| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
MURAT ÇAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sizi ve değerli milletvekillerimizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz torba yasanın 12'nci maddesi hakkında konuşacağım. Bu madde, turizm sektöründe çalışanların 2026 yılı Mayıs-Aralık dönemine ilişkin sigorta primlerinin bir kısmının İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanmasını öneriyor.
Öncelikle açık bir ilkeyi vurgulamak gerekiyor: Devlet ülke ekonomisi ve istihdam açısından stratejik öneme sahip sektörleri destekleyebilir, desteklemelidir de. Turizm sektörü, sanayi, tarım ve katma değer üreten tüm sektörler buna dâhil edilmelidir çünkü bu alanlara verilecek teşvikler üretimi ve istihdamı aynı oranda artırmaktadır. Ancak bu desteğin kaynağı devletin hazinesi olmalıdır, İşsizlik Sigortası Fonu olmamalıdır. Bunu işçinin, emekçinin kara gün akçesi olarak İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılamak yerine hazineden karşılamalısınız. Hazineniz boş çünkü sadece şu teklifin 1'inci, 10'uncu ve 19'uncu maddelerinde Akkuyu için getirdiğiniz ayrıcalıklar tam 5 milyar dolar ayrıcalık sağlıyor, avantaj sağlıyor, hazineye eksi 5 milyar dolar sağlıyor. Peki, maddenin etki analizini yaptığımızda yüzde 4,6'ya tekabül eden bu turizm teşvikiyle ilgili konu kaç lira? 5 milyar 360 milyon lira civarında bir ödeneğe tekabül ediyor. Yani az önce bahsettiğim hazineden yabancı ülkelere aktardığınız -az önce "kıyak" denildi ama- diyet ödemek için aktardığınız paranın 50'de 1'i. Bunu da kamuoyunun vicdanını ve bilgisine sunuyorum. Az önce söylediğim gibi, bu tutar sektörün toplam çalışan maliyetinin yaklaşık yüzde 4,6'sına denk gelmektedir. Yani burada yapılan şey "sınırlı bir katkı" adı altında işçinin alın teriyle oluşmuş bir kaynağı sistematik biçimde başka amaçlara yönlendirmektir. Daha çarpıcı olan ise turizm emekçisi yıllarca işsizlik sigortası primi ödese de bundan faydalanamıyor çünkü en fazla yedi ay çalışıyor. Bu İşsizlik Fonu'ndan faydalanabilmesi için 600 gün tamamını ardışık bir şekilde çalışarak prim ödemesi gerekiyor. Bunu sağlayan turizm işçisi neredeyse yok. Büyük ölçüde sezonluk istihdam üzerine kuruludur turizm sektörü, yedi aydır ortalama çalışma süresi, on iki ay boyunca primi ödenen işçi neredeyse yoktur. Bu tablo ortadayken çözüm ne olmalı? Emekçinin erişemediği bir fondan sektörün büyük oyuncularına kaynak aktarmak yerine hazineden turizm sektörüne doğrudan destek vermek gerekir. Bizim tutumumuz nettir, eğer turizm sektörü desteklenecekse bunun yükü hazine tarafından üstlenilmelidir. Otelci, turcu Bakan madem kendi sektörünü bu kadar önemsiyor o hâlde mensubu olduğu kabineyi, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i, asıl patronu olan Erdoğan'ı ikna eder, teşviki hazineden öder. Böylece hem sektör desteklenir hem de işsizlik sigortası fonu asli amacına uygun hizmet etmiş olur.
Değerli milletvekilleri, turizm sektörü gerçekten desteklenmek isteniyorsa, bu tür geçici ve yanlış kaynaklı düzenlemeler yerine yapısal sorunlara odaklanmak gerekir. Bugün, sektörde çalışanlar düşük ücret, güvencesiz çalışma ve kayıt dışılık sorunlarıyla karşı karşıyadır. Çözüm, asgari ücretin insanca yaşam koşullarına uygun hâle getirilmesi, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve denetimlerin etkin biçimde yapılmasıdır, sezonluk istihdamdan kaçınılmasıdır, bunun sektör hâlinde devlet politikası olarak kullanılması gerekir.
Sonuç olarak, işçinin fonu işçi içindir diyoruz. Bu ilkeyi aşındıran her düzenleme sosyal devlet anlayışını zedeler diyoruz. Gelin, bu yanlıştan dönün, İşsizlik Sigortası Fonu'nu amacı dışında kullanmayın, turizm sektörünü de doğru ve kalıcı politikalarla destekleyin diyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MURAT ÇAN (Devamla) - Şimdi, seçim bölgem Samsun'un Havza ilçesi 12 Mayısta büyük bir sel felaketi yaşadı. Yine bu kanun teklifiyle çok yakından alakalıdır, devlet, devlet olma bilincini havzada iki ayı aşkın süredir -iki buçuk ay oldu- göstermemektedir. 400 iş yeri doğrudan, dolaylı olarak da bin iş yeri bu selden etkilenmiştir. Devlet "Ben bu zararı ödeyeceğim." diye söz vermiştir. Burada, bütün gruplar bir araya geldik muhalefet olarak, dedik ki: Bu bölgeyi, Havza'yı afet bölgesi ilan edin; yapmadınız "Ama milletin parasını vereceğiz." diye söz verdiniz, bunu da vermediniz.
ERSAN AKSU (Samsun) - Verdik, verdik.
MURAT ÇAN (Devamla) - Onu gelin burada anlatın, sataşarak değil. Geçtiğimiz hafta Havza'daydım; 30 milyonu aşkın zararı olan esnaf hâlâ devletin kendisine müracaat etmesini, zararını karşılamasını bekliyor diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)