GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Sayın Başkanım, kıymetli milletvekili arkadaşlarımız; saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin torba kanunlarla meşgul edilmesi bu iktidar döneminin bir alışkanlığı ve vazgeçilmez bir pratiği hâline gelmiştir. Biz esasında emeklilerle ilgili ve geçimini kendi emeğiyle sağlayanlar için müstakil bir yasa olmasını isterdik ama iktidar bunu yine torba yasanın içine "Şuraya da bir sıkıştıralım emeklilerle ilgili maddeyi." demişler ve bunu böyle uygun görmüşler ama bunu doğru bulmadığımızı ifade etmek isterim. Çünkü bu teklifle sadece 3.552 liralık bir artış öngörülmüş, oysaki 23.552 liraya çalışan asgari ücretliler; 20 bin liraya en az, en minimum ücretle maaş alan emekliler gerçekten ülkemizde yaşama tutunma, hayata tutunma savaşı vermekteler. Bugün açlık sınırının, yoksulluk sınırının ne kadar yükseldiğini özellikle asgari ücret karşısında hepiniz biliyorsunuz. 116 bin liraya çıkmış olan bir yoksulluk sınırında bugün hayata tutunabilmek nasıl olur, özellikle deprem illerinde bunu nasıl başarabiliriz? Lütfen, bunu kendinize bir sorun. İnsan gibi yaşamak nasıl mümkün kılınır, bunu sormak lazım. Bu yasa teklifinde keşke sicil affı olsaydı, özellikle mali disiplinin öngördüğü sicil affı, ehliyet affı, çek affı olsaydı hem deprem bölgeleri hem de tüm Türkiye'deki esnaflar için gerçekten iyi bir hizmet yapmış olurdunuz.

Şimdi, iktidar medyasının artık pek de ilgisini çekmeyen bizim deprem illerinin en önemli sorunları... Bakınız, biz yapılan hiçbir şeye hayır demedik, yapılmadı demedik amma velakin 3'üncü yılın sonunda 4'üncü yıla gelirken verilen hiçbir sözün tutulmadığını, yeterince tutulmadığını buradan söylemek isterim. Valiliğin açıklamasıdır ki AFAD'ın 153 bin adetlik hak sahipliğinden bugün 67 bininin anahtarının hazır olduğu demek, neredeyse fiziki koşulların yüzde 50 oranında gerçekleşmediğini bize anlatır; dolayısıyla hem iş yerleri hem de konutlarla ilgili istenilen performans gösterilememiştir. Buna karşılık inşaatlar devam etmektedir, kamu kurumları hâlâ diğer kamu kurumlarının mekânlarını, yerlerini terk edememiştir. Örneğin, İl Emniyet Müdürlüğünün hâlâ bir okul binasında hizmet veriyor olması ve Bakanlık tarafından bana verilen cevapta "Haziran 2025 tarihinde çıkacaktır." denilmiş olmasına rağmen hâlâ bir Anadolu lisesinde hizmet ediyor olması, Hatay'daki sorunların ne kadar, nereye evrildiğini sizlere anlatmama sanırım yeterince faydalı olabilir.

Şimdi, konteyner kentlerin tahliyesiyle alakalı bazı sıkıntılarımız var. Burada ciddi bir sistematikle ve oradaki yöneticilerin de daha müşfik, daha ılımlı bir şekilde yurttaşlarımıza davranması gerekiyor. Biz konteyner kentler devam etsin istemiyoruz, zaten konutlar bir an evvel bitse orada kimse kalmayacak ama şunu söylemeye dikkat ederek konuşuyorum: Kiracıların ne yapacağı eğer bizi ilgilendirmiyorsa başka bir şey, "Onların evsiz ve yurtsuz kalması bizim sorunumuz değil." diyorsanız bu başka bir şey. Konutlar, özellikle fiyatlarla alakalı valiliğin açıkladığı gibi öyle 5 bin liraya, 8 bin liraya Hatay'da maalesef konut yok ama bu konutların performanslı bitirilmesiyle alakalı daha ciddi bir çaba görürsek bunlar konusunda da fiyatların aşağı düşeceği noktasında bir fikrimiz olabilir.

İki önemli spesifik konuyu ifade etmek isterim ki: Şu günlerde Ötençay'da, benim de ilçem olan Belen ilçesinde Ötençay Mahallesi'nde Hazreti Mikdat ibadethanesinin ziyaretinin olduğu mekânda başka ilçelerden getirilecek olan hak sahiplerinin bu bölgede demografik, sosyolojik gelenek ve göreneklerimiz açısından doğru olmadığını buradan ifade etmek isterim. Burada Hatay'ın milletvekilleri olarak, bakınız, siyasi parti gözetmeden Hatay'ın milletvekilleri olarak bu konuda...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

NERMİN YILDIRIM KARA (Devamla) - ...Sayın Kurum'dan bu ricamızı ve bu konuyu tekrar gözden geçirmesini talep ediyoruz ve kendisinden de bu konuda hassasiyet göreceğimden emin olmak istiyorum. Ötençay'daki bu ziyaretin etrafına başka ilçelerden getirilecek yurttaşlarımızın sosyolojik ve demografik yapıyı yıpratacağı açıktır; bunun altını çiziyorum. Hassa Aktepe'de ağır hasarlı iş yerlerinde hizmet eden yurttaşlarımız, esnaflarımız şimdi, birkaç gündür tebligatlarla çıkarılmaya çalışılıyor. Bakınız, geçici konteyner iş yeri merkezlerini, iş yerlerini yapın. Bu insanlar zaten çok hevesli değil, ağır hasarlı yerde iş güç yapsın. O bakımdan, Hassa Aktepe'de de bir an evvel plan, proje, ihale sürecinin tamamlanmasını ve esnafımızın rahat bir nefes almasını istiyoruz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)