GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:24.07.2026

ALİ KARAOBA (Uşak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı ve Uşaklı hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum.

AK PARTİ, 2024'ü Emekliler Yılı ilan etti ve o günden bu yana emeklilerin iki yakası bir araya gelmez oldu! Bakın, açlık sınırı asgari ücretin üzerinde, emekli maaşının çok üzerinde ve biz zamla birlikte 23.552 liraya yükseltmek için burada konuşuyoruz. Aslında bu teklifi yapanların sokağa çıktığında, alışveriş yaptığında simit-çay alırken, simit-çay hesabı yaparken bile bu rakamdan utanmaları gerekir ama maalesef değiştirecek bir şey yok. Siz yandaş şirketlerden, doymak bilmeyen bürokratlardan, vergilerimizi çalan çetelerden, yap-işlet-devret modellerinizden emekliliğe sıra getiremiyorsunuz ve para yetiştiremiyorsunuz. Bu kürsüde ve Komisyonda onlarca defa söyledik, kendiniz ve yandaşlarınız lüks ve şatafat içinde yaşarken emeklinin sürünmesini devam ettiriyorsunuz. Emekliler için verdiğimiz tüm önergeleri burada reddediyor, aslında anlamadan, sokağa çıkmadan el kaldırıp "Hayır." diyorsunuz.

Bakın, engellilerle de ilgili emekli sorunları çok ortada. Ekim 2008'den önceki Sosyal Güvenlik Kurumu girişli engelli yurttaşlarımız açık ve net bir şekilde vergi indirimli esaslı emeklilik hakkıyla sisteme dâhil edilmişlerdi; hayatlarını, gelecek planlarını bunun üzerine yaparken, maç oynanırken kural değişti ve bunu kaldırdılar. Oyun devam ederken bu kuralın değişmesiyle mağdur olan engelli vatandaşlarımız bir gecede kendi iradeleri dışında çalışma gücü kaybı gibi bambaşka bir ağır ve daha belirsiz bir sistem içerisinde kenara itildiler. Bu sistemde sorun yaşayan yüz binlerce engelli vatandaşımızın yanındayız.

Staj ve çıraklık mağduru vatandaşlarımızın da emeklilik sorunları ortada. Herkes burada söyledi, her partiden her vekil dile getirdi neredeyse. Staj ve çıraklık mağdurları meslek lisesi çıraklık eğitimi veya MESEM süreçlerinde adlarına Sosyal Güvenlik Kurumu tescili yapılıp kart verilmesine rağmen bu ilk çalışmanın emeklilikte sigorta başlangıcı sayılmaması bence büyük bir handikaptır.

Bugün açlığa mahkûm ettiğiniz emekliler bir aylık maaşlarıyla büyükşehirde kirasını ödeyemiyor, torununa harçlık veremiyor, evine et alamıyor, balık alamıyor, kendi ülkesinde seyahat etmeyi boş verin kahveye gittiğinde "Acaba bir arkadaşıma çay ısmarlayabilir miyim?" kaygısını yaşıyor.

Emeklilerimizin yanındayız, sadece emeklilerimizin değil atama sözü verip tutmadığınız öğretmen adaylarımızın, engelli vatandaşlarımızın, kadro sözü verdiğiniz taşeron işçilerinin, PTT taşeronlarının, staj ve çıraklık mağdurluğu yaşayan tüm vatandaşlarımızın yanındayız.

Değerli arkadaşlar, yirmi altı yıllık kadın doğum uzmanıyım. Sağlık Bakanlığı son dönem sezaryen oranlarına bakarak bazı kadın doğumcu meslektaşlarımızı cezalandırıp altı ay kursa gönderiyor ve bu altı ay da ne maaş veriyorlar ve eğitim planlaması içerisinde normal doğumu öğreteceklerini dile getiriyorlar. Bakın, 2000 yılında Etlik Doğumevine TUS'ta derece yapan insanların girdiği bir kadroyla gelinebiliyordu şu an boş kalıyor. Çocuk ve kadın doğum kadroları boş kalırken cezayla bunu nasıl çözeceğinizi düşünüyorsunuz? Sosyal medyada gezen bir tabir var: "Neştere kelepçe vurursanız, neştere kelepçe takarsanız makası kader tutar." diyor arkadaşlar. Hekimlerin yakasından elinizi çekin!

Bakın, Türk Jinekoloji derneklerinin ortak açıklamaları var bunlara kulak verin. Bunları dinlemeden alınan kararların boşa düşeceğini düşünüyoruz. Normal doğum teşvik edilmelidir ancak bir sezaryeni kriminalize ederseniz çok ciddi sıkıntılar yaşanır. Tıbbi karar bireyseldir ve hekim bağımsızlığı mutlaka korunmalıdır. Malpraktis oranlarının bu kadar arttığı ortamda hekimleri zorla normal doğuma teşvik etmek akıl tutulmasıdır. Hasta özerkliği, hukuku mutlaka güvence altına alınmalıdır. Madem böyle, Sağlık Bakanlığı bütün sigorta primlerini ve tazminatları ödeme konusunda destek olmalıdır. Sezaryen oranı tek başına bir yaptırım gerekçesi olamaz. Bakın, siz kapıda beklerken, taşrada çalışırken ve özel hastanelere bu kadar peşkeş çekmişken, devlet hastanesinde defansif tıbba sebep olup, özel hastanelere vatandaşın gitmesine sebep olup sonra da "Sezaryen oranları yüksek." diye kursa alırsanız bu ülkede bir tane kadın doğumcu bulamazsınız. Hekimlerin, kadın doğumcuların özellikle, lütfen yakasından elinizi çekin. Kimin nasıl doğum yapacağına karışmayı bırakın. Bu toplum mutlaka bunun hesabını ilk sandıkta, ilk genel seçimde size verdirtecektir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)