| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 114 |
| Tarih: | 23.07.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; grubumuzun Kıbrıs hakkında verdiği genel görüşme talebimiz hakkında huzurlarınızdayım. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.
20 Temmuz Pazartesi günü Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümü vesilesiyle adadaydık; Parlamentodan milletvekili arkadaşlarımız da vardı. Bir kere daha, elli iki yıl önce barış harekâtının neden yapıldığını ve oluşan şartların bugün nasıl yorumlanması gerektiğine dair kanaatlerimizi orada, Kıbrıs'taki yetkililerle, Başbakan, Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanıyla konuşma, değerlendirme fırsatı bulduk.
Kıbrıs her zaman önemliydi fakat bugün öneminin bütün boyutlarının ortaya çıktığını net olarak görüyoruz. Bütün verilerle artık Kıbrıs'ın Türkiye için ve Kıbrıs'ın kendisi için bir sigorta mesabesinde olduğunu görüyoruz. Süveyş Kanalı, Babülmendep geçişi, Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki gelişmeler, İsrail'in yayılmacılığı, Suriye'nin içinde bulunduğu durum, Lübnan'daki gelişmeler, Mısır-Türkiye ilişkileri, Rusya-Ukrayna savaşı, hidrokarbon yataklarının önemi, Yunanistan'la yaşadığımız sıkıntılar... Bu başlıkları çoğaltabiliriz ama sadece bu başlıklar bile Kıbrıs'ın ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatıyor.
Değerli arkadaşlar, kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğimiz üç tane şey vardı: "Çözümsüzlük çözüm değildir. Kazan kazan politikasını işleteceğiz ve Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak." dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına "'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız." mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Kıbrıs'ı, daha doğrusu Güney Kıbrıs'ı "Kıbrıs cumhuriyeti" adı altında Avrupa Birliğine üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık. Ve şöyle söylüyorlar, diyorlar ki: "Siz plana 'evet' demekle birlikte ayrı bir devlet olmak istemediğinizi kabul ettiniz." Sonra, Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. "259 milyon euro hibe yardım yapılacak." dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliğinin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor. Bunun başlıca müsebbiplerinden biri de Güney Kıbrıs'ta yaşanan gelişmelerdir. Sonra, bugün için hani "Avrupa Birliğinde oy birliğiyle kararlar alınıyor, oy çokluğuyla alınabilir." şeklinde bazı tartışmalar var. Dikkat edin, bu da bir tuzak, buradan uyarıyorum. Avrupa Birliği içerisinde oy çokluğuyla karar alınmasını NATO'ya da aynı şekilde dâhil edebilir, Güney Kıbrıs ve İsrail'in NATO üyeliğinin önünü açabilirler. Ben buradan tarihî bir vazife olarak bunları sizlere aktarıyorum.
Arkadaşlar, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs'ta elçilik açmasına dönük adımlarını engelleyemediniz ve bu çok önemli, hayati bir yanlış oldu; bunu buradan ifade etmek istiyorum. Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı D-8 üyesi ülkeler üzerinde çalışmalar yaparak Kuzey Kıbrıs üzerindeki izolasyonların kaldırılması yönünde adımları muhakkak atmalıdır. Ve bir uyarı daha yapıyorum: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin adı Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak değiştirilmelidir. Adanın tamamında söz hakkı sahibiysek, hidrokarbon yataklarının tamamında Kuzey Kıbrıs Türk halkının da hakkı varsa bundan sonra adanın kuzeyi güneyi yoktur, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı altında bu yola devam edilmelidir. Türkiye Kıbrıs'ta üretim yapan şirketlerin Türkiye'de şube açmasını ve neticesinde yaptıkları üretimleri Türkiye üzerinden dünya pazarında göndermelerinin önünü açmalıdır, teşvik vermelidir. Ayrıca, Türkiye'deki şirketlere de Kıbrıs'ta üretim yapmaları noktasında gereken kolaylığı sağlamalıdır ve NAVTEKS ilan edilmelidir arkadaşlar, 2021 yılından beri bir kere bile NAVTEKS ilan edilmedi. Hidrokarbon yataklarıyla ilgili bizim oradaki hakkımız bir kere daha ilan edilmeli ve ortaya konulmalıdır. Geçtiğimiz pazartesi yaptığımız görüşmelerde orada yapılan yasal düzenlemeyle yabancılara mülk satışıyla, toprak satışıyla ilgili Kıbrıs'ta önemli kararlar alındığını gördük, bundan dolayı da oradaki yetkilileri tebrik ediyoruz.
Son olarak, arkadaşlar, tabii, bu Barış Harekâtı'nın arkasında imzası olan rahmetli Necmettin Erbakan Hocamız ve Başbakan Bülent Ecevit, o dönemde yani MSP-CHP koalisyonu döneminde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Ondan önceki dönemde, tabii, 1960 yılında bu kararın oluşmasında çok önemli katkı veren ve Türkiye'nin garantör ülke olmasını temin eden Başbakan Adnan Menderes'i, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu, onları da rahmetle anıyorum; emeklileri Kıbrıs üzerinde çok büyük. Şunu bir kere daha ifade edeyim arkadaşlar: Kıbrıs'ta Güney Kıbrıs bir strateji uyguluyor. 1974 öncesi Ada'da bulunanlar ile 1974 sonrası Ada'da bulunan Türkler arasında ayrım yapıyor, bir oyun kuruyor, burada halk arasına nifak tohumları ekmeye çalışıyor, nefret tohumları ekmeye çalışıyor ve maalesef bazı kesimleri, çok düşük de olsa bazı kesimleri Türkiye'ye karşı kışkırtmaya çalışıyor. Uyanık olmak, bütüncül yaklaşmak, sadece siyasi değil sosyal açıdan da Kıbrıs'a gerekli desteği vermek zorundayız diyorum. Genel görüşme talebimizin mutlaka bugün gündeme alınmasının 52'nci yılda önemli olduğunu ifade ediyor, desteklerinizi bekliyor; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)