GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:22.07.2026

ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; evet, bizler milletvekilleri olarak halkın, vatandaşın temsilcisi olarak buradayız dolayısıyla bu vatandaşın sesini de bu kürsüden, buradan dile getirmekle sorumluyuz. Şimdi, bakınız, bugün, torununa dondurma alamadığı için gözünü torunundan kaçıran Didimli bir dedenin sesi olarak buradayım, Söke'de pazara çıkıp filesini dolduramadığı için etiketlere bakıp geri dönen emeklinin sesi olarak buradayım, yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş olmasına rağmen bir bardak çayı hesap ederek yaşayan milyonların sesi olarak buradayım. İktidar emekliye reva gördüğü sefalet aylığını yine "müjde" diye açıkladı, en düşük emekli aylığını 20 bin liradan 23.552 liraya çıkararak "Bunu müjdeliyorum." dedi. Bakınız, ben Aydın Milletvekili olarak incirin, zeytinin ve kestanenin başkenti Aydın'ı temsil ediyorum ve bugün dünyanın en kaliteli incirinin yetiştiği bu topraklarda emeklilerimiz incir yiyemiyor ve maalesef, incir alamadan evine dönebiliyorlar. Aydın'da parklarda oturan emeklilerimize günlerinin nasıl geçtiğini sorduğumda verdikleri cevap şu: "Çok pahalı olduğu için sabahtan akşama kadar parkta oturuyoruz, çay içemiyoruz." diyorlar. 23.552 lirayla bir insanın yaşayabileceğini söyleyen varsa lütfen, çıksın, bu kürsüden detaylı bir şekilde açıklasın; biz de öğrenelim.

İktidar sürekli aynı bahaneyi öne sürüyor: "Emekli sayısı arttı." Arkadaşlar, emekli sayısı tabii ki artacak, nüfus da artıyor ama diğer taraftan, hepiniz hatırlıyorsunuz, eski SGK Başkanınız diyordu ki: "Emekliler uzun yaşıyor. Onlar ölmediği için biz emekliye gerekli maaşı veremiyoruz." İşte, sizlerdeki bakış açısı bu; sizler vatandaşı bilmiyorsunuz, görmüyorsunuz, vatandaşın içinde değilsiniz çünkü sokağa çıkamıyorsunuz.

Bakın, resimde görüldüğü gibi, her gün vatandaşın içinde, derdini dinleyen bir milletvekili olarak ben, burada, vatandaşın sesini seslendiriyorum emeklisinden işçisine, esnafından çiftçisine kadar. Ya, Aydın'da geziyorum, esnafa soruyorum, diyorum ki: Arkadaşlar, durum nasıl? Esnaf diyor ki: "Ya, Vekilim, biz karı koca burada çalışıyoruz ve işçi çalıştıracak durumumuz yok. Yine, bu dükkânı geçindiremediğimiz için akşamları ek işe gidiyorum." Bunu esnaf söylüyor ama siz "'Emekli artırıyor.' diye emekliye yeterince maaş veremiyoruz." diyorsunuz. Aslında artan emekli değil azalan sizlerin vicdanı arkadaşlar, vicdanınız olsa 23.500 lirayı benim emeklime layık görmezdiniz. Pasta büyürken emeklinin payı küçülüyorsa mesele kaynak değil siyasi tercihtir. Tercihinizi yine emekliden yana değil ayrıcalıklılardan yana kullanmaya devam ediyorsunuz. Emeklilerimiz artık markete gittiğinde ne alacağını değil hangisinden vazgeçeceğinin hesabını yapıyor. İşte, sizin "Müjde." dediğiniz maalesef bu arkadaşlar.

Aynı kanun teklifine, torba yasaya, bakıyorsunuz, emekliye üç kuruş verirken 40 defa hesap yapıyorsunuz, vermek istemiyorsunuz ama diğer maddelerde, başka bir maddede ayrıcalıklı durumlar söz konusu. Yine, sermayeye peşkeşler var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

ÖMER KARAKAŞ (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, bugün bu ülkede çiftçi üretmekten, esnaf kepenk kapatmaktan, genç iş bulamamaktan, emekliyse maaşının üç günde tükenmesinden korkar durumda. İktidarın gündeminde torba kanunlar olabilir ama milletin gündeminde ay sonunu nasıl geçireceğinin hesabını yapmak var. Buradan, iktidar partisi milletvekilleri özellikle sizlere sesleniyorum: Emekli, çiftçi, esnaf, işçi fedakârlık yapıyor, yeterince yapıyor. Peki, siz ne yapıyorsunuz; siz yine sermayeyi, yandaşları düşünüyorsunuz.

Bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)