GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:110
Tarih:14.07.2026

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi hürmetle selamlıyorum.

Avrupa'nın tam ortasında yaşanan Srebrenitsa soykırımının 31'inci yıl dönümünü geçtiğimiz günlerde tekrar idrak ettik. Anma etkinliklerine bu sene ülkemizi temsilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız iştirak ettiler. Boşnak kardeşlerimiz orada katledilen evlatlarını anarken biz de burada onlar için dualarımızı eşlik ettirdik; o hüzün, o utanç dolu günleri bir kere daha hatırladık.

Otuz bir yıl önce yaşanan, savaş kadar acı olan bir başka husus Bosna Hersek halkının o günlerde yalnız bırakılmasıydı. Avrupa'nın göbeğindeki etnik temizlik girişimini Batılı ülkeler ve kurumlar sadece uzaktan seyretmekle yetindi. Sivilleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Birleşmiş Milletler Barış Gücü kendisini dahi koruyamazken "güvenli bölge" olarak ilan edilen şehirler bugün bile utançla hatırladığımız katliamlara sahne oldu; aralarında çocukların, kadınların, yaşlıların da olduğu 8.372 Boşnak katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Üzerinden tam otuz bir sene geçmesine rağmen Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya hâlen devam ediyor. Mavi kelebeklerin izinde ortaya çıkarılan her toplu mezarla, kimlik tespiti yapılan her şehit naaşıyla birlikte yüreğimize yeni bir ateş düşüyor. Otuz birinci seneyidevriyesinde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha bu yüce Meclis altında rahmetle yâd ediyor, mekânlarının cennet olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Türkiye olarak benzer acıların tekerrür etmemesi için üzerimize ne düşüyorsa yaptık, yapıyoruz. Farklı inanç, kültür ve etnik kimliklerin barış içinde, bir arada yaşadığı istikrarlı ve müreffeh bir Bosna Hersek için çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önceki gün vefat eden Katar Devleti baba emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani'ye Allah'tan rahmet niyaz ediyor, Katar Emiri Şeyh Temim'in şahsında dost ve kardeş Katar halkına en kalbî taziyelerimizi buradan sunuyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 9 Temmuz 2026 günü Avrupa Parlamentosunda Kıbrıs konusunda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik asılsız ve akıl dışı iddiaların yok hükmünde olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Kendisi soykırımcı olanların tarihin en şerefli milletine ve devletine herhangi bir leke sürme imkân ve ihtimalleri söz konusu değildir ve olamaz.

Değerli arkadaşlar, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde NATO 36'ncı Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tertiplenen zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanı bizzat iştirak etti. Liderlerin yanı sıra 100'e yakın bakan, 1.000 delege olmak üzere 4.800 üst düzey diplomatı, uluslararası kuruluş temsilci temsilcisini ve davetiyeyi Ankara'da misafir ettik. Müttefik ülkelere ilave olarak NATO'nun Asya Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İş Birliği Girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri devlet başkanı veya bakan düzeyinde zirveye katılım sağladı. Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski ile Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara da 8 Temmuzda Ankara'ya ikili ziyaret gerçekleştirdi. 2.500'ü aşkın yerli ve yabancı basın mensubu zirveyi takip etti. Bu vesileyle dünyanın gözü ve kulağı Ankara'da, Türkiye'de oldu. Bu vesileyle, gerçekten Türkiye'de bu zirvenin en üst noktaya taşınmasına vesile olan başta Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilgili bakanlıklarımıza, tertip heyetinden Emniyet güçlerimize, bu konuda emeği geçen herkese buradan yürekten teşekkürlerimi sunuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - NATO zirvesi göstermiştir ki Türkiye dünyanın kilit taşıdır ve Türkiyesiz asla ve kata denklem kurulamaz. Nasip olursa, inşallah, Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünde Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara'da coşkuyla kutlayacağımız yepyeni bir organizasyonun da hazırlıkları şimdiden başlayacak. 29-30 Ekimde 13'üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ni yine başkentimiz Ankara'mızda gerçekleştireceğiz. Akabinde 9-20 Kasım arasında COP31

İklim Zirvesi'ni de Antalya'da gerçekleştireceğiz.

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bu önemli zirvede gerçekten şairin ifadesiyle "Kökü mazide olan atiyim." mısralarında kendisini ifade eden şanlı tarihimizin bugüne yansımalarının, güzel, ete kemiğe bürünmüş bir fiziki, fikrî ve melodilerle süslenmiş mehter marşlarıyla, yeniçerileriyle, Mehmetçik'imizle, Selçuklu'muz, Osmanlı'mız ve cumhuriyetimizin bir bütün olarak bu zirvede teşekkül etmesi milletimizi derinden memnun etmiştir.ve bu zirve göstermiştir ki biz Selçukluyuz, biz Osmanlıyız, biz cumhuriyetiz dolayısıyla bu konuda bir bütünlük içerisinde, geçmişten geleceğe kendinden emin bir şekilde, emin adımlarla geleceğe doğru millet ve devletçe yürüyoruz.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - NATO Liderler Zirvesi, köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliye'mizde âdeta tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlının en seçkin askerî birliklerinden Yeniçeri Ocağı'nın da yer aldığı muhafız alayımız zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır. Cumhurbaşkanlığı Külliye'miz tıpkı Gazi Meclisimizin, devletimizin ve 86 milyonun temsil makamı olduğu gibi yürütmenin de temsil makamı olduğunu bir kez daha ispat etmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bu noktada inşallah nice zirvelere ev sahipliği yapacak olan hem Cumhurbaşkanlığı Külliye'mize hem de Ankara'daki bu zirve süresince emeği geçen bütün yetkililere ve bu noktada bu zirveye katkıda bulunan bütün Ankaralı hemşehrilerimize huzurunuzda teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Yarın 15 Temmuz. Gerçekten siyonizmin ve emperyalizmin etkisi altında kalan bir yapının devletimize, milletimize, vatanımıza, ezanımıza, bayrağımıza başkaldırdığı günün, gecenin 10'uncu yıl dönümü. 15 Temmuz gecesi cesur ve vakur bir tavırla hainlere karşı duran, gövdesini siper edip o hayâsız akını durduran, başını verip ama işgalcilere ve darbecilere baş eğmeyen tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yâd ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde "Haydi meydanlara." sözüyle bu darbe ve işgal girişimine karşı duran; yine o gece canlarını ortaya koyarak vatanına, devletine, dinine, ezanına, bayrağına sahip çıkan tüm gazilerimize yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Darbe girişiminin ilk anlarından itibaren sokakları, caddeleri, meydanları dolduran; havalimanlarına akın eden; geleceğine ve iradesine sahip çıkan; zilleti esaret, şehadeti en büyük nimet bilen tüm vatandaşlarımızı aynı şekilde buradan kemaliedeple selamlıyorum; kendilerine teşekkürlerimi arz ediyorum.

O gece eli yüreğinde Türkiye için dua eden, nerede olursa olsun tepkisini güçlü bir şekilde ortaya koyan yurt dışındaki 7 milyon vatandaşımıza; gönül coğrafyamızın dört bir tarafında bize destek olan, Türkiye ve milletimiz için kaygılanan dost ve kardeşlerimize de minnettarlığımızı iletiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Şu gerçeği herkes bilmeli ki o gün hepimiz bizzat, öncelikle tecrübe ettik; İstanbul'da okunan ezanlar, Bursa'da yükselen selalar Üsküp'te, Bakü'de, Kahire'de, Taşkent'te yankılandı. Pakistan'dan Endonezya'ya, Azerbaycan'dan Özbekistan'a, Bosna'dan Somali'ye binlerce kilometre ötede eller Türkiye için, bizler için, milletimiz için, milletimizin selameti, kurtuluşu için semaya kalktı; dualar bu millet için edildi; Kur'anlar, hatimler bu millet için okundu. Dost ve kardeşlerimiz dualarıyla direnişlerimize, gözyaşlarıyla büyük destansı zaferimize ortak oldular.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Ufku ve vicdanı dünyanın dört bir yanına uzanan bu mübarek toprakların ışığı yeryüzünün farklı köşelerini de aydınlattı. O gece millet olmanın şuuruna bir kez daha erdik, o gece ümmet olmanın ne manaya geldiğini bir kez daha İslam dünyasının dayanışmasıyla gördük, o gece cihanşümul kardeşliğimizin sırrına bir kez daha vâkıf olduk. Türkiye'nin Türkiye'den büyük olduğu gerçeğini 15 Temmuz gecesi bir kez daha hem de çok güçlü bir şekilde hep birlikte teyit ettik ve 15 Temmuz bir yönüyle de gerçekten bu milletin şanlı bir destanı olarak tarihe kazındı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Cumhurbaşkanımızın başkumandanlığında "Haydi meydanlara!" sözünün gereğini yerine getiren, Sayın Cumhurbaşkanımızın "Haydi meydanlara!" çağrısına kulak vererek milyonların akışıyla beraber millet devlet kaynaşmasıyla ve başkumandanın bu samimi çağrısının gereğini yerine getirerek siyonizmin ve emperyalizmin ülkemizi işgal girişimi bu aziz millet tarafından defedildi, tarihin çöp sepetine atıldı. Bu büyük şanlı direniş aynı zamanda insanlık tarihine bir büyük destan olarak geçti, yeryüzünde bunun bir örneği yoktur. Bu Türkiye'de bu aziz ve asil millet tarafından tarihe emanet edilmiş çok büyük bir destansı zaferdir. İşte bu destansı zaferin hürmetine, 15 Temmuzu Demokrasi ve Millî Birlik Günü olarak resmî tatil ilan ettik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - İnşallah, yarın 81 vilayette, 86 milyon insanımızla beraber, bütün darbelere geçit vermeksizin bu milletin geleceğine ket vurmasına izin vermeyeceğimizi hep beraber, milletçe bir kez daha bütün dünyaya haykıracağız ve Allah'ın izniyle, millet iradesi, egemenliğin kayıtsız şartsız kendisine ait olduğu gerçeği bu vesileyle bir kez daha bütün dünyaya ihraç edilmiş olacak.

Ben, bu konudaki dirayetli liderliği münasebetiyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, Mecliste bu darbeye karşı duran bütün milletvekillerimize, bütün sivil toplum kuruluşlarımıza ve tabii ki aziz ve asil milletimizin bütün fertlerine teşekkürlerimi sunuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.