| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
MUSTAFA BİLİCİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İktidar en düşük emekli aylığını 23.552 lira olarak belirledi. Peki soruyoruz: Bu maaş hangi emeklinin derdine çare? Bugün 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 34.587 lira, yoksulluk sınırı ise 112.661 liradır. Bekar bir çalışanın dahi insanca yaşayabilmesi için gereken aylık tutar 44.802 liraya ulaşmıştır. Mutfak enflasyonu yüzde 49 olarak hesaplanmaktadır. Şimdi, soruyoruz: 23.552 lirayla hangi emekli geçinecek? Hangi emekli kirasını ödeyecek? Hangi emekli mutfağını dolduracak? Hangi emekli ilacını alacak? Hangi emekli torununa harçlık verecek? Sosyal Güvenlik Kurumunun Kasım 2025 verilerine göre ülkemizde 16 milyon 997 bin 274 emekli bulunmaktadır yani neredeyse her 3 vatandaşımızdan biri emeklidir. Dahası, emeklilerimizin yaklaşık yüzde 35'i İstanbul, Ankara ve İzmir'de yaşamaktadır. Bu şehirlerdeki kira bedellerinden Hükûmetin, iktidarın, bölge milletvekillerinin haberi var mı? İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de bırakın ev satın almayı, artık mütevazi bir ev kiralamak dahi emekli için hayal olmuştur. Bakınız, bunu açıkça ifade etmeliyiz: Emekliler bu ülkeye yük değildir; bugünün emeklileri yıllarca fabrikalarda alın teri döken işçilerimizdir, tarlada üretim yapan çiftçilerimizdir, vergi ödeyen özel sektör çalışanlarımızdır, memurlarımızdır, esnafımızdır. Bu insanlar ömürlerini bu devlete ve bu millete hizmet ederek, üreterek geçirmişlerdir. Şimdi ise ömürlerinin sonbaharında yoksulluğa, yalnızlığa ve çaresizliğe mahkûm edilmektedirler. Bu hangi insafa sığmaktadır? İktidarın emekliye reva gördüğü ücret açlık sınırının dahi çok altında kalmaktadır. Siz buna "zam" diyebilirsiniz ama emekli bunu geçim değil insan onuruna aykırı bir yoksulluk olarak değerlendirmektedir. Biz biliyoruz ki emekliler sadaka değil haklarını istiyor, lütuf değil insan onuruna yaraşır bir yaşam talep ediyor. Buradan Hükûmete açık çağrıda bulunuyoruz: Emekli maaşları gerçek hayat pahalılığı dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. En düşük emekli aylığı en az açlık sınırının üzerine yani 35 bin TL bandına çıkarılmalıdır. Diyeceksiniz ki: "Böyle bir ücret verilebilir mi?" Evet, verilebilir çünkü bu durumun sorumlusu emekliler değildir, bu durumun sorumlusu faizi önceleyen yanlış ekonomi politikalarınızdır.
Değerli milletvekilleri, emeklilerin yoğun olarak yaşadığı il ve ilçelerde kira desteği, yaşlı dostluğu şehir uygulamaları, sosyal konut projeleri, ücretsiz ve erişilebilir sağlık ile ulaşım hizmetleri hayata geçirilmelidir. Emekliyi seçimden seçime hatırlayan değil, her gün ve samimi bir şekilde yanında olan sosyal devlet anlayışı yeniden inşa edilmelidir. Unutmayalım ki bir ülkenin vicdanı emeklisine gösterdiği saygıyla ölçülür. Bugün milyonlarca emekli bu Meclisten hamaset değil çözüm, vaat değil adalet beklemektedir. Yıllarca bu ülkeye hizmet eden insanlarımızı hayatlarının en kırılgan döneminde yoksulluğa mahkûm etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Emekli insanca yaşamak istiyor. Bu talep ne lütuftur ne de ayrıcalıktır; bu anayasal bir hak, sosyal devletin yerine getirmesi gereken en temel sorumluluktur diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)