GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:114
Tarih:23.07.2026

FERİT ŞENYAŞAR (Şanlıurfa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Türkiye halklarını ve cezaevindeki tutsak bütün yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Türkiye halkları Meclisten toplumsal sorunlar için çözüm bekliyor, sokaklarda, meydanlarda adalet feryatları yankılanıyor. İktidar halka sırtını dönmüş, hiçbir toplumsal talep dikkate alınmıyor. Bu Meclis iktidarın, sarayın onay makamı değildir, bu kürsü emeklinin, işçinin, çiftçinin, memurun, öğrencinin, işsiz gencin, kadınların ve sesi duyulmayan herkesin kürsüsüdür. Kanun yapmak yalnızca maddeleri değiştirmek değildir. Eğer çıkarılan kanun vatandaşın cebine, sofrasına ve adalet duygusuna dokunmuyorsa o kanun eksiktir, kadüktür. Gelin, Mecliste şeffaf, katılımcı ve toplumsal ihtiyaçları esas alan bir yasama anlayışını hâkim kılalım; gelin, Meclisi milletin gerçek sorunlarının konuşulduğu bir çatıya dönüştürelim çünkü bu ülkenin daha fazla kutuplaşmaya değil daha fazla adalete, daha fazla refaha, daha fazla demokrasiye, barışa ihtiyacı var.

Geçen hafta Mecliste on ikinci yargı paketi geçti ama adalet bekleyenlerin talepleri dikkate alınmadı. On ikinci yargı paketi IBAN mağdurlarının sorunlarına çözüm olmadığı için TCK 158 mağdurlarının eylemleri Türkiye'nin her yerinde devam ediyor.

İktidarın antidemokratik uygulamalarını eleştiren, hak talebinde bulunan ve sermayeye karşı ekolojiyi savunan herkesi cezaevine attınız. Adalet Bakanlığının verilerine göre, kapasite fazlalığından dolayı 122.525 mahpus cezaevinde yerlerde yatıyor. Bu durum bir insan hakkı ihlalidir, bu bir zulümdür, susarak bu zulme ortak olmayacağız.

Emir ve talimat verme yetkisi olmayan binlerce askerî kursiyer öğrenciye müebbet hapis cezası verdiniz. 15 Temmuz mağduru aileler her başını yastığa koyduğunda sizlere beddua ediyor. 15 Temmuz sonrası sorgusuz bir şekilde binlerce kamu çalışanını bir gecede KHK'yle ihraç ettiniz. Sadece ihraç ettiğiniz insanları mağdur etmediniz, insanları işsiz bırakarak yüzlerce yuvayı yıktınız. Sanmayın ki yuva yıkanın yuvası olur, acının ve gözyaşının üstünde kurulan düzen yıkılmaya mahkûmdur. Madem torba yasa hazırlanıyor, neden çiftçinin borçları, işsiz gençlerin sorunları, asgari ücretlinin alım gücünü iyileştirecek bir düzenleme yok? Özel sektör öğretmenleri, hakları için Ankara'da aylarca eylem yaptılar, günlerce açlık grevine girdiler. Bu torba yasada neden mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenlerinin talepleriyle ilgili bir düzenleme yok? Özelleştirmelerle eğitimi kâr alanına çeviren iktidar, öğretmenlerin en temel hak talebine karşılık okul patronlarına siper oldu.

Türkiye halklarının bugün en büyük ihtiyacı idari, teknik düzenlemeler değildir; adalettir, hukukun herkese eşit uygulanmasıdır, ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesidir, üretenin desteklenmesidir, gençlerin umutlarının yeniden yeşertilmesidir. Bu ülkenin insanı fedakârlık yapmaktan yoruldu. İktidar partisi ve yandaşlar lüks içinde yaşarken emekçiden, emekliden sürekli sabretmesi isteniyor; vatandaş artık beklemek istemiyor. Kiralar yükseliyor, borçlar büyüyor, işsizlik artmaya devam ediyor, gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün daha da derinleşiyor.

Önümüze getirilen torba yasanın maddelerine baktığımızda, büyük bir müjde veriyormuş gibi emekli aylığı temmuzdan itibaren 23.552 liraya yükseltiliyor. TÜRK-İŞ'in Haziran 2026 verilerine baktığımızda, açlık sınırı 35.759 lira. Türkiye'de emekli sayısı 17 milyonu aşmış durumda. Emeklilerin yaklaşık yüzde 60'ı açlık sınırının altında hayatta kalmaya çalışırken yaşam kalitesinde sadece Hindistan'ı geçebilen bir başarı hikâyesi yazılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

FERİT ŞENYAŞAR (Devamla) - Torba yasada PTT çalışanlarıyla ilgili düzenleme mağduriyetleri ve belirsizlikleri ortadan kaldırmak yerine İHS'li emekçileri kölelik düzenine hapsediyor. Kurumun şirket mantığıyla yönetilmesi ve tavsiye tehditleri nedeniyle PTT emekçileri eylemdeler. Teklifin 23'üncü maddesiyle 399 sayılı KHK'ye tabii kişilere "Ya, güvencesizliğe biat edin ya da kurumdan gidin." dayatması yapıyor. PTT emekçileri üzerinde performans baskısı ise mobinge dönüşmüş durumda. PTT çalışanları bir ayrıcalık istemiyor, adil geçiş ve güveneli istihdam istiyor. PTT emekçilerinin kazanılmış haklarını korumak, güvenceli istihdamı sağlamak, adil bir çalışma ortamı yaratmak acil bir durumdur. PTT emekçilerinin haklı taleplerinin yanındayız.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)