| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 110 |
| Tarih: | 14.07.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; bugün önümüze getirilen araştırma önergesi Türkiye ile Irak arasında yaklaşık yarım asırlık geçmişi bulunan bir enerji antlaşmasından kaynaklanan hukuki uyuşmazlığı bağlamından kopararak AK PARTİ iktidarlarına yönelik siyasi bir itham dosyasına dönüştürme çabasından ibarettir.
Hepimizin bildiği meşhur bir kıssa vardır. Bir adam oturmuş, etrafına toplanan kişilere kurban meselesini anlatıyor. "'Çocuğu olmayan Hazreti Musa Allah'a dua ederek Ya Rabb'i, bana bir kız evlat bahşedersen onu sana kurban edeyim.' demiş. Hazreti Musa'nın duası kabul olmuş ve bir süre sonra bir kız evladı doğmuş, adını da Ayşe koymuş. Duanın karşılığı olarak çocuğun kurban edilme vakti gelince Hazreti Musa tam çocuğu kurban edecekken Azrail AS gökten bir keçiyle gelmiş. Hikâye devam ederken kalabalıkta bulunanlardan birisi dayanamamış ve şöyle demiş: 'Yahu arkadaş, ben bunun neresini düzelteyim? Musa değil, İbrahim; kız değil, erkek; Ayşe değil, İsmail; Azrail değil, Cebrail; keçi değil, koç.'" Sayın vekiller her şeyi birbirine karıştırmış, şimdi, ben neresini düzelteceğim? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Tabii, tabii, Paris Anlaşması'nda da zaten öyle yaptılar evet! Mahkeme 1,5 milyar dolar ceza verdi ya, mahkeme 1,5 milyar dolar ceza verdi.
CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Burada konu olan şey bir tahkim davası. O tahkim davasına konu olan petrol taşıma işini yapan şirket BOTAŞ. Irak-Türkiye Boru Hattı'nı BOTAŞ işletiyor, zaten, bu amaçla kurulmuş bir şirket.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Tabii, tabii! Niye ceza verdiler o zaman?
CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Irak'tan gelen petrolü Ceyhan'a kadar taşıyor, oradan da Irak tarafınca satılan petrolü yine Irak'ın belirlediği gemilere yüklüyor, bu yaptığı taşıma işi için de bir miktar tarife elde ediyor. BOTAŞ'ın ne petrol satışıyla ne burada bahsedilen özel şirketlerle bir alakası var, sadece bir taşımacılık işi yapıyor. Burada bahsedilen şirket ile tahkim davasının hiçbir alakası yok. Zaten "Gizli bilgilere eriştik." diye anlattıkları ama her yerde bulunan kamuya açık bu tahkim kararına bir baksalar bunu görecekler.
Diğer bir husus Türkiye'nin davayı kaybettiği konusu. Tahkim davasında 2 ülkenin de birbirine tazminat ödemesine karar verildi. Türkiye'nin alacakları 90'lı yıllara kadar gittiği için, bunlara faiz de uygulanacak ve tabii ki bizim alacağımız çok daha yüksek yerlere çıkacak. Bunun kararı da mahkemede tenfiz aşamasında verilecek. Kimin kime ne kadar borçlu olduğu o mahkeme sonucunda netleşecek. Bugün itibarıyla bu manada kesinleşmiş bir karar yok. Türkiye'nin iddialarını seslendirmek yerine Irak'ın bile talep etmediği şeyleri söylüyorsunuz. Ama buradaki konunun ne olduğunu biz çok iyi biliyoruz. Türkiye'nin Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Gabar'da petrol, Karadeniz'de doğal gaz üretmesinden, nükleer ve yenilenebilir enerjide güçlenmesinden rahatsız olanlar var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET RÜŞTÜ TİRYAKİ (Batman) - Hocam, sen yapma. Hocam, sen yapma hocam. Sen yapma hocam bunu ya. Hocam siz yapmayın...
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Türkiye'nin dünyanın dört bir yanında enerji projeleri gerçekleştirmesini ve küresel ölçekte güçlenmesini istemeyenler var. Hürmüz'ün kapandığı bir ortamda stratejik önemi zirveye çıkan bir Türkiye'den rahatsızlar. Kısacası biz enerjide tam bağımsız Türkiye için mücadele ederken siz muhalefet olarak devam eden hukuki süreçleri çarpıtarak siyasi malzeme üretmeye çalışıyorsunuz. Milletimiz bu siyaseti de kimin Türkiye'nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunduğunu da çok iyi bilmektedir.
Bu gerekçelerle Meclis araştırması önergesinin aleyhinde olduğumuzu ifade ediyor, Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)