| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 6'ncı madde Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda aday sürücü belgesinin iptali ve yeniden alınma şartlarını yönetmelikten kanununa taşıyor. Uygulamadaki iki yıllık aday sürücülük süresini de kanuna yazıyor. Madde iki yıllık adaylık süresinde sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren her ihlali aday sürücü belgesinin iptal nedeni hâline getiriyor. Anayasa Mahkemesinin özellikle vurguladığı ölçülülük ilkesi bakımından ihlalin ağırlığına göre ayrım yapılmadan geçici geri alma yaptırımının doğrudan iptale dönüştürülmesi ciddi bir çekince yaratıyor. 3 milyon 402 bin aday sürücüyü ilgilendiren bu konunun şubatta değiştirilen Trafik Kanunu içinde ve İçişleri Komisyonunda ele alınması gerekirdi. İlgili ihtisas komisyonuna uğramadan torba kanuna konulması teklifin hazırlanışındaki parçalı yaklaşımı ne yazık ki bizlere gösteriyor ancak teklifin ağır bilançosu emekli aylıklarını düzenleyen 18'inci maddenin etki analizinde bulunmakta. Etki analizine göre, 17 milyon kişi gelir ve aylık alıyor. En düşük emekli aylığının 23.552 liraya tamamlanmasıyla 5 milyon 100 bin kişinin düzenlemeden yararlanacağı belirtilmekte. Aylık alan her 10 kişiden 3'ü emekli aylığıyla bu tutara ulaşamıyor, hazine tamamlamasına ihtiyaç duyuluyor. 5 milyon 100 bin kişi bir ilde yaşasaydı İstanbul ve Ankara'dan sonra Türkiye'nin en kalabalık 3'üncü ili olur, İzmir'i geride bırakırdı. İktidarın emekli politikasının sonunda İzmir'den daha kalabalık bir nüfus hazinenin tamamlamasına bağlandı. Emekli yoksulluğu artık bir toplumsal kesimin sorunu değil dev bir şehir büyüklüğündedir. Dahası var, etki analizinde bugün 20 bin liranın altında kök aylığı bulunanların sayısı 4 milyon 9 bin olarak açıklanıyor, yeni tutardan ise 5 milyon 100 bin kişinin yararlanması bekleniyor. "Aylığı artırıyoruz." dediğiniz düzenleme en düşük aylığa bağımlı emekli sayısını 200 bin kişi daha artırmakta. Rakam yükseliyor ama sistemin yukarı taşıdığı emekli sayısı değil taban aylığa düşürdüğü emekli sayısı artıyor. 2019'da bin lirayla başlayan bu uygulama önümüzdeki düzenlemeyle 12'nci tutarına ulaşacak. Yedi yıldır sorunu çözmek yerine altı ayda bir torba kanunla yeni bir rakam yazılıyor çünkü kök aylıkları ve aylık bağlama oranı düzeltilmiyor. Hazine tamamlaması büyüdükçe ödenen prim ile bağlanan aylık arasındaki ilişki ne yazık ki zayıflıyor. Emeklilik hakkı giderek sosyal yardıma benziyor. Hazine farkı kök aylığa eklenmediği için izleyen zam yine düşük kök aylık üzerinden hesaplanmakta. Emekli kâğıt üzerinde zam alıyor ancak taban tutar ayrıca değiştirilmezse cebine 1 lira bile fazla para girmiyor. Bu yöntem çalışırken ödenen primi değersizleştirdiği gibi, emekliyi her altı ayda bir Meclisten çıkacak yeni bir tamamlamaya da mahkûm etmekte. Etki analizindeki hesaba göre bu artışın altı aylık maliyeti 79 milyar lira; bu tutarı 5 milyon 100 bin kişi ve altı aya böldüğümüzde düzenlemenin kişi başına aylık ortalama karşılığı 2.582 lira, günlük karşılığı ise yalnızca 86 liradır. Üstelik, 23.552 liralık tutar altı aylık yüzde 17,76'lık enflasyon kadar artırılmakta yani refah payı sıfır. Emeklinin aylığı yalnızca 1 Ocaktaki alım gücü düzeyine döndürülüyor. TÜRK-İŞ haziran ayında bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetini 46.248 lira olarak hesaplandı, en düşük emekli aylığı bunun sadece yüzde 51'ini karşılamakta, aradaki fark 22.696 lira. Emekli markete, kiraya, elektrik ve doğal gaz faturasına başka bir tarife ödemiyor ama bağlanan en düşük aylık tek kişinin yaşam maliyetinin yarısında kalıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Emekli artışına ayırdığınız 79 milyar liranın karşısında hazinenin yılın ilk altı ayında yaptığı 1 trilyon 464 milyarlık faiz ödemesi durmakta; bu, günde ortalama 8,1 milyar lira faiz demektir, aynı dönemde faiz ödemesi emekliye ayrılan ilave kaynağın 18,5 katına ulaştı. 5 milyon 100 bin emeklinin altı aylık artışı faiz ödemelerinin yalnızca on gününe denk gelmekte, sonra emekliye dönüp "Bütçe imkânları çerçevesinde." denmekte.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
AŞKIN GENÇ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bu teklif emeklinin aylığını büyütmüyor, aylığı Hazinece tamamlanmak zorunda kalan kitleyi büyütüyor. 18'inci maddenin gerçek etki analizi şudur: İktidar emekliye refah sağlamıyor, yoksulluğun resmî tarifesini güncelliyor. Emekliyi her altı ayda bir torba kanuna mahkûm eden düzen sosyal güvenlik değil, kalıcı yoksulluk yönetimidir.
Sözlerimi bitirirken bir kez daha hatırlatmak isterim: Emekli bütçeden verilecek bir lütfu değil, ödediği priminin karşılığını istiyor.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)