| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 112 |
| Tarih: | 21.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Söz konusu kanuni düzenleme içerisinde çok önemli hükümler var. Bunlardan bir tanesi AKP iktidarının neredeyse devlet işlerini artık özelleştirdiği ve birçok işlem karşılığında vatandaştan ücret almaya dönük girişimlerini artırarak sürdürdüğünü görüyoruz. Örneğin, Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebiyle itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularında döner sermayeye alınacak ücretler düzenlenmekte.
Şimdi, değerli arkadaşlar, döner sermayelere birtakım destekler yapılabilir mi? Yapılabilir yani buralardan da harcamalar yapılıyor. Ancak öyle bir duruma getirilmek isteniyor ki neredeyse vatandaş hak aramak için bir dilekçe vereceğinde bu dilekçeyi vermek için "Önce şu parayı yatır, ondan sonra dilekçeni öyle alırız." denilecek noktaya gelmiş. Örneğin, sit alanı olarak tescil edilen alanlarda tescil kaydının kaldırılması, sit derecesinde veya sınırlarında değişiklik yapılması için başvuru yapılacağında şahıslardan 12.500 TL, şirketlerden 25 bin TL, artı KDV ücret alınacak.
Şimdi, değerli arkadaşlar, ayrıca Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu için yapılacak itirazlar için de yine aynı şekilde 12.500 ve 25 bin TL ücret alınacak. Üç gün önce Kaş ilçemizdeydim. Antalya'nın Kaş ve Demre ilçesinde, hemen hemen ilçelerin tamamı üçüncü derece sit ilan edilmiş durumda. Düşünebiliyor muyuz arkadaşlar? İlçenin tamamı neredeyse sit alanı ilan edilmiş. Şimdi buradaki vatandaş kendi eviyle ilgili bir çivi çakmak için Kuruldan izin alacak, boyasını yapmak için izin alacak. Şimdi bu değerlendirme yapılırken, gerçek değerlendirme neye göre yapıldı? Bunlar her metrekare için, taşınmaz için değerlendirme bilimsel bir şekilde yapıldı mı belli değil. Şimdi, gelelim bu maddeyi. Şimdi, vatandaşımız kendi yeriyle ilgili itiraz edecek, Kaş ilçesindeki vatandaşım köyündeki taşınmaz için itiraz edecek, bu kanun bugün çıkarsa ne diyecekler? Önce 12.500 lirayı artı KDV'siyle beraber yatır, dilekçeyi ondan sonra ver bana. Yani, siz, hem vatandaşın mülkiyet hakkına bir anlamda tahdit getireceksiniz, arkasından da dilekçeyle hak arama mücadelesine girdiğinde para alacaksınız. Ya, böyle bir şey olabilir mi? Bu, tamamen Anayasa'ya aykırı, tamamen hak arama mücadelesine, mülkiyet hakkına aykırı bir düzenlemedir. Bu nedenle, bu düzenlemenin geriye çekilmesini talep ediyoruz. Aksi hâlde, örneğin -işte, söylediğim gibi- sadece Kaş'ta, sadece Demre'de bütün taşınmazlar için siz ücretini alacaksınız.
Kaş demişken, değerli arkadaşlar, şunu da söyleyeyim. Kaş'ta dolaştığım bütün mahallelerde vatandaşlarımız şikâyetçi çünkü her gün değişik nedenlerle elektrikler kesilmekte, günde en az dört saat elektrik kesiliyor. Bazen yok efendim, işte "altyapı çalışması", bazen yok "yangına önlem" adı altında elektriklerin günde en az üç saat, dört saat kesildiğine dair şikâyetler aldık. Buradan Sayın Bakan Yardımcısına iletiyorum: Kaş'la ilgili bu soruna el atın, orası bir turizm bölgesi. Her gün elektrikler kesilen bir turizm bölgesiyle karşı karşıyayız, vatandaşımız mağdur.
Şimdi, bir başka konu var arkadaşlar: Bu kanuni düzenleme içerisinde en düşük emekli aylığından bahsedelim. İşte, emeklimizin 20 bin TL olan en düşük emekli aylığını 23.552 TL'ye artırmayı teklif etmektesiniz. Şimdi, değerli arkadaşlar, öncelikle bu paranın alım gücü nedir, esasen onu konuşmak lazım. 23.552 TL'ye çıkardığınızda emeklimiz rahatlıyor mu? Emeklimiz kirasını ödeyebiliyor mu, çarşıya pazara gittiğinde rahatlıkla alışverişini yapabiliyor mu ya da birçok ihtiyacını karşılayabiliyor mu? Bayramlar geldiğinde torunlarına cep harçlığı verebiliyor mu? Esas buna bakmak lazım. Enflasyon karşısında her gün eriyen bu emekli maaşı 23.552 TL'ye çıksa da emeklinin hiçbir derdini karşılayacak durumda değildir. Emeklimizi mağdur etmeye devam ediyorsunuz. Her fırsatta emekli maaşıyla ilgili önerimizin en az asgari ücret olduğunu söylüyoruz. Şimdi, her yılbaşı geldiğinde, her temmuz geldiğinde bu ücretle ilgili düzenleme yapacağınıza buna bir kere karar verelim, asgari ücret diyelim emekli de ne alacağını bilsin değerli arkadaşlar. Bu belirsizlikten emekliyi kurtaralım.
Bu düzenleme içerisinde işsizlik sigortasıyla ilgili bir konu var. Efendim, fon kapsamında özellikle sanayide çalışan işçilerle ilgili işverenin desteklenmesi. Değerli arkadaşlar, destekleme yapılabilir, her seferinde söylüyoruz ancak bu desteklemenin devamlı bir alışkanlık hâline getirilip İşsizlik Sigortası Fonu'ndan değil, hazineden yapılması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacına uygun harcanması ve daha çok işçiye destek olarak verilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum.
Bir Antalya milletvekili olarak ve ülkemizin en önemli sektörlerinden biri olan turizme bir destek getirilmeye çalışılmakta. Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında turizm işletme belgesine sahip özel sektöre ait konaklama iş yerlerinde 2026 yılı Mayıs-Aralık aylarında işveren desteği olarak günlük 116,67 TL destek verilmekte, aylık 3500 TL'ye tekabül ediyor. Şimdi, turizme yapılacak olan her türlü desteğin yanında olduğumuzu öncelikle ifade etmek istiyorum. Bununla birlikte eğer bir destek verilecekse sadece işverene değil, işçiye de destek verilmesi gerektiğini, yine her fırsatta ifade ediyoruz çünkü özellikle turizmde çalışan işçilerin kalifiye bir personel olabilmesi için sürekliliğinin sağlanması gerekmekte. Şimdi, sadece sezonunda yani mayıs-aralık ayı içerisinde çalışan bir işçinin sezon bitiminde ayrılıp gittikten sonra tekrar gelecek yıl o iş yerinde çalışmasının sağlanması gerekir. O nedenle de bu işçinin, işte, sigorta primleri dâhil, eğitimi dâhil desteklenmesinde fayda var. O nedenle, bu desteğin sadece belli bir süreye değil, özellikle işçi yönünden sezon dışı dönemlere de sağlanması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bununla beraber, bu desteğin basit konaklama belgeli otel ve pansiyonlara neden yapılmadığını da buradan sormak istiyorum. Özellikle sadece Antalya'da basit konaklama belgeli otel ve pansiyon sayısı 1.550. Daha küçük sermayeyle oluşan bu işletmeler şehrin ekonomisine, esnafına en çok katkı sağlayan işletmeler. Bu kapsama, bu teşvik kapsamına basit konaklamalı belgeli otel ve pansiyonların da alınmasını talep ediyoruz.
Değerli arkadaşlar, son olarak, genel aydınlatmayla ilgili hususu da...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAVİT ARI (Devamla) - Başkanım...
BAŞKAN - Buyurun, buyurun, devam edin.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Ben tamamlayacağım, merak etmeyin.
CAVİT ARI (Devamla) - Genel aydınlatma konusuna da değinmek istiyorum. Bir şehirde aydınlatma demek, o şehrin öncelikle can güvenliği demektir, mal güvenliği demektir, sosyal hayatın sağlanması demektir, bu görev de devlete aittir. Devlete ait olan bu görev şimdi belediyelerin üzerine yüklenmeye çalışılmakta.
Değerli arkadaşlar, şunu söyleyeyim: Belediyelerin yükü zaten çok fazlasıyla ağır. Burada, mevcut uygulamada belediyeler büyükşehir ve il belediyelerinde genel giderlere yüzde 10 oranında katılırken şimdi yüzde 30 oranında bir artış getirilmekte ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla da bu 2'ye katlanmakta. Bu uygulama doğru değildir, bu uygulamadan vazgeçilsin, mevcut uygulama aynı oranda devam etsin diyorum.
Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)