GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:110
Tarih:14.07.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ALİ BOZAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, aslında bu önerge bize başka bir gerçeği gösteriyor: Bu önerge AKP iktidarının tam çeyrek asırdır bu ülkeyi nasıl yönetemediğini gösteriyor, daha doğrusu bu ülkeyi nasıl şirket mantığıyla yönettiğinin açık bir göstergesi zira bu yirmi dört yıllık süre içerisinde biz neler yaşadık? İşte, özel hastaneleri olan kişi Sağlık Bakanı yapıldı, otelleri olan kişi Turizm Bakanı yapıldı, yine, özel okulları olan kişi Millî Eğitim Bakanı yapıldı, yine, eş dost, akraba bakan yapıldı, genel müdür yapıldı. İşte, tam da bu nedenle bu önergeyle biz şunu görüyoruz: Bu ülke maalesef yıllardır şirket mantığıyla yönetiliyor ve şirket mantığıyla yönetimin nasıl olduğunu hepimiz biliyoruz arkadaşlar; şirket mantığıyla yönetimde vatandaşa maalesef vatandaş gözüyle bakılmıyor, vatandaşa müşteri gözüyle bakılıyor ve şirketler ne yapıyor? Şirketler sadece kârını düşünüyor, sadece cebini düşünüyor, kendi yanına gelen herkese müşteri gözüyle bakıyor. İşte, bu iktidarın bu ülkede yaşayan yurttaşlara müşteri gözüyle baktığının ve ülkeyi şirket mantığıyla yönettiğinin açık bir göstergesi arkadaşlar.

Şimdi, gelelim önergeye arkadaşlar. Şimdi, bu önergenin konusu aslında esasen ne? Bakanlar Kurulu 18 Temmuz 2011 tarihinde bir karar almış ve bu aldığı karar nedeniyle şu an geldiğimiz aşamada faizi ve masraflarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti devleti Irak Merkezî Hükûmetine yaklaşık olarak 3,5 milyar dolar tazminat ödemek zorunda kalacak. Peki, bu 3,5 milyar dolar kimin cebinden çıkacak? Elbette iktidarın cebinden çıkmayacak, bu ülkede yaşayan 86 milyon yurttaşın cebinden çıkacak. Peki, bu kararın alınmasında ve bu kararın uygulanmasında 86 milyon yurttaşın herhangi bir kusuru var mı, kabahati var mı? Elbette yok. Kabahat, kusur, sorumluluk kimde? İktidarda.

Yine başka bir konuya değinelim arkadaşlar. Elbette sorumluluk 18 Temmuz 2011 tarihindeki Bakanlar Kurulu kararında imzası olanlarda. Ben şimdi o kararda imzası olanların isimlerini hiç üşenmeden teker teker sayacağım, şundan kaynaklı: Bir gün bu ülkede iktidar değiştiğinde ve gerçekten bu ülkeye hukuk geldiğinde, adalet geldiğinde bugün 86 milyon yurttaşın cebinden çıkacak olan o milyar dolarlar bu sorumlulara rücu edilsin diye. Sorumlular kimler arkadaşlar? Dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan; Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ; dönemin Bakanları Sadullah Ergin, Fatma Şahin, Egemen Bağış, Nihat Ergün, Faruk Çelik, Erdoğan Bayraktar, Ahmet, Davutoğlu, Zafer Çağlayan, Taner Yıldız, Suat Kılıç, Mehmet Mehdi Eker, Hayati Yazıcı, İdris Naim Şahin, Cevdet Yılmaz, Ertuğrul Günay, Mehmet Şimşek, Ömer Dinçer, İsmet Yılmaz, Veysel Eroğlu, Recep Akdağ, Binali Yıldırım ve o dönem bu Bakanlar Kurulu kararını onaylayan dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül. İşte, çok net arkadaşlar, hiç uzatmaya gerek yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ BOZAN (Devamla) - Tamamlayacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN - Tamamlayın.

ALİ BOZAN (Devamla) - Hiç uzatmayacağız; bugün tahkim mahkemesinden çıkan kararın dayanağı 2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararıdır ve sorumlular da bu karara imza atan bakanlardır. Bugün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre dahi bir kamu görevlisi kamunun herhangi bir şekilde zararına sebebiyet verdiğinde ne oluyor? Yasaya göre devlet gidiyor, rücu ediyor. O zaman, biz de diyoruz ki: Hiç araştırmaya gerek yok arkadaşlar. Enerji Bakanı açıklama yaptı, dedi ki: "Ya, biz helalleşeceğiz, bizim de onlardan alacağımız var." Alacağımız var ama alacak bu memleketin alacağı, 86 milyon yurttaşın alacağı. Siz orada mahsuplaşma yaparken 86 milyon yurttaşın alacağından vazgeçeceksiniz ve netice itibarıyla bu ülkede yaşayan, 86 milyon yurttaşın cebinden çıkacak olan milyar dolarlar bir gün gelecek bu kararda imzası olan kişilerden rücu edilecek diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)