GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:111
Tarih:16.07.2026

DENİZ YÜCEL (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yargının etkin ve verimli işlemesi iddiasıyla Meclise getirdiğiniz on ikinci yargı paketini Cumhuriyet Halk Partili 26 belediye başkanının türlü iftiralarla cezaevinde tutulduğu, gizli tanık beyanlarına dayanan iddianameler karşısında Türkiye'nin en yetkin ceza hukuku profesörlerinin "Somut delil yok." diye bas bas bağırdığı, baroların Her fırsatta hukuk devleti vurgusu yaptığı, avukatların "savunma hakkı" diye kendilerini paraladığı bir ortamda görüşüyoruz. AKP iktidarında adına "reform" dediğiniz 12 adet nur topu gibi yargı paketimiz oldu ama bu iktidar ne zaman yargı reformu dese bu ülkede hukuk biraz daha zayıflıyor, adalet biraz daha işlemez hâle geliyor. Adaletten ve yargı reformundan bahsedeceksek her şeyden önce hakkında 4 bin sayfalık iddianame hazırlanan, binlerce yıl hapis cezası istemiyle yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının neden kısıtlandığını, "Duydum, öyleymiş, düşünüyorum." gibi soyut beyanlar dışında somut bir delil olmaksızın tutuklanan belediye başkanlarımızın masumiyet karinesinin nasıl yok sayıldığını ve Ankara'yı parsel parsel FETÖ'ye peşkeş çekenler yargılanmazken aleyhinde tek bir delil dahi bulunmayan Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner'in neden tutuklandığını konuşmamız gerekmez mi? Ve yine, adalet ve yargı reformunu konuşacaksak İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde muhalif duruşuyla sembol olmuş isimleri yargılarken verdiği hukuksuz kararlarla, her birinin Anayasaya aykırılığı Anayasa Mahkemesi tarafından tespit edilmiş kararlarla ismini duyuran bir hâkimin önce Bakan Yardımcılığına, oradan da İstanbul Başsavcılığına, ardından da Adalet Bakanlığına uzanan mesleki ve siyasi kariyerini konuşmamız gerekmez mi? Bu mesleki ve siyasi kariyere, Türkiye'nin son seçimlerde birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisine karşı düşman hukuku uygulanmasının kurumsallaştırılmasının ne kadar katkısı olduğunu konuşmamız gerekmez mi?

Değerli arkadaşlar, reform yaptığınızı iddia ettiğiniz yargı, ne yazık ki tamamen siyasi iktidarın güdümüne girmiş, Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarını tasfiye etmek için kullanılan bir araç hâline gelmiştir. Farkında mısınız "Sıra Cumhuriyet Halk Partili hangi belediye başkanında?" diye beklenen bir Türkiye yarattınız. Özellikle şu iki yıllık süreçte Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bugüne kadar yaşanmış bütün hukuksuzlukları, adalet ve yargı adına utanç duyulacak bütün süreçleri unutturan bir süreç yaşıyoruz.

Değerli milletvekilleri "yargının etkin ve verimli işlemesi" diye başlayan bu teklifin adıyla doğrudan tezat oluşturacak bir düzenlemeyle karşı karşıyayız. 18'inci maddede kaçak sanıkların yargılanmasına ilişkin 2 defa iptal edilen düzenleme Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınmaksızın neredeyse aynı şekilde Genel Kurula getirildi. Komisyon sürecinde size maddenin bu hâliyle iptal gerekçesini karşılamadığını söyledik ama siz her zamanki gibi "Biz bildiğimizi yaparız." diyorsunuz. Siz yasama olarak bildiğinizi okur, yüksek mahkeme kararlarını dikkate almazsanız yargıya güveni sıfırlarsınız. Türkiye'nin ihtiyacı olan bağımsız ve tarafsız yargıdır. Talimatla değil, hukuk ve vicdani kanaatiyle karar veren hâkimler ve mahkemelerdir. Gizli tanıklarla değil, somut delillerle yürüyen soruşturmalardır. Uzun tutukluluk süreleri değil, adil yargılamadır çünkü adalet ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaçtır ve bir gün herkese lazım olacaktır.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünü, millet iradesini ve adil yargılanma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bizim mücadelemiz sadece kürsülerde değil, sokaklarda, meydanlarda ve halkın arasındadır. Bu ülkeyi yeniden adaleti, hukuku ve demokrasiyi getirecek olan millet iradesinin gücüdür. O güç bugün sokaklardadır, yarın sandıkta olacaktır ve bu çürümüş düzeni değiştirerek halkın iktidarını kuracaktır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)