yasa. Ben burada iktidarı samimiyete davet ediyorum yani burada gündemi tamamlamak üzere "el kaldır, el indir"le bir yere varacak değiliz. Bakın, şu yasanın içerisinde pek çok mağduriyet oluşturuluyor ama hepsini geçtim, pek çoğunuz cuma namazına geldiniz, bugün cuma namazında hutbenin konusu Ayasofya'nın açıldığına dair hutbeydi. İnsaf edin, Allah'tan korkar insan; kaşımak için, insanları dinden nefret ettirmek için elinizden gelen her şeyi yapıyorsunuz. Dünyada bir caminin açılış gününe dair bir hutbenin irad olduğu asla vaki değildir ama bugün ülkemiz buna şahit oldu. Doğru bir şeydi; Ayasofya'nın açılması doğru ama bunun sakız gibi çiğnenmesi, milletin gözüne sokulması doğru değil. Birçok insan bugün cuma... Ne yazık ki geçiyorum.
Değerli milletvekilleri, PTT'yle ilgili yasayı gördük; bugün PTT çalışanlarının ruhuna Fatiha okuma günü, bugün müktesep hakkın gasbedildiği gün. Bugün kamu görevi bitti, özel sektör hâline getirildi, iş güvencesi sıfırlandı ve kamuda PTT görevlisi olarak çalışan insanlara deniyor ki: "Ya dayatmayla şunu imzalarsın ya da maaşın düşer, başka kuruma gidersin." Başka kuruma gitmek istese gitme imkânı yok, aynı kurumda kalacak olsa, imza atmazsa yani "Bugüne kadarki müktesep hak olan kamu memurluğumu, 657'ye tabi çalışan vasfımı yitirdim. Bundan sonra özel sektörün sözleşmeli personeli olarak çalışacağım, Yönetim Kurulunun iki dudağı arasında bir hayat süreceğim." diyecek. Bu, kabul edilemez. Geçmişten bugüne gelen çok sayıda bir personel de zaten yok. Bunun dışında PTT'de bir başka mağduriyet, özel güvenlik görevlileri. Bize ulaştığına göre 2.500 personel 2017 yılında çıkarılan taşeronların kadroya geçirilmesinden yararlanamadı hâlen arasatta duruyorlar. Evet, PTT'yle ilgili düzenleme yapıyorsanız PTT'de canla başla çalışan özel güvenlik görevlilerini kadroya alın. Bu PTT'yle ilgili yapılan iş orada çalışan insanlara kapıyı göstermekten başka bir şey değil ve bugünden itibaren de bunun benzeri pek çok yerde de zaten yaşadık.
Bakın, kademeli emeklilikle ilgili ciddi bir mağduriyet var. Bir gün on yedi yıla mal olmaz. Bunu yazan kişinin aklıyla zoru olması lazım. Bir günü on yedi yıla bedel yaparsanız insanlar isyan eder, bunu düzeltmek için bir fırsat.
Bunun dışında, staj ve çırak mağdurları. Hepiniz biliyorsunuz ki yıllardan beri bas bas bağırıyorlar, hak arayışı içerisinde. Kimler bunlar biliyor musunuz? Teknik lisede öğrenci, herhangi bir kamu kuruluşuna gitmiş ya da özel sektörde staj yapıyorum demiş, devlet de bu şahsa, o gence sigorta numarası vermiş. "Evet, sen sigortalısın." demiş. Ölüm riski olan işlerde çalışmış, aradan zaman geçmiş başka işe girdiğinde devlet kendisine demiş ki: "Bizim sana verdiğimiz o numara numara bir numaraydı, sahte bir numaraydı." Arkadaşlar, devlet aldatmaz, devlet böyle bir kötülüğe alet edilemez. Onun için bu staj ve çırak mağdurlarının bu mağduriyeti acilen giderilmeli.
Bununla beraber aynı kurumun bir parçası olduğu için söylüyorum EYT, esnafla ilgili dendi ki: "Biz size emeklilik için hak tanıyacağız." Ne yaptı esnaf? Dükkânını kapattı, birine devretti, iş yeri elinden çıktı, onunla götürdü primini yatırdı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Kimisi evinin sattı, kredi çekti; bu insanlar tepetaklak yarı yolda bırakıldı. Onun için, burada gerçek anlamda iş yapmak istiyorsanız, öyle gelişigüzel değil, gerçek anlamda sorunları çözen iş yapın.
Evet, bu Meclis bu hafta muhtemelen kapanacak. Biz birkaç ay sonra tekrar emeklilerin maaşını 23.552 liradan 25 bin liraya çıkarılması için muhtemelen görüşeceğiz çünkü buradaki gelen her şey pansuman tedbir, her şey günü kurtarmaya yönelik ama yarının hiçbir şekilde düşünüldüğü yok.
Bakın, son olarak, siber güvenlikle ilgili bütün yetkiler Siber Güvenlik Başkanlığına verildi; dinleme, fişleme, yasaklama, el koyma her türlü baskı var ama şunu ekleyebilirdiniz: "Kamu kurumlarında millî yazılım kullanma zorunluluğu vardır." Bu yok, işte, İsrailli şirketler geliyor, kamu kurumlarının yazılımını yapıyor, bu gündemde olmuyor. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)