| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 111 |
| Tarih: | 16.07.2026 |
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'un ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın 15 Temmuz münasebetiyle yapmış oldukları konuşmaların birçoğuna iştirak ettik ve konuşmalarının da birçoğundan satır başlarını not aldım.
15 Temmuz kalkışmasının nasıl bir ihanet olduğu konusunda hemfikiriz. Bu kalkışmanın failleri de belli ancak failler bir terör örgütü hâline gelirken, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ederken; kamuda, orduda, Emniyette organize olurken bunu göremeyen, anlatıldığında anlamayan, anlasa da umursamayan siyasi irade tam karşımızda, kadrolarıyla birlikte, Mecliste oturmaktadır.
Terörsüz Türkiye Komisyonuna koşa koşa gelen yetkililer 15 Temmuz Araştırma Komisyonuna neden gelmemiştir mesela? Terörsüz Türkiye Komisyonundaki her parti grubunun raporu ve sonuç raporu açıklanmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtlarında iken 15 Temmuz raporu mesela nerededir? Hangi soruya cevap aramış, hangi soruya cevap bulabilmiştir?
Sayın Erdoğan diyor ki: "Bu aziz millet şehitlerini unutmadığı gibi, yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını unutmayacak ve affetmeyecektir." Elhak, çok da doğru ifade etmiştir. Peki, 1984'te Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla bu milleti hedef almış; Türk, Kürt demeden şehit etmiş, başta ağırlamalara doyamadığınız Amerika'nın ve Amerikan Başkanı'nın ve siyonist katil İsrail'in besleyip, eğitip, silahlandırdığı, desteklediği PKK terör örgütü ve yan kollarını kuran, yöneten, infaz emirleri veren ve hâlen talimatlarıyla örgütü yönlendiren İmralı'daki terör hükümlüsüne ve bu terör örgütüne olan müsamaha nedendir? PKK terör örgütünün başta lideri Öcalan olmak üzere, yöneticilerini neden unutmak ve hatta affetmek gibi bir tercihte bulunulmaktadır? FETÖ de PKK da birer terör örgütü değil midir? FETÖ de PKK da bu aziz milletin yurttaşlarını şehit etmemiş midir? Yani "Türk milletine bir gece ateş açanları affetmiyoruz ama kırk yıl ateş edenleri mi affediyoruz?" diyorsunuz. "Türk milletine Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki mermileri sıkanları değil de Amerikan, İsrail, Rus menşeli mermileri sıkanları mı affedeceğiz." diyorsunuz. Sayın Erdoğan "FETÖ'nün bürokraside, ticari faaliyetlerde, siyasette yeniden varolma gayretlerini yakından takip ediyoruz. Aynı şekilde yurt dışındaki militanlarının ülkemize iadesi için yoğun çaba harcıyoruz." dedi dünkü konuşmasında. Mukayese etmek adına hatırlatıyorum, özellikle not aldım bunların her birini: Sayın Kurtulmuş'un Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak övünerek savunduğu Terörsüz Türkiye Raporunun 39'uncu sayfasında yer alan "Toplumsal Bütünleşme" başlığı altında "Silah bırakan örgüt mensuplarının yani teröristlerin hayatlarını idame ettirebilmeleri ve toplumsal düzene adapte olabilmeleri için bölgeye yapılan yatırımlarının geliştirilmesi, genişletilmesi ve zenginleştirilmesi kararlılığı ortaya konulmaktadır." yazıyor. Terör hükümlüsü Öcalan'a özgürlük mitingleri hatta yürüyüşleri yapılıyor. Terör örgütü üyelerinin "Bize pişmanlık yasası getirmeyin, biz pişman değiliz ki." açıklamalarına ne yazık ki bizim dışımızda yani İYİ Parti dışında bu Parlamentoda tek bir tepki verilmiyor, devlet katında tek bir işlem yapılmıyor. Merak ettiğim husus şudur: FETÖ terör örgütüne karşı bu kararlı ve istikrarlı mücadeleye karşın kırk yıllık PKK terör örgütü üyelerine, yöneticilerine ve destekçilerine gösterilen bu ayrıcalığı nasıl anlamalıyız? Raporda PKK terör örgütü üyelerine toplumsal bütünleşmeyle hayatlarını idame ettirmeleri için, toplumsal düzene adapte olmaları için bölgeye yatırım yapıp geliştirme, genişletme ve zenginleşme taahhüt ediyorken bu Meclisteki biz hariç tüm parti grupları da bunun altına imza koydular. İki gündür de herkes çıkmış 15 Temmuzu lanetliyor. Sözlerim ve maksadım kimseyi kırmak, üzmek değildir. Sadece tüm samimiyetimle ayna tutmak istedim. Buna rağmen kırılan ve üzülen olduysa da eylemleriyle ve kararlarıyla ihanete zemin hazırlayanlar sözleriyle millete hizmet edemezler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Devletin, milletin ve cumhuriyetin tavizi olmaz. Şerefin, haysiyetin, kavganın tavizi olmaz. "Allah'ım ve milletim affetsin." diyenlerin nedametine elbet inanıyor ve saygı duyuyorum ancak Brecht'in şu sözü aklımda hep yer etmiştir: "Bilmeden yapılan hata yanlışlıktır, bilerek yapılan hata ise ihanettir." diyor.
Şimdi, sayın milletvekilleri, değerli Genel Kurul; bu 15 Temmuz Raporu'ndan biraz önce bahsetmiştim. 15 Temmuz Raporu'na ilişkin de kısaca bir kronoloji vermek istiyorum. 26 Temmuz 2016 Komisyonun kuruluş tarihi, 4/10/2016 göreve başlama tarihi yani Komisyon 15 Temmuz hain darbe girişimi oluyor, 15 Temmuz hain darbe girişiminden on bir gün sonra Komisyon kuruluyor ama Komisyon üç ay sonra göreve başlıyor. Süremi alabilirsem, kesilmesini istemiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - 7/10/2016'da ilk toplantısını yapıyor. Son toplantısını da 22/12/2016'da, iki ayda. Üç aylık çalışma süresi uzatılmadığından sona eriyor. Sona erdikten sonra taslak raporu sunulması -ki Meclis çalışmasında "taslak raporu sunulması" diye bir faaliyet yok, İç Tüzük'te de yok- altı ay sonra bir rapor sunuluyor. Bu rapora Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri "Bizim eklemelerimiz ve komisyondaki hadiseler bu raporda işli değil." diyerek itiraz ediyor. Şimdi, bununla ilgili Meclis Başkanlığının basın açıklaması. Meclis Başkanlığının basın açıklaması altı yıl sonra. "15 Temmuz Araştırma Komisyonu Raporu... Türkiye Büyük Millet Meclisinde böyle bir rapor yok." 15 Temmuz gibi bir hadise var. Her yıl bununla ilgili bunu lanetleyen organizasyonlar yapılıyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmış...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - ...millî irade ortadan kaldırılmaya çalışılmış, anayasal düzen ortadan kaldırılmaya çalışılmış, iktidar darbe yoluyla ortadan kaldırılmaya çalışılmış ve aynı iktidar devam ediyor, aynı iktidar görevde. On yıldır bu Gazi Meclisin içerisinde kurulmuş bir komisyonun oluşturduğu rapor kayıtlarda yok. Kayıtlarda olmadığı gibi buna hükümsüzlük atfediliyor. Bununla ilgili Cumhuriyet Halk Partisinin tam 4 tane önergesi var, 4 önergesi var; 2022, 23, 24, 26. Bu 4 önerge de burada reddediliyor. Şimdi, ben bununla ilgili bir araştırma önergesi hazırladım, bugün Meclis Başkanlığına sunacağım. Sayın Başkan, sizin nöbetiniz olduğu için de önemsiyorum. Bu 15 Temmuzu lanetleyenlerle, bu işin hamasetini yapanlar ile bu işi gerçekten araştırmaya çalışanlar, bu işin kavgasını verenler ve bir daha bu memleketin başına böyle bir şey gelmemesi için...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - ...öyle elini, ayağını, serçe parmağını değil, gövdesini bu taşın altına koymaya niyet etmiş herkesin samimiyet testidir bu önerge. Bu 15 Temmuzla ilgili bu işin siyasi ayağının araştırılması için vereceğimiz önergeye ben bugün burada grubu bulunan bütün partilerin, gerek arkada Danışma Kurulunda gerek sosyal hayatta yüz yüze baktığım bütün Grup Başkan Vekillerinin şahsında ve Sayın Başkan, sizin şahsınızda, bu önergeye koşulsuz şartsız destek bekliyorum. Bu önergeyi AK PARTİ ve iş birliği içerisinde olduğu diğer parti gruplarının reddetmesi durumunda da Türk milleti nezdinde asla bitmeyecek ve asla tükenmeyecek bir soru işaretinin muhatabı olacaklardır. Gelin, bu Parlamento olarak, 28'inci Dönem milletvekilleri olarak bu işi araştıralım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Bu iş neyse ortaya çıksın, hak ile batılı bilelim; bu iş nereye evrildi, kim ne yaptı, kim ne yapmadı, kim bilerek ne yapmadı; aptallık ile hainlik arasındaki farklılık sonuca etki ediyor mu etmiyor mu; bunların hepsini görmüş olalım. Dolayısıyla ben şimdiden hem Meclisi bilgilendiriyorum hem kamuoyunu bilgilendiriyorum. Bir önerge vereceğiz, 15 Temmuzun araştırma önergesi olarak Parlamentoda bir komisyon kurulabiliyor mu, bu komisyon işlevsel bir rapor çıkarabiliyor mu çıkaramıyor mu? Bunu da tüm milletimizin dikkat ve hassasiyetle takip etmesi... Ve bundan sonra, bir sonraki yani 2027 yılının 15 Temmuzunda o kürsülere çıkıp oturduğu yerden, mikrofonlar önünde, kimin ne kadar samimi olduğunu o gün göreceğiz.
Teşekkür ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.