| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 111 |
| Tarih: | 16.07.2026 |
MHP GRUBU ADINA HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen değerli izleyicileri saygıyla selamlıyorum.
Adalet, devletin yalnızca bir hizmet alanı olmasının ötesinde millet vicdanının, hukuk güvenliğinin ve toplumsal huzurun taşıyıcı sütunudur. Bir ülkede mahkemelerin kapısı vatandaş için güven kapısı ise, kararların dili hakkaniyetle kuruluyorsa, yargılama makul sürede sonuçlanıyorsa ve hak arama yolları erişilebilir hâle gelmişse orada devlet kudretiyle millet rızası aynı zeminde buluşmuş demektir. Bu sebeple, yargı alanında yapılan her düzenlemeye yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olarak değil hukuk devletini güçlendiren, vatandaşın adalete güvenini tahkim eden bir irade beyanı olarak bakmak gerekir.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz teklifin hukuk yargılamasına ilişkin hükümleri süreci daha hızlı ve öngörülebilir hâle getirmektedir. Yazılı yargılama usulünde duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşmaması vatandaşın dosyasının akıbetini yıllarca beklemesini önlemeye dönük yerinde bir adımdır. Komisyon sürecinde gündeme gelen ve kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen kişiler bakımından önem taşıyan düzenlemeye özellikle değinmek istiyorum. Türk Ceza Kanunu'nun 158'inci maddesine eklenmesi öngörülen hükümle 157'nci ve 158'inci maddelerde düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştirak bakımından daha ölçülü bir ceza sistemi getirilmektedir. Buna göre, dolandırıcılık suçunu bizzat planlayan, yöneten veya mağduru kandıran kişilerle yalnızca banka hesabını, kartını ya da hesap bilgilerini başkasının kullanımına veren kişilerin aynı şekilde cezalandırılmaması amaçlanmaktadır. Hesabını veya ödeme aracını bu amaçla kullandıran kişinin fiili, sadece bununla sınırlıysa cezasında yarı oranında indirim yapılması öngörülmektedir. Elbette hesabını suçta kullanılmak üzere bilerek ve isteyerek veren kişinin fiili, hukuken karşılıksız bırakılamaz. Ancak bir dolandırıcılık organizasyonunu kuran, yöneten, mağduru kandıran, haksız menfaati organize eden kişiler ile fiili sadece hesabını kullandırma veya zorunlu bilgileri verme eylemiyle sınırlı kalan kişilerin aynı ağırlıkta değerlendirilmesi de adalet duygusunu zedelemektedir. Önerilen düzenleme tam da bu noktada mahkemelere daha adil, daha ölçülü ve somut olaya uygun değerlendirme imkânı tanıyacaktır.
Muhterem milletvekilleri, teklifteki diğer düzenlemelere destek verirken bir hususu da özellikle vurgulamak istiyorum: Adalet, kanunların uygulanması sürecinde, adalet teşkilatının her kademesinde görev yapanların ortak emeği ve gayretiyle hayat bulur. Bu nedenle yargının etkinliğinden söz ediyorsak adalet personelinin çalışma şartlarını, özlük haklarını, kariyer imkânlarını ve mesleki itibarını da aynı ciddiyetle ele almak zorundayız. Yazı işleri müdürlerimiz, idari müdürlerimiz, icra müdürlerimiz, zabıt kâtiplerimiz, mübaşirlerimiz yargı teşkilatının hafızasıdır. Özellikle adalet hizmetlerinin azı dişi olarak nitelendirdiğimiz zabıt kâtiplerimiz duruşmanın seyrini kayıt altına alan, dosyanın düzenini sağlayan, UYAP işlemlerinden tebligata, müzakereden karar yazımına kadar geniş sorumluluk alanında görev yapmakta, çoğu zaman görünmeyen fakat adalet hizmetinin günlük işleyişinde vazgeçilmez bir emek ortaya koymaktadırlar. Dosya sayısı, duruşma yoğunluğu, mesai baskısı ve hataya yer bırakmayan işlem disiplini dikkate alındığında adalet çalışanlarının talepleri yalnızca bir personel meselesi olmaktan öte, yargı hizmetinin niteliğini doğrudan ilgilendiren kurumsal bir ihtiyaç olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede, 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi'nde yer alan adalet hizmetleri sınıfının oluşturulması ve uzman kâtiplik unvanın ihdası adalet personelinin kari yapısını güçlendirecek önemli bir adım olacaktır. Meslekte belirli bir kıdemi tecrübeyi ve yeterliliği kazanmış zabıt katiplerine kariyer basamağı açılması hem personelin motivasyonunu artıracak hem de yargı teşkilatının kurumsal hafızasını güçlendirecektir. Bunun yanında, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinin düzenli, öngörülebilir, objektif ve liyakatlı, esaslı biçimde işletilmesi, tayinlerde aile birliği, sağlık, çocukların eğitimi, hizmet puanı, mesleki kıdem gibi kriterlerin hakkaniyetle dikkate alınması, özellikle Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde lojman veya kira yardımı, kreş ve sosyal imkânların artırılması da önem taşımaktadır. Adalet personeli içerisinde yeşil pasaport hakkı olmayan kadroların da beklentilerin hakkaniyetli bir çerçevede değerlendirilmesi, mesleki motivasyon ve kamu hizmetine aidiyet bakımından yerinde olacaktır.
Cezaevi müdürlerimize ve infaz koruma memurlarımıza gelince, onların görevi ceza infaz kurumlarının duvarları ardında devlet düzenini, kamu güvenliğini ve insan onuruna uygun infaz rejimini ayakta tutmaktır. Bu arkadaşlarımız yedi gün yirmi dört saat esasına göre bayramda, tatilde, gece vardiyasında ve olağanüstü durumlarda görev yapmaktadırlar. Hükümlü ve tutuklularla bire bir temas hâlinde çalışan; zaman zaman, yaralama, tehdit, taciz, kavga, yangın, isyan ve benzeri ağır risklerle karşı karşıya kalan infaz koruma memurlarının çalışma şartlarını sıradan bir idari görev olarak değerlendiremeyiz. Bu nedenle, infaz koruma memurlarının yaptıkları işin niteliğine uygun bir statü içinde değerlendirilmesi, mali hakları, risk ve görev tazminatları, fazla mesai ücretleri, mevcut fiili hizmet süresi zammının kapsamı ve emekliliğe etkileri, atama ve yer değiştirme, risk ve görev tazminatları, fazla mesai ücretleri, mevcut fiili hizmet süresi zammının kapsamı ve emekliliğe etkileri, atama ve yer değiştirme sisteminin hakkaniyetli biçimde işletilmesi, yine lojman, kreş ve sosyal imkânların artırılması, psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ile görev sırasında ve görevden ayrıldıktan sonra da devam edebilen güvenlik kaygıları bütüncül bir şekilde ele alınmalı ve çözüme kavuşturulmalıdır. Sözleşmeli personelin kadro beklentisi, ceza infaz kurumlarının artan personel ihtiyacı, vardiya düzeninin aile hayatına etkisi ve bu görevin taşıdığı mesleki riskler dikkate alınmadan adalet hizmetlerinde kalıcı verimlilik sağlanamaz. Ceza infaz kurumlarında disiplinin, rehabilitasyonun ve güvenliğin sürdürülebilirliği bu personelin güçlü, huzurlu ve güvenli olmasına bağlıdır. Bu noktada, özellikle şunu ifade etmek isterim: Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek başta olmak üzere bakan yardımcılarımızın ve Bakanlığın kıymetli bürokratlarının yargı teşkilatının ihtiyaçlarını yakından takip eden, sahadan gelen makul ve haklı taleplere duyarlılıkla yaklaşan bir anlayışla çalıştıklarına inanıyoruz. Adalet hizmetlerinin daha güçlü, daha etkin ve daha verimli işlemesi için gösterilen gayreti takdir ediyor, bu taleplerin de aynı hassasiyetle ele alınacağına güveniyoruz. Bu nedenle inanıyoruz Bakanımız bu haklı beklentilerin karşılık bulması noktasında gerekli iradeyi ortaya koyacaktır. Bizler de Milliyetçi Hareket Partisi olarak adalet teşkilatımızın güçlenmesine, personelimizin emeğinin korunmasına ve bu alandaki eksikliklerin giderilmesine dönük her yapıcı adıma destek vermeye hazırız. Gelin, yargının yükünü omuzlayan bu fedakâr personellerimizin beklentilerini hep birlikte karşılayalım. Eksiklikleri el birliğiyle giderelim. Biz Sayın Bakanımıza, bakan yardımcılarımıza, Bakanlığın değerli bürokratlarına bu konuda güveniyoruz ve bizim de Meclis olarak hazır olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim anlayışımız açıktır: Devlet güçlü olacak, hukuk güven verecek, adalet gecikmeyecek, hak arayan vatandaş kapı kapı dolaşmayacak, adalet çalışanı da emeğinin karşılığını alacaktır. Hukukun üstünlüğünü, haklının korunmasını ve devletin ebedi varlığını esas alan bu anlayışla görüşmekte olduğumuz on ikinci yargı paketini desteklediğimizi ifade ediyor; teklifin ülkemize, milletimize ve yargı camiamıza ve adalet teşkilatımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle hâkiminden savcısına, zabıt katibinden infaz koruma memuruna, mübaşirinden icra katibine, teknik personelden destek personele kadar adalet hizmetinin bütün bileşenlerine, bütün emektarlarına şükranlarımı sunuyorum.
Genel Kurulu ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)