| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
ALİ BOZAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, hepimiz biliyoruz, yıllardır bu ülkede yoksulluk ve açlık sınırı hesaplanıyor kimi kurumlar tarafından ve şu anda maalesef açlık sınırı 36 bin lira yani şu anda 36 bin liranın altında ücret alan herkes açlıkla mücadele etmek zorunda. İşte, o yüzdendir ki bugün milyonlarca emekçi iktidara ne diyor biliyor musunuz? İktidara diyorlar ki: "Biz açlık hakkımızı istiyoruz." İktidardan tek talepleri bu. Açlık hakkını isteyen emeklilere iktidarın cevabı ise maalesef bugüne kadar sefalet oldu. Bence artık bu ülkede iki konuda daha hesaplama yapılması gerekiyor arkadaşlar, söylemesi bana daha çok ağır geliyor ama ölüm sınırının hesaplanması gerekiyor arkadaşlar. Yanlış duymadınız, ölüm sınırı yani bu ülkede bir yurttaş ne kadar ücret alırsa ölmez, ne kadar ücretin altında kendisine ücret ödenirse ölür. İşte, AKP iktidarında bunun hesaplanması gerekiyor. Neden mi arkadaşlar? Bugün sokakta kendisine mikrofon uzatılan birçok emekli şunu söylüyor, diyor ki: "Ölsem daha iyi." İşte, AKP iktidarına söylenen bu sözden kaynaklı bence ölüm sınırının mutlak surette hesaplanması gerekiyor.
Yine, bir konuda daha mutlak surette hesaplama yapılması gerekiyor arkadaşlar, tokluk sınırı. Ama tokluk sınırının sadece iktidar ve yandaşları için hesaplanması gerekiyor yani şunun hesaplanması gerekiyor: İktidar ve yandaşları neyle doyuma ulaşır, iktidar ve yandaşları hangi rakamla tokluğa erişir? 1 milyon mu, 2 milyon mu, 3 milyon mu, 5 milyon mu? Mutlak surette bunun hesaplanması gerekiyor çünkü iktidarın doyumsuzluğu şu anda emeklileri, asgari ücretlileri perişan etti, çünkü emeklilerin insanca yaşanabilir bir ücret alabilmesi için önce iktidar ve yandaşlarının doyması gerekiyor maalesef.
Değerli arkadaşlar, hepimiz biliyoruz, iktidarın mutfaktan, sokaktan, pazardan haberi yok. Eğer iktidarın mutfaktan, sokaktan, pazardan haberi olsaydı bugün milyonlarca emekliye reva görülen 3.552 TL'yle 4 kişilik bir ailenin sadece üç günlük gıda harcamasının karşılanabildiğini bilirdi ama biz biliyoruz, iktidarın mutfak gibi, sokak gibi, pazar gibi bir derdi yok. Ama ben iktidara buradan sokaktan, pazardan, emeklilerden bir haber vereyim; değerli arkadaşlar, uzunca bir süredir ben emeklilere soruyorum, diyorum ki: İktidara ve saraya hakkınızı helal ediyor musunuz? Bugüne kadar tek bir emekli, iktidara oy verenler dâhil tek bir emekli "İktidara ve saraya hakkımızı helal ediyoruz." demedi, haberiniz olsun emekliler size hakkını helal etmiyor.
Değerli arkadaşlar, şimdi başka bir konudan bahsedeyim. AKP iktidarının da elbette istikrarlı olduğu konular var, istikrarlı olduğu konularla ilgili de kendilerini takdir etmek gerekiyor, bu konudaki emeklerini gerçekten alkışlamak gerekiyor. Şimdi, istikrar gösterdiği konular nedir AKP iktidarının yirmi dört yıl boyunca? AKP'nin iktidar süresi uzadıkça bu ülkede yoksulluk ve sefalet istikrarlı bir şekilde arttı. Yine, AKP'nin iktidar süresi uzadıkça yargının bağımlı hâle gelmesi arttı, artık yirmi dört yıllık iktidarınız sonunda yargı doğrudan saraya bağlandı. Yine, AKP'nin iktidar süresi arttıkça cezaevlerini mevcudu arttı, 2002 yılında iktidara geldiklerinde cezaevlerinde 60 bin kişi vardı, aradan yirmi dört yıl geçti, bugün cezaevlerinde 430 bin yurttaş var; işte, size istikrar. Yine, AKP'nin iktidar süresi arttıkça icralık dosya sayısı arttı, 2002 yılında iktidara geldiklerinde icralık dosya sayısı 8 milyondu, şu anda icralık dosya sayısı 25 milyon. Değerli arkadaşlar, 86 milyon nüfusu olan bir ülkede 25 milyon icra dosyası var ve 2026 yılında günde ortalama 7 bin kişi icralık oluyor; işte, AKP iktidarının istikrar gösterdiği konulardan bir tanesi daha. Yine, iktidarın süresi arttıkça adalet ve hukuka olan güven istikrarlı bir şekilde azaldı, adalet ve hukuka olan güven şu an yerlerde. AKP'nin iktidar süresi arttıkça milyonlarca emekli ve asgari ücretliye olan zulüm arttı. Bugün en düşük emekli maaşına sadece 3.552 lira zam yapmak zulümdür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ BOZAN (Devamla) - Tamamlayacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
ALİ BOZAN (Devamla) - Bu nedenle ifade ediyoruz, diyoruz ki: Yirmi dört yıllık iktidarınız boyunca emekli ve asgari ücretliye istikrarlı bir şekilde zulmettiniz. Açık şekilde ifade edelim; siz, sefalet zamlarıyla ve zulümle milyonlarca emekli yurttaşa bir savaş açtınız ve açtığınız bu savaşı 2024 yılı yerel seçimlerinde kaybettiniz, bir sonraki seçimde de emeklilere, emekli yurttaşlara açtığınız savaşı kaybedeceksiniz. Bunu burada tarihe not etmek için ifade etmek istiyorum.
Son söz şu: Gelin, kul hakkına girmeyin, milyonlarca yurttaşa zulmetmekten vazgeçin çünkü bu zulmü ne kul kabul eder ne Allah kabul eder ne hak kabul eder.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)