| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanunun 21'inci maddesinde, özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak görevlendirecek kişilerin Millî Eğitim Bakanlığının öğretmenlik alanı olarak kabul ettiği yükseköğretim kurumlarından mezun olmasını yeterli ve gerekli gören bir düzenleme yapılmaktadır. Ekim 2024'te 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu'yla resmî eğitim kurumlarında görevlendirilecek öğretmen adayları için birçok değişikliğe gidilmişti, Mili Eğitim Akademisinde eğitim görmeleri yönünde düzenleme yapılmıştı. O kanunla, özel eğitim kurumlarında çalışacak öğretmenlerle ilgili bir düzenleme ise yapılmamıştı. Bu teklif maddesiyle önceki kanunda unutulan veya eksik bırakılan bir düzenlemeye gidilmektedir. Özel okullarda öğretmenlik yapmak için yükseköğretim kurumlarından diploma sahibi olmak yeterli görülmektedir ama 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu'yla devlet okullarına atanacak öğretmenlere diploma yeterli görülmemiş ve diplomaları âdeta yok sayılmıştı. Şimdi, özel okullara getirilen bu düzenlemeyle aynı işe farklı koşullar ortaya konmuş olmaktadır.
Yine, madde uyarınca, yönetici, uzman yönetici ve usta öğreticilerin niteliği, kriterleri bir yönetmelikle Bakanlığa, idareye bırakılmaktadır. Bu durum idarenin takdir yetkisini genişletmektedir. Eğitim politikaları kişilere, dönemlere göre değil, uzun vadeli planlamalara göre yapılmalıdır ve yönetmeliklerle değil, kanuni güvenceyle yapılmalıdır. Burada yönetmelik düzenlemesi idareye geniş yetkiler vererek bazı riskler barındırmaktadır. Öğretmenlerin haklarını sermayenin insafına bırakma riski barındırmaktadır. Siyasal iktidarın kamusal alanda uyguladığı kadrolaşma ve fişleme modeline özel okullara doğru da uzatma riski barındırmaktadır.
Bu arada, özel okul öğretmenlerinin asıl problemlerine, asıl sorunlarına ise hiçbir düzenleme yok. Özel eğitim kurumlarında bir kölelik düzeni var. Binlerce öğretmenin eşit işe eşit ücret hakkı gereği bir temel, bir taban ücret beklentisi var. Var mı bu düzenlemede? Maalesef yok. Asgari ücretin altında dahi ücret alan öğretmenlere yönelik bir düzenleme var mı? Maalesef yok. İş güvencesi var mı? Yok. Fazla mesai ücreti var mı? Yok. Bir denetleme durumu var mı? Maalesef yok. Asıl sorunlar ötelenip görmezden geliniyor.
Öğretmenlerde tabii ki tek ayrım özel sektörü öğretmenleri, kamu öğretmenleri değil, başka istihdam alanlarına göre de birçok öğretmen var. Mesela, ücretli öğretmenler, açlık sınırının altında çalışıyorlar, asgari ücretin bile altında çalışan öğretmenler var, ek ders ve hazırlık ücreti de alamıyorlar. Özlük hakları ve sosyal hak mahrumiyetleri var, SGK primleri de maalesef yarım yatıyor. İş güvenceleri yok, okula bir kadrolu öğretmen atandığı zaman ertesi gün işsiz kalabilmekteler. İzin hakları yok; doğum izni, ölüm izni, hastalık izni ve mazeret izni kullandıklarına maalesef ücretsiz kullanıyorlar. Peki, çözüm nedir? Çözüm, tüm ücretli öğretmenlerin kadrolu öğretmen olarak atanması sorunu temelden çözüme kavuşturacaktır.
Eğitimde yine bir büyük sorunumuz mülakat mağduru öğretmenler. Öğretmen atamalarında KPSS puan üstünlüğü yerine komisyonlarca yapılan sözlü sınavlar vicdanlarda yaralar açmaya devam etmektedir. KPSS'de derece yapmış bir aday bile -birinci olsun, onuncu olsun, fark etmez- bu sözlü sınavlarda elenebilmektedir. Bölgesel ve komisyonlararası geniş puan uçurumları doğmaktadır. Denetlenebilir değil çünkü ses ve görüntü kaydı olmadığı zaman, olmadığı için bir hak iddia etse bu iddiasını kanıtlayamadığından hakkını da arayamamaktadır. Güvenlik soruşturması yapılmakta, tamamen istihbari bilgilerle, hiçbir kesin yargı kararı olmadan adaylar bu güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek elenebilmektedir. O yüzden, bu gelecek kaygısı da taşıyan, bu mülakat mağduru öğretmenler çok büyük bir psikolojik travma altındadır, ülkelerinden umudunu kesmiş durumdadır. O yüzden, mülakat mağduru öğretmenlerin artık bu Hükûmet tarafından, siyasi iktidar tarafından görülüp, problemlerine bir an önce çözüm getirilip KPSS bazlı bir sıralamayla haklarının iade edilmesini bekliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
MUSTAFA ADIGÜZEL (Devamla) - Bu sorunu çözmek için defalarca Bakanlığı da uyardığımız hâlde Yusuf Tekin maalesef bu konuyu görmezden gelmeye ve bu konuda inat etmeye devam etmektedir. Buradaki çözüm nedir? Öğretmen atamalarında mülakat sisteminin yasal bir düzenlemeyle derhâl ve tamamen kaldırılması, atamaların sadece ve sadece merkezi KPSS'yle yapılması gerekmektedir. Bunun üzerinde ısrarla durmaya ve mülakat mağduru öğretmenlerin yanında olmaya da devam edeceğiz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)