GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:114
Tarih:23.07.2026

CHP GRUBU ADINA YUNUS EMRE (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Tabii, sözlerimin başında, Lozan Barış Antlaşması'yla ilgili kazanılmış haklarımızın muhafaza edilmesi ve eksikliklerin giderilmesiyle ilgili bir araştırma komisyonu kurulması önerisi için hem önerge sahibi Sayın Selcan Taşcı'yı hem de değerli İYİ Parti milletvekillerini tebrik etmek istiyorum.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Teşekkür ederiz.

YUNUS EMRE (Devamla) - Çok önemli bir konu, önemli olmanın yanında da yarın Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasının yıl dönümü olduğu için de zamanlı bir önerge.

Değerli arkadaşlarım, bu önerge üzerinde yapacağımız tartışmalarda bizim için aslında temel yol gösterici, Atatürk'ün Nutuk'ta Lozan Barış Antlaşması'nın Türkiye için önemini ele alırken yaptığı karşılaştırma çünkü Lozan'la ilgili Atatürk'ün temel perspektifi Lozan'ın Türkiye için kazanımlarının daha iyi anlaşılabilmesinin ancak Lozan metni ile Osmanlı İmparatorluğu'na dayatılmış olan Sevr Anlaşması metninin karşılaştırılmasıyla mümkün olduğunu ortaya koymasıdır. Yani Sevr'de Osmanlı İmparatorluğu'na dayatılan sınırlar ile Lozan'da elde ettiğimiz sınırlar karşılaştırıldığında, kapitülasyonlar bakımından elde ettiğimiz durum karşılaştırıldığında ve tabii, Lozan Barış Antlaşması ve ekleri ile Sevr Antlaşması'nın içeriği karşılaştırıldığında aslında, Türkiye için Lozan Antlaşması'nın önemi, değeri çok doğru şekilde anlaşılacaktır.

Ben de şunu unutmak istemem tabii ki: Benden önceki hatipler gibi, ben de Yunanistan'daki Türk azınlığın çok değerli temsilcisi, hayatını kaybetmiş olan Sadık Ahmet'in ölüm yıl dönümünde kendisini rahmetle anmak istiyorum. Yine, benden önceki hatipler de söylediler, Yunanistan'ın maalesef Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birden fazla vermiş olduğu önemli kararı uygulamamış olması çok önemli bir eleştiri konusudur, bunun üzerinde durmamız gerekiyor. Tabii ki yine, bu kapsamda, Türk azınlığın, Yunanistan'da bulunan Türk azınlığın sadece "Türk" ismini kullanmaya yönelik çabalarının bile birçok defa ceza soruşturmalarına uğramış olması haksızlığını, bir spor kulübünün adında "Türk" ifadesinin geçmesinin bile yasaklanmaya çalışılmasını hatırlatmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, buradan, tabii, Lozan'a döndüğümüzde, Lozan'la ilgili Atatürk'ün o yıl yani 1923 yılında tekrar Meclis Başkanlığına seçildiğinde yaptığı önemli bir tanımlama var. Şöyle tarif ediyor Atatürk Lozan'ı: "Milletimizin şanına yakışır bir barış anlaşmasıdır." Peki, sayın milletvekilleri, biz bu anlaşmaya yani Atatürk'ün "Milletimizin şanına yaraşır bir barış anlaşması." diye tarif ettiği bu Lozan Antlaşması'na nasıl ulaştık?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

YUNUS EMRE (Devamla) - Bildiğiniz gibi, Kurtuluş Savaşı'yla ulaştık ama ne acıdır ki bu savaşın üzerinden yüz yıldan fazla bir süre geçtikten sonra Millî Eğitim Bakanı çıkıyor, utanmaz bir şekilde yani sözcükleri dikkatli seçmeye çalışıyorum ama gerçekten milletimize ıstırap verecek bir yaklaşımla, Kurtuluş Savaşı'nı hakir gören, küçümseyen bir içerikle "Neden kurtuluyoruz canım?" diye bir ifadeyle müfredattan "Kurtuluş Savaşı" kavramının çıkarılacağını söylüyor. Yani, bakın, Kurtuluş Savaşı'nı yapmış Başkumandan Atatürk bu savaştan sonra Onuncu Yıl Nutku'nda "Kurtuluş Savaşı" ifadesini kullanmıştır. Yani sormak istiyorum, Millî Eğitim Bakanı Atatürk'ten daha mı iyi biliyor bu savaşın adının ne olduğunu? Yani böyle bir utanmazlığı bir Millî Eğitim Bakanının yapmış olmasını kınıyorum. Bunu böyle bir günde -yarın Lozan Anlaşması'nın yıl dönümü olacak- milletimizin vicdanına havale ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)